Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10397
2023/349
7 Şubat 2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/46 E. 2018/26 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/375 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62'nci maddesinin birinci fıkrası, 53'üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58'inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, terör örgütü faaliyeti olduğuna dair somut delil bulunmadığına, kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, suçların geriye yürütülemeyeceğine, ByLock'un kriptolu olması nedeniyle terör örgütünün haberleşme aracı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, ByLock içeriklerinin tespit edilmemiş olup eksik inceleme yapıldığına, ByLock verilerinin hukuki delil olmadığına ve beraatine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık M.A'nın silahlı terör örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce düzenlenen 17.07.2017 tarihli adli kolluk tutanağında sanığın 0553(...)(..)(..) numaralı GSM hattı ve ... İMEI numaralı cihaz ile ilk tespit tarihi 04.12.2014 olmak üzere örgütün gizli haberleşme programı özelleştirilmiş ve özgülenmiş olan ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilmiş, sanığın kullanmakta olduğu 0553(...)(..)(..) numaralı GSM hattı ile ... numaralı IP adresine 04.12.2014 ile 21.12.2014 tarihleri arasında 65 kez bağlandığı, ... numaralı IP adresine 29.12.2014 ile 31.12.2015 tarihleri arasında iki farklı imei numaralı cihazlar ile 79 kez bağlandığı kesin olarak tespit edilmiş, sanık hakkında fotoğraflı teşhiste bulunan B.B.'nın teşhisinde sanığın öğrenci evi ablası olan ayrıca bazı köylerin ve Pasinlerde bulunan mahallelerin sohbet ablası olan ... olarak bahsettiği şahsın eşi olduğunu ve ilçe abiliği yapan şahıs olduğunu beyan etmiş, tanık R.E.'un soruşturma aşamasında alınan ve mahkememizce itibar edilen beyanında ... Derneğinin kuruluşunun 2012 2013 yılları arasında olduğunu, bu derneğin okullarda bulunan zekalı çocukları toplayarak bunlara eğitim adı altında FETÖ/PDY terör örgütüne eleman tahsis etmeye çalıştıklarını, belirledikleri öğrencileri hafta sonu toplayıp FETÖ/PDY terör örgütü liderinin yaptıklarını ve hizmetlerini anlatıp kitaplarını okuttuklarını, bu derneğin hayali olarak tam tarihini hatırlamadığı zamanda 40 50.000 TL civarında tur faturası düzenlediğini bildiğini, Sodes ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü finansman konusunda araştırdığı zaman haklılığının ortaya çıkacağını, bu derneğin 17 25 aralık operasyonlarından sonra belirli aralıklarla gizlice bir yerde sohbet adı altında toplandıklarını duyduğunu, bu derneğin FETÖ/PDY terör örgütüne yardım amaçlı olarak tam tarihini hatırlamadığı zamanda 2 yıl kurban derisi topladığını, toplayan şahısların dernekte çalışan elemanlar olduğunu beyan etmiş, tanık E.B. soruşturma aşamasında hakkında aynı suçtan açılan soruşturmada mühkememizce itibar edilen ifadesinde ...'da ... eğitim merkezine bağlı lojmanda kaldığını, birgün çarşamba olduğunu unutarak lojmana gittiğini, sohbete katılmak zorunda kaldığını, sadece dinlediğini, ...'ın ...'e garazı olduğunu söylediklerini, bunu söyleyen şahsın adının M. Olduğunu, bu şahsın ...'ın FETÖ örgütü temsilcisi olduğunu, bu şahsın tütev kurumunda çalıştığını, yine bu şahısların elinde bir program olduğunu, bu programa gelen mesajları kendilerine okuduklarını, bu mesajların yurt dışından geldiğini söylediklerini, kendisine Nisan ayında hükümet karşıtı tweet atmasını istediklerini, ömründe hep CHP'ye oy verdiğini, kendilerine AKP'ye karşı hangi parti ... ise ona oy verin dediklerini, İzmir'de CHP'ye oy vermelerini Hakkari ve Şırnak'ta HDP'ye Adana'da MHP'ye oy vermelerini istediklerini, bunu Karayazı'da bulunduğu sırada ilk defa gördüğü birinin söylediğini beyan etmiş, sanık savunmasında samimi olarak örgüte müzahir TÜTEV isimli kurumda çalıştığını kabul etmiş, sanığın üzerinden örgütsel anlamı olan 1 ABD doları ele geçirilmiş, sanığın örgüte müzahir ... Derneğinin kurucusu olduğu ve olağanüstü genel kurul da divan başkanlığı yaptığı, KHK ile kapatılana kadar üyeliğini devam ettirdiği dosya içerisindeki evraklardan anlaşılmış, sanığın örgütün maddi anlamda destekçisi olan ve bu nedenle devlete devredilen Bank ... nezdinde 12 adet hesabının bulunduğu, bunlardan 8 tanesinin 17/25 Aralık 2013 tarihlerinden sonra örgüt liderinin talimatına uyarak açılmış olduğu, kredi kartı hesabının aktif olarak 12.02.2016 tarihine kadar kullanıldığı görülmüş, tüm bu deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği, anlık olmadığı, zamana yayıldığı, bu suretle üzerine atılı suçun sübuta erdiği iddianamede belirtilen nitelendirmenin oluşa uygun düştüğü anlaşılmış, sanığın çeşitlilik gösteren eylemleri ile başta ByLock gizli haberleşme programı olmak üzere örgütün eğitim kolunda aktif olarak hizmet vermek ve sohbet toplantılarına katılmak suretiyle, dernek ve vakıf faaliyetleri ile bizzat ilgilenerek örgütün hiyerarşisine dahil olduğu ve örgütle organik bağını kurduğu konusunda vicdani kanaat oluşmuş, sanığın herhangi bir delil ile doğrulanmayan soyut inkara dayalı savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve samimi olmadığı sadece ceza yaptırımından korunmaya ve kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibara şayan kabul edilmeyerek mahkumiyeti yönünde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik bulunmadığı ancak sanıktan ele geçirilen ve Erzurum Adli Emanetinin 2016/2010 sırasında kayıtlı 1 dolar hakkında CMK'nın 256. Maddesi hükümlerine göre işlem yapılması mümkün görüldüğü, suç tarihi sanığın yakalandığı 24.07.2016 olduğu halde gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden sonuca etkili bulunmayarak ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve yasal yöntemlerle elde edildiği kabul edilmiştir.
Dosya arasına temyiz aşamasında gelen bylock tespit ve değerlendirme tutanağında sanık adına kayıtlı 0553(...)(..)(..) hat üzerinden ByLock kullanan sanığın kullanıcı ıd: ..., kullanıcı adı:..., şifresi:... olduğu, kullanıcın adının kendi isminin kısaltması, şifresinin de eşinin ilk üç harfi olduğu görülerek sanığın kimlik bilgileri ile uyumlu olduğu tespit edierek sonuca etki etmediği görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını kullanan, Bank ... isimli bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatıran tanık beyanlarından ilçe sorumlusu olduğu anlaşılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesinin ve kabulünün yerinde olduğu, dosya kapsamındaki diğer delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanıkla ilgili Bylock tespit ve değerlendirme raporu beklenilmeden karar verilmesinin sonuca etkili görülmediği, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi'nin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "TCK'nun 58/9 maddesi yollaması ile aynı yasanın 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55