Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8804

Karar No

2023/3473

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

Mahkemesi: Ceza Dairesi

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma

Hüküm : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

Tebliğname Görüşü :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/493 Esas, 2018/180 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası ve altıncı fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

  2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1370 Esas ve 2018/1665 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

3.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

4.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,

5.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

6.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,

7.ByLock kullanmadığına,

  1. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programı ByLock programını adına kayıtlı gsm hattında örgüt yöneticilerinin talimatı ile kullandığı, ilgili iletişim programının açıklanan somut delillerle ispatlandığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacı ile oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından talimat ile kullanılan bir ağ olduğu, belirtilen tarih ve sonrasında örgüt içi gizli haberleşme programı niteliğindeki ByLock programını belli bir zaman dilimine yaymak sureti ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı bilgi sahibi ve müşteki beyanları ile örgüt adına sohbet toplantıları icra ettiği ve örgüt adına himmet adı altında örgüte para topladığı şeklindeki faaliyetleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak sureti ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, bu şekli ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkemece sabit görülmekle, 713 sayılı TMK'nın madde 7/1 yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın madde 314/2 nci gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden görülmeyerek bilgi sahibi ve müşteki beyanlarındaki olayların tarihleri de göz önünde bulundurarak cezalandırılmasına, yine atılı suçun mevcut delil durumu itibariyle sabit olduğu anlaşıldığından gelmeyen müzekkere ve dijital verilerin beklenilmesinin dosyanın aydınlanmasına katkı sağlamayacağı kanaati ile beklenilmesinden vazgeçilmiş, sanığın mahkemedeki saygılı tutum ve davranışları dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, UYAP kayıtlarından yapılan kontrolde sanık hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1158 sayısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan derdest soruşturmasının bulunduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde sanık ile ilgili veri inceleme raporu dışında başkaca bilgi, belge ve delil bulunmayıp, rapor içeriği de inceleme konusu dava dosyasının sonucuna etkili görülmediğinden soruşturma evrakının sonuçlanması beklenmemiş, dosya içerisinde mevcut tanık beyanları ile diğer delillere göre, sanık hakkında TCK'nın 61/1 inci maddesinde yer alan ölçütler nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekse de, aleyhe istinaf olmadığından duruşma açma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sanığın yüklenen suçtan ilk savunmasının alındığı tarih olan “06.11.2015” yerine “24.08.2016” yazılması mahkemesince mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içerisinde yargılama gideri olarak sanıktan tahsili gereken tebligat gideri ile posta gideri bulunmasına karşın, yargılama giderinin terkin sınırı altında kaldığından kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması aleyhe istinaf olmadığından düzeltme nedeni yapılmamış, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, incelenen dosya kapsamına göre usul ve yasaya bir aykırılık bulunmaması nedeniyle sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine, ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca "1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" hükmolunması suretiyle denetimli serbestlik tedbirinin süresi de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması, sanık hakkında adli kontrol tedbirine hükmedilirken ilgili kanun ismi yanlış yazılarak, kanun maddesinin fıkra ve bendinin gösterilmemesi kanuna aykırı ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1 inci maddesine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "TCK'nın 58/6 ncı maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına" ibaresinin hükümden çıkarılması, hükmün adli kontrol uygulanmasına ilişkin kısmında yer alan "TCK'nın 109 uncu maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "CMK'nın 109/1 ve 109/3 a b maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1370 Esas ve 2018/1665 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizfetöpdyreddiincelenensüreçkararıntevdiineistemininv.onanmasınasebepleriolgulargerekçeesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim