Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/38913

Karar No

2023/352

Karar Tarihi

7 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/695 E., 2021/1244 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne yardım etme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/255 Esas, 2018/268 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/2483 Esas 2019/929 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince de re'sen bir müdafii görevlendirmediği, CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii

görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, sanık istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nın 289/1 a,e ile 280/1 d maddeleri uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/232 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/695 Esas, 2021/1244 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, mali durumu bozulmaya başlayan Bank ...'ya destek olunması için örgüt liderinin örgütsel talimat dönemi olan tarihten itibaren sanığın Bank ...’da yeni hesap açmış, yüklü para yatırmış olması ve hesap hareketlerinin bulunması nedeniyle örgüte yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığa İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, bozma öncesi kararın gerekçe kısmında belirtildiği üzere sanık hakkında örgüte yardım etme suçundan düzenlenen iddianame neticesinde yapılan yargılamada, sanığın terör örgütü lideri ...'in 15.01.2014 tarihinden sonra kamu oyu ile paylaşılmaya başlanan "Bank ...'ya para yatırın" çağrısından sonra söz konusu bankaya bu çağrı ile irtibatlı kabul edilebilecek sıra dışı herhangi bir para ve altın gibi menkul kıymet yatırma işlem veya işlemlerinin bulunduğuna ve özellikle Bank ... isimli bankaya BDDK'nın 04.02.2015 tarihinde el koyması, bu tarihten sonra bankanın mali durumunun güçlendirilmesi için bankaya para yatırılması, 30.05.2015 tarihinde ise BDDK tarafından banka idaresine kayyum atanması ile 30.05.2015 tarihinden sonra "kayyum bankayı batırdı" algısı oluşturmak için hesabındaki paraları çektiğine dair herhangi bir eyleminin saptanamaması ile Yargıtay'ın 16. C.D. 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararı da gözetildiğinde, örgütün kriptolu gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullanmayan sanığın öğretmen olarak sözleşmeli olarak (Kadrolu olarak yani örgüt içi atama sistemine bağlı olarak çalıştığına dair bilgi ve tespit bulunmamaktadır.) örgüte müzahir ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'de çalışması ve örgüte müzahir Bank ... isimli bankada hesabının bulunması şeklindeki eylemlerinin sanığın çalıştığı ... Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile sözleşme yapmak suretiyle kendi özgür iradesine dayalı olarak, çalıştığının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği, sanığın konum ve kişisel özellikleri itibariyle örgüt ile hiyerarşik ilişki içerisine girip örgütün yapılanmasıyla iradi bir şekilde organik bir bağ kurduğu anlamına gelmeyeceği, diğer taraftan sanığın Bank ... hesabını çalıştığı kurumun maaş ödemesi için zorunlu tutması sebebiyle açtırması, sosyal ve ekonomik durumu ile dönem itibariyle paranın gerçek satın alma gücü ve sanığın savunmasında yaptığı açıklamalar değerlendirildiğinde hesabında bulunan paranın terör örgütünü finanse etmek ya da örgüte yardım etmek amacından uzak olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı ile hesabına para yatırdığına ve hesabından para çektiğine dair tespit bulunmadığı, sanığın MASAK

raporuna göre parasal işlemler yaptığı belirlenen şahıslardan ...'nın eşi olması, ismi geçen diğer şahısların da ayrı kurumda çalışan şahıslar olması ve sanığın internet bankacılığını eşinin de kullandığını bu işlemleri kendisinin hatırlamadığını savunması, sanığın örgüte destek ya da yardım amacıyla ismi geçen şahıslara para gönderdiğine dair her hangi bir kanıt elde edilemediği de gözetildiğinde bu hali ile sanığın eyleminin TCK'nın 220/7 maddesinde yazılı terör örgütüne yardım suçunu da oluşturmayacağı mahkeme heyetimizce anlaşılmakla, sanık hakkında müdafii olmaksızın verilen beraat kararının bozma sonrası incelenen dosya kapsamına göre önceki kararda olduğu gibi beraat kararı verilerek hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.

Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9 242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın örgütle iltisaklı sanığın terör örgütü lideri ...'in 15.01.2014 tarihinden sonra kamu oyu ile paylaşılmaya başlanan "Bank Asyaya para yatırın" çağrısından sonra söz konusu bankaya bu çağrı ile irtibatlı kabul edilebilecek sıra dışı herhangi bir para ve altın gibi menkul kıymet yatırma işlem veya işlemlerinin bulunduğuna ve özellikle Bank ... isimli bankaya BDDK'nın 04.02.2015 tarihinde el koyması, bu tarihten sonra bankanın mali durumunun güçlendirilmesi için bankaya para yatırılması, 30.05.2015 tarihinde ise BDDK tarafından banka idaresine kayyum atanması ile 30.05.2015 tarihinden sonra "kayyum

bankayı batırdı" algısı oluşturmak için hesabındaki paraları çektiğine dair herhangi bir eyleminin saptanamaması ile Yargıtay'ın 16. C.D. 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararı da gözetildiğinde, örgütün kriptolu gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullanmayan sanığın öğretmen olarak sözleşmeli olarak (Kadrolu olarak yani örgüt içi atama sistemine bağlı olarak çalıştığına dair bilgi ve tespit bulunmamaktadır.) örgüte müzahir ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'de çalışması ve örgüte müzahir Bank ... isimli bankada hesabının bulunması şeklindeki eylemlerinin sanığın çalıştığı ... Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile sözleşme yapmak suretiyle kendi özgür iradesine dayalı olarak, çalıştığının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği, sanığın konum ve kişisel özellikleri itibariyle örgüt ile hiyerarşik ilişki içerisine girip örgütün yapılanmasıyla iradi bir şekilde organik bir bağ kurduğu anlamına gelmeyeceği, diğer taraftan sanığın Bank ... hesabını çalıştığı kurumun maaş ödemesi için zorunlu tutması sebebiyle açtırması, sosyal ve ekonomik durumu ile dönem itibariyle paranın gerçek satın alma gücü ve sanığın savunmasında yaptığı açıklamalar değerlendirildiğinde hesabında bulunan paranın terör örgütünü finanse etmek ya da örgüte yardım etmek amacından uzak olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı ile hesabına para yatırdığına ve hesabından para çektiğine dair tespit bulunmadığı, sanığın MASAK raporuna göre parasal işlemler yaptığı belirlenen şahıslardan Tevfik Arı'nın eşi olması, ismi geçen diğer şahısların da ayrı kurumda çalışan şahıslar olması ve sanığın internet bankacılığını eşinin de kullandığını bu işlemleri kendisinin hatırlamadığını savunması, sanığın örgüte destek ya da yardım amacıyla ismi geçen şahıslara para gönderdiğine dair her hangi bir kanıt elde edilemediği de gözetildiğinde bu hali ile sanığın eyleminin TCK'nın 220/7 maddesinde yazılı terör örgütüne yardım suçunu da oluşturmayacağı incelenen dosya kapsamına göre beraate ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

  1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmek gerekmektedir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/695 Esas, 2021/1244 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün CMK'nın 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararterörtemyizhukukîincelenentevdiinesüreçkararınolgularv.onanmasınagerekçesebepleriyardımetmemasak

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim