Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2469

Karar No

2023/3651

Karar Tarihi

31 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, tasarlayarak, bombayla öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 Tarihli ve 2018/706 Esas, 2019/168 sayılı Kararı İle Sanık Hakkında

1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

2.Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, tasarlayarak, bombayla 5 kez öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine,

3.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1000 ... (20.000,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

B.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.01.2020 Tarihli 2020/1 Esas, 2020/50 sayılı Kararı ile Sanık Hakkında

1.Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, tasarlayarak, bombayla öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2.Silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 4.2 nci maddesinde "5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 174/2. maddesi" ibarelerinin çıkarılarak yerine "TCK'nın 174/2. ve 3713 sayılı Kanunun 5/2. Maddeleri" ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri

Müvekkilinin teslim olma iradesi taşıdığına, katılanların beyanlarına göre mahkemenin gerekçe oluşturmasının tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına, müvekkilin amacının örgütten kaçma iradesiyle birlikte teslim olma iradesi olduğuna, müvekkilin salt yanında silah bulundurarak örgütten kaçmış olmasının aleyhine değerlendirilecek bir husus olmadığına, müvekkilin olay esnasında hareketsiz olması ve üzeri aranırken herhangi bir tepki vermemesinin salt teslim olma iradesinin gösterdiğine, katılanların ifadeleri dışında dosyada teslim olma iradesinin olmadığına yönelik başkaca bir delil bulunmadığına, kamera kayıtları istenmiş olmasına rağmen söz konusu aracın kayıt yaptıkça eski kayıtları sildiği yönünde cevap yazısı geldiğine, kamera kayıtlarının olmamasının olayın açığa çıkartılmasını engellediğine, ilgili katılanların kendi kusurları nedeniyle kamera kayıtlarının düzenli olarak kayıt yaptıkça silineceğini bilmelerine rağmen söz konusu araçtan kayıt almadıklarına, bu kaydın alınmamasının müvekkil lehine olan şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasını gerektirdiğine, kamera kayıtlarının maddi gerçeği ortaya çıkartacak tek kanıt olduğuna, katılan beyanlarının tek başına hükme esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, sadece katılan beyanlarına dayanılarak mahkumiyet yönünde müvekkilin örgütten teslim olma iradesinin bulunmadığı gerekçesiyle cezalandırma yoluna gidilmesinin somut olay ile örtüşmediğine, müvekkilin olayın yaşandığı vakit hareketsiz kalması, güvenlik güçlerine zorluk çıkarmaması, sorulan sorulara cevap vermesi, silah ve el bombası ile teslim olma iradesi dışında gelmiş olması halinde eylemde bulunacak kadar yaklaşmasına rağmen herhangi bir eylemde bulunmaması ve buna ilişkin bir elverişli hareket göstermemesinin sadece ve sadece teslim olma iradesi ile geldiğini gösterdiğine, mahkemenin teslim olma iradesini değiştirecek somut bir gerekçeye dayanmaması nedeniyle müvekkil hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken haksız ve hukuka aykırı bir şekilde mahkumiyetine karar verildiğine, teslim olan sanığın, kolluk güçlerine teslim ettiği silahı ve el bombalarını kolluk güçlerine teslim etmesinin aleyhine yorumlanmasının suçun özüne ve etkin pişmanlığın doğasına aykırılık teşkil ettiğine, mahkemenin yorumu kabul edilecek olursa teslim olan her silahlı örgüt üyesinin mutlaka silah eğitimi aldığı ve bu silahı taşıdığı düşünüldüğünde hiçbir dosyada etkin pişmanlık şartlarının oluşmayacağının kabulü anlamına geleceğine, müvekkilin bu suçlardan beraat etmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğuna, nitekim 3419 sayılı Yasa kapsamında silahını teslim etmeyen örgüt mensubu etkin pişmanlıktan yararlandırılmazken, müvekkilin silahını teslim etmesinin aleyhine yorumlanmasının kabul edilemez nitelikte olduğuna, müvekkilin her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delile dayanmadan hakkında mahkumiyetine kararı verildiğine, ilgili kurumdan istenilen kamera kayıtlarının silindiği yönündeki cevabının katılanların olay ile ilgili beyanlarının gerçeği yansıtmaması ile değerlendirildiğinde kesin ve şüpheden uzak bir delil bulunmadan hüküm kurulduğuna, müvekkilin cezalandırılması yoluna gidildiğine ve sair hususlara,

2013 yılında katıldığı bir şenlikte terör örgütü mensuplarının yaptığı propagandanın etkisinde kalarak dağa çıktığına, 2017 yılında kendi benliğinin farkına varır varmaz kaçıp teslim olmaya karar verdiğine, her şeyi detaylarıyla anlattığına, teslim olmaya geldiği sırada ilk defa güvenlik güçlerini gördüğü ve karşı karşıya geldiği için yaşadığı tedirginlik, korku ve heyecanın etkisiyle ne yapacağını bilemeyip teslim olmayı bile beceremediğine, teslim olduğu güvenlik güçlerinin hakkında asılsız beyanlar verdiğine, orada bulunan aracın üstündeki kamera kaydının silinse bile geri getirilebileceğine, eğer o görüntüler izlenirse elini cebine götürmediğinin anlaşılabileceğine, yanında getirdiği tabanca ve bombayı da hiçbir şekilde güvenlik güçlerine karşı kullanmak amaçlı değil yol çok uzun olduğu için kendisini koruma amaçlı getirdiğine, üzerinde çıkan silahı kullanmadığına, arızalı olduğunu bildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine ve sair hususlara,

B. BAM Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri

Sanığın güvenlik güçlerinin yanına geldiğinde üzerinde el bombası ve tabanca olduğunu söylemediği, güvenlik güçleri ile konuştuğu süre zarfında ellerinin cebinde olduğu, üzerinden ele geçirilen Glock marka silah hakkında düzenlenen Uzmanlık Raporunda silahın sağlam ve işler durumda olduğunun belirtilmiş olduğu, sanığın kıyafetleri aldığını iddia ettiği bahçe sahibinin alınan ifadesi, güvenlik güçlerince yakalandığı esnada sağ el parmağının bomba pimine takılı vaziyette olduğu ve silah ile bombanın güvenlik güçlerince ele geçirildiği hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın cebinde tuttuğu el bombasının pimine parmağının takılı olduğu ve güvenlik güçlerince yere yatırılarak engellenmesi halinde, öldürmeye teşebbüs suçunun icrai hareketlerine başlamış olacağının kabul edilmesi gerektiği, sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin kül halinde TCK 302 nci maddesinde tanımlanan "Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik" suç içerikli fiiller olduğu ve üzerine atılı "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Bombalama Suretiyle Bir Kişiyi Öldürmeye Teşebbüs" suçlarını işlediğinin sübuta erdiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

"Bu bilgiler ışığında, yargılama konusu maddi olaya dönüldüğünde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7985 soruşturma numaralı ve 25.01.2018 tarihli iddianameye ilişkin olarak, olay tarihinde kırsal alandan hangi amaçla geldiği tespit edilemeyen PKK silahlı terör örgütü mensubu olan sanığın şehir merkezine doğru gelmeye çalıştığı, o esnada maden yolu üzerinde yaya ve araç güvenliğini sağlayan İkizce Jandarma Karakol Komutanlığında görevli olan askeri personeller ..., ..., ..., ... ve ...'nın sanığın kırsal alandan gelişini farkettikleri, sanığın hal ve tavırlarından şüphelenilmesi üzerine durdurulduğu, sanığa nereden geldiği sorulduğunda gerçeğe aykırı bir şekilde arkadaşlarıyla pikniğe gittiğini, ancak kavga etmesi nedeniyle onlardan ayrıldığına dair beyanda bulunduğu, güvenlik güçleriyle konuşması esnasında sanığın tedirgin tavırlar sergilediği ve titrediğinin gözlemlendiği, bu esnada sanığın ellerinin cebinde olduğu ve bir şişkinliğin bulunduğunun farkedilerek şüphelenilmesi üzerine güvenlik güçlerinden ... tarafından sanığın cebi dış taraftan yoklandığı, sanığa cebinde ne olduğunun sorulması üzerine sanığın el bombası bulunduğunun ifade edildiği, bunun üzerine katılan ... tarafından el bombasıyla birlikte sanığın elinin cebinden çıkartıldığı, el bombasının avuç içerisinde tamamen kavranmış bir şekilde ve orta parmağın pime takılı vaziyette olduğunun görüldüğü, daha sonra sanığın örgüt mensubu olduğunu açıkladığı, yapılan üst aramasında ayrıca Glock marka tabancanın ele geçirildiği anlaşılmaktadır. Sanık tarafından aşamalarda her ne kadar terör örgütünden kaçarak teslim olma amacıyla geldiği dile getirilmiş ise de, güvenlik güçlerince yapılan ön mülakatta gerçeğe aykırı bir şekilde beyanda bulunduğu, örgüt mensubu olduğunu ve örgütten kaçtığını ifade etmediği, el bombası ve tabancanın bulunmasından sonra örgüt mensubu olduğunu anlattığı, bu nedenle sanığın ifade ettiği gibi örgütten kaçarak teslim olma kastıyla hareket etmediği değerlendirilmiştir. Ancak soruşturma ve yargılama aşamasında sanığın kırsaldan şehir merkezine hangi amaçla geldiği, örgüt tarafından yerine getirilmek üzere talimat alıp almadığı, talimat verilmiş ise bu talimatın ne olduğu açıklığa kavuşturulamamıştır. Sanıkla güvenlik güçleri arasında geçen konuşmanın tespiti açısından zırhlı araçta bulunan kamera kaydının ilgili birimden istenildiği, ancak yeni kayıtlar nedeniyle kameranın eski kayıtları silme özelliğinin bulunması nedeniyle söz konusu kayıtlara ulaşılamamıştır. Katılanların aşamalarda uyumlu ve birbirini destekleyen anlatımları göz önünde tutularak kamera kaydının bulunmaması suçun sübutunu etkiler mahiyette değerlendirilmemiştir. Sanık ile katılanlar arasında iftira atmayı gerektirir bir husumetin bulunmaması nedeniyle katılanların anlatımlarının gerçeğe uygun olduğu, bu anlamda hükme esas alınabileceği kabul edilmiştir.

Mahkememizce yukarıda anlatımı yapılan olayda sanığın katılanlara yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığı, bu anlamda öldürmeye teşebbüs şeklinde icrai hareketlerinin olmadığı, salt üzerinde el bombası ve tabanca bulunmasından hareketle öldürmeye teşebbüs suçunun oluştuğunun söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır. Buradan hareketle öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü Bozma suçlarının unsurlarının oluştuğu söylenemez. Ancak sanığın da ikrar ettiği gibi silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübuta erdiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Diğer taraftan sanıktan ele geçirilen el bombası ve tabanca üzerinde yapılan araştırmalara göre tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarının sübuta erdiği görülmektedir.

Sanığın yakalanmasından sonra örgüt mensupları hakkında vermiş olduğu bilgiler nedeniyle TCK'nın 221/4 son maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Sanığın teslim olma iradesiyle gelmemesi ve olası bir eylem yapma amacıyla üzerinde el bombası ve tabanca bulundurması göz önünde tutularak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayinine gidilmiştir.

Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı sanığın öldürmeye teşebbüs suçundan CMK'nun 223/2 a maddesi gereğince 5 kez beraatine; her ne kadar sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında kaldığından bu suç nedeniyle TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 221/4 son, 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına; tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan TCK'nın 174/1, 174/2, 62, 52, 53, 58/9 uncu maddeleri gereğince cezalandırılmasına; 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1 inci, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 52 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

Tespitlerine yer verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A.Sanık Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle, Tasarlayarak, Bombayla Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Uygulamada istikrar kazanmış içtihatlar ve Dairemizin kabulü doğrultusunda, insanların yaşadıkları yerlere ağır sonuçlar doğurabilecek miktarda patlayıcı madde yerleştirilmesi ya da patlatılması halinde; ölüm, yaralanma, mala zarar verme gibi zarar suçlarının oluşabileceği gibi en azından bu suçların gerçekleşme tehlikesi doğacaktır. Bu tür eylemlerin amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli fiillerden olduğuna kuşku yoktur. Somut olayda ise söz konusu yakalama tutanağında imzası bulunan jandarma personelinin müşteki sıfatıyla kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın elinin cebinde olduğunu, cebini yokladıklarında ellerine sert bir cisim geldiğini, sanığın elini cebinden çıkarınca avucunun içinde bomba olduğunu gördüklerini ifade ettikleri, sanığın icrai hareket olan el bombasını patlatma girişiminde bulunmadığı, elinin cebinin içinde olduğu, jandarma personeli kendisini durdurup ... sorgusu yaparken bile elini cebinden çıkarmadığı, jandarma personelinin sanığın cebini kontrol etmesiyle bombanın farkına vardığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, patlayıcı madde bulundurma ve bir yerden başka yere nakletme eylemi gerçekleşmişse de amaç suç açısından somut tehlike oluşturan hazırlık hareketi niteliğinde olan fiilin icrai harekete dönüşmediği, bu nedenle söz konusu eylemin kasten öldürmeye teşebbüs ve amaç suç olan TCK'nın 302 nci maddesinde tanımlanan devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçları açısından elverişli eylem olarak kabulüne olanak bulunmadığından atılı suçtan mahkemece CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,

14.11.2017 tarihli yakalama tutanağına göre, sanığın kömür ocakları bölgesinde yapılan hafriyat çalışması sırasında alınan güvenlik tedbirleri kapsamında bir jandarma devriyesinin konuşlandığı bölgeye doğru geldiği sırada durdurulduğu, kimliği ve ne yaptığı sorulduğunda arkadaşları ile pikniğe geldiğini, onlar ile tartıştıktan sonra ayrıldığını beyan ettiği, şahsın ... sorgusu yapılırken ses tonu ve vücudunda titremeler olduğu ve elini beline doğru götürdüğü görülünce müdahale edilip üzerinin arandığı, ceketinin cebinde bir adet el bombasının avucunun içinde ve sağ el parmaklarından birisinin de el bombası pimi halkasına takılı olarak çıkarıldığı, sol belinde ise pantolonuna takılı vaziyette bir adet tabanca ve tabancaya takılı şarjör ele geçirildiği tespitlerine yer verildiği, söz konusu yakalama tutanağında imzası bulunan jandarma personelinin müşteki sıfatıyla kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında şahsın elinin cebinde olduğunu, tedirgin bir halde olduğunu, nereden geldiğini sorduklarında piknikten geldiğini, arkadaşlarıyla kavga ettiğini söylediğini, cebini kontrol ettiklerinde avucunun içinde el bombası olduğunu, parmağının pime takılı olduğunu beyan ettikleri görülmekle sanığın gönüllü olarak teslim olduğundan söz edilemeyeceği, jandarmayı gördüğünde yalan beyanda bulunduğu, piknikten geldiğini söylediği, cebindeki el bombasından ve belindeki silahtan bahsetmediği, gergin olduğu, elinin ceket cebinin içinde bulunduğu, elinin içinde de el bombası ve parmağının pime takılı vaziyette olduğu görülmekle sanığın teslim olmaktan ziyade eylem yapmak amacıyla geldiği ancak içinde bulunduğu ruh hali itibariyle eylemini yapamadan yakalandığı dairemizce değerlendirilmiştir.

Sanığın yakalandıktan sonra 27.11.2017 tarihinde kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda verdiği ifadesinde etkin pişmanlık kapsamında örgüte katılım yaptığı ve örgütte geçirdiği süreci ayrıntılarıyla anlattığı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında da bu ifadelerini tekrarladığı görülmekle, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu sabit olduğundan kurulan mahkumiyet hükmü ile buna bağlı hak yoksunlukları ve tekerrür kararlarında hukuka aykırılık görülmemiş, ancak;

1 Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2 TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).

TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir şekilde azami hadden indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

C.Sanık Hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

14.11.2017 tarihli yakalama tutanağına göre, sanığın ceketinin cebinde avucunun içinde bulunan üzerinde K413 COMB 13E 625 070 yazılı el bombası yakalandığı, söz konusu el bombası hakkında tanzim edilen 15.11.2017 tarihli fiziki inceleme raporuna göre, söz konusu K 413 el bombasının gövdesinin haki renkte, tapasının, emniyet piminin emniyet maşa/mandalının, çekme halkasının üzerinde olduğu, gövdesinde pas ya da korozyona rastlanmadığı, gövdesinde haki renk üzerine sarı yazılarla "K 413 COMP B" ibaresinin yazılı olduğu, bu el bombasının Güney Kore menşeili, Hanwha Corporation Defense firması tarafından üretilen parça tesirli el bombası olduğu, askeri maksatlarla üretilen fabrikasyon el bombası olduğu, piminin çekilip atılması neticesinde 3 5 saniye içerisinde infilak ederek, yaklaşık 20 30 metre çevresine basınç ve parça tesiri yaratacak olması nedeniyle; canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı, tahrip edici özelliğe sahip olduğu tespitlerine yer verildiği görülmekle, sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile buna bağlı hak yoksunlukları ve tekerrür kararlarında hukuka aykırılık görülmemiş, ancak;

Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; her iki sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A.Sanık Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle, Tasarlayarak, Bombayla Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/50 sayılı Kararında sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2020/1 Esas, 2020/50 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Sanık hakkında verilen hükme nazaran tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 109/3 a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararderhalveyakişiyisüreçv.üyebombaylabulundurulmasıistemlerinintasarlayaraköldürmeyeörgütünehükmünyerineolmatemyiznedeniyletevdiineolaraktehlikelimaddeleringörevisilahlıhukukîizinsizdeğiştirmesiolgularonanmasınasebeplerigerekçesalıverilmesiesastangetirdiğiterörredditeşebbüstahliyesinekamuelbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim