Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10025
2023/3466
25 Mayıs 2023
¸
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Sanık ... yönünden; temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ve sanık ... yönünden; temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.12.2018 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.06.2021 tarihli ve onama ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
4.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
5.Tanık anlatımlarının 17 25 Aralık öncesine ilişkin olduğuna,
- Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'nin eyleminin değerlendirilmesinde; 667 sayılı KHK ile kapatılan Mevlana Üniversitesinde faturalama sorumlusu olarak çalışan sanık ...'nin; örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı, sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını sanık kabul etmese dahi gizli tanık İ.'nin "...hastanede himmet, kurban toplama, sohbetlere insanları çağırıp, özellikle akşam mesaiden sonra götürme gibi faaliyetleri vardı, özellikle seçim zamanlarında Ak Partiye oy verilmemesini, gerekirse başka partilere oy verilmesini söylerdi, ... ile birlikte hareket ederlerdi, sohbetlere birlikte katılırlardı, sohbetlerde abilik yapardı, hastanenin çatı katında bulunan odada sohbet yapılırdı, örgüt liderinin kasetleri dinletilirdi, özellikle mesai bitiminden sonra ... ile birlikte sohbet yaparlardı" şeklindeki beyanı, gizli tanık S.nin "...Yakup'uın "FETÖ PDY" silahlı terör örgütü bünyesinde olmasından kastım, toplantılara katılması, bazı kişilerin toplantılara çağırılması, o kurumda çalışması, kişileri zorlaması, kişileri toplantılara katılması için kişileri zorlamasıdır..." şeklindeki beyanı, tanık B.P.'nin "...sanık ..., çatı katında yapılan sohbetlerde zaman zaman kendisini görmüştüm, 2014 yıllarının ortalarına kadar sanık ...'yi çatı katında yapılan sohbetlerde gördüm, sohbetlere hocalık etmedi ancak dinleyici olarak zaman zaman katılıyordu, sohbetler dini içerikli idi, kuran okunuyor, risale okunuyordu, fetonun CD leri izleniyordu..." şeklindeki beyanı, tanık B. G.'nin "... 2005 yılından 2015 yılına kadar bu sohbetler düzenli olarak yapıldı. Daha sonraki bir yıl sohbet yapılmadı. O esnada bu yapının terör örgütü olduğunu bilmiyordum. Beni bu sohbetlere insan kaynakları müdürü A.G. çağırıyordu. Ben de müsait olduğumda katılıyordum. ... ve ... mevlana üniversitesi hastanesinde faturalama bölümünde çalışıyorlardı. Mustafa Fidanın ve Yakup Ekicisinin bu hastanede yapılan sohbetlere katıldığını biliyorum..." şeklindeki beyanı, gizli tanık V.'nin de benzer nitelikteki beyanları ile de sanığın örgütün bu sohbetlerine katılması, örgütün ayakta durması için üyelerden belli ve düzenli aralıklarla topladığı, evli bekar olup olmamasına göre oranın değiştiği, genelde oluşan manevi ve duygusal ortamdan faydalanabilmek amacıyla sohbetlerde toplanan himmet/kurban bağışı adı altında maddi yardımda bulunduğunu sanık kabul etmese dahi gizli tanık İ.nin "...hastanede himmet, kurban toplama, sohbetlere insanları çağırıp, özellikle akşam mesaiden sonra götürme gibi faaliyetleri vardı...Yakup'un eğitimi olmadığı halde üst düzeylere getirilmişti, ...'nin himmet topladığına bizzat tanıklık ettim, himmet ve kurbanı bizzat bölüyor ve alıyorlardı..." şeklindeki beyanıyla da sanığın örgüte himmet adı altında yardım yapması ve himmet isteyip toplaması, sanığın FETÖ/PDY'ye ait olan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Mevlana Üniversitesi Hastanesinde 1996 2016 yılları arasında SGK kaydının bulunması neticesinde sanığın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğunun anlaşılması, gizli tanık S.'nin " ......'nin faturalama müdürü olduğunu şüphelinin terör örgütü bünyesinde olup tayine tabi kişilerden olduğu..." şeklindeki beyanı, gizli tanık T.'nin "...şüpheli ...'nin hastane faturalama müdürü olduğunu, şüphelinin FETÖ terör örgütü bünyesinde olup tayine tabi kişilerden olduğunu..." şeklindeki beyanı, gizli tanık İ.'nin "...şüpheli ...'nin hastenenin faturalama bölümünde olduğu, sohbetlere katılıp sohbetlerde abilik yaptığı, bölgeden olup tayine tabi olduğu..." şeklindeki beyanı ile sanığın bölgeci yani tayine tabi kişilerden olduğuna ilişkin tanık beyanları, sanıktan ele geçen dijital materyallerde silinmiş alanlarda samanyolu haber, zaman, rota haber, bank ... kalıntılarının bulunması, sanık adına kayıtlı bulunan ve sanık tarafından kullanıldığı sabit olan (0535) (...) (...) (...) numaralı hatta ilişkin Konya KOM Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 31.01.2018 tarihli HTS inceleme raporuna göre sanığın, M.F., G.K., S.Ş., E.Ç., İ.K., Ö.Y. ve daha başka örgüt mensubu olduğu iddia edilen ve hakkında soruşturma başlatılan şahıslarla çok sayıda irtibatının saptanması ile sanık hakkındaki diğer beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda mahkemede vicdani kanı hasıl olmuş, her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçu reddetse ve örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmediğini iddia etse de, örgütle bağının olduğu, sohbetlere katıldığı hususunda tanıklar B.P., B.G., T.Ü., C.Y., D.E. ve gizli tanıklar S., T., V. ve İ.'nin samimi beyanları; himmet verdiği hususunda gizli tanık İ.'nin samimi beyanları; sanığın bölgeci, tayine tabi olduğu hususunda gizli tanıklar S., T. ve İ.'nin samimi beyanları, HTS kayıtları ve sanıktan ele geçen dijital materyallere ilişkin inceleme raporu delil olarak kabul edilip bunlara itibar edilmiş, sanığın örgüt üyesi olmadığına ve FETÖ/PDY'nin silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiş, sanık etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek mahiyette bir beyanda bulunmadığından TCK'nın 221 inci maddesi uygulanmamış olup, suçun işleniş şekli, sanığın örgütteki konumu ve suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezada alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hüküm kurulmuş, sanık ...'ın eyleminin değerlendirilmesinde; 667 sayılı KHK ile kapatılan Mevlana Üniversitesinde hasta kabul biriminde çalışan sanık ...'ın; örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı, sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını sanık kabul etmese dahi gizli tanık İnci'nin "...... ile birlikte hareket ederlerdi, sohbetlere birlikte katılırlardı, sohbetlerde abilik yapardı, hastanenin çatı katında bulunan odada sohbet yapılırdı, örgüt liderinin kasetleri dinletilirdi, özellikle mesai bitiminden sonra ... ile birlikte sohbet yaparlardı, sohbetleri Yakup abi yapacak, Mustafa abi yapacak diye koridorlarda konuşurlardı, Mustafa abiden kastım ...'dır, anlattığım hususlar 2014 yılından sonra da oldu bu hususları müşahade ettim, ayrıca 2007 2009 yılları arasında da aynı şeyleri müşahade ettim, kurum kapanana kadar ordaydım..." şeklindeki beyanı, gizli tanık V'nin "...Mustafa bölgeden sorumlu, tayine tabidir, Mustafa'nın sohbete gidecek ekibi toplayıp sohbete gittiğini gördüm, bu nedenle örgüt içinde aktif olduğunu biliyorum, "FETÖ PDY" silahlı terör örgütüne dahil olanlarla birlikte oturup kalkıyorlardı, bizzat kendim şahit oldum..." şeklindeki beyanı, gizli tanık T.'nin "... KOMFED'de düzenlenen sohbetlere ... 2014 2015 2016 yıllarında katılıyordu, sohbet abiliği yapan kişi benide sohbetlere çağırdı, ben kimlerin katıldığını sorduğumda Mustafa Fidanın ismini vermişti, bundan dolayı ...'ın KOMFED'deki sohbetlere katıldığını biliyorum, ayrıca ...'ın KOMFED'deki sohbetlere gittiğini gördüm, sohbetlere giderlerken biz sohbete gidiyoruz, sen de gelirmisin diye bana teklif ediyorlardı, sohbetlere mesai çıkışı gidiyorlardı..." şeklindeki beyanı ve diğer tanıklar T.Ü., M.Ö., N.O.'nun benzer nitelikteki beyanları ile de sanığın örgütün bu sohbetlerine katılması, örgütün ayakta durması için üyelerden belli ve düzenli aralıklarla topladığı, evli bekar olup olmamasına göre oranın değiştiği, genelde oluşan manevi ve duygusal ortamdan faydalanabilmek amacıyla sohbetlerde toplanan himmet/kurban bağışı adı altında maddi yardımda bulunduğunu sanık kabul etmese dahi gizli tanık İ.'nin "...Yakup ve Mustafa yönetici konumundalardı, Yakup'un eğitimi olmadığı halde üst düzeylere getirilmişti, ...'nin himmet topladığına bizzat tanıklık ettim, himmet ve kurbanı bizzat bölüyor ve alıyorlardı, özellikle ... gazete ve dergi abonelikleri ile de ilgilenirdi..." şeklindeki beyanıyla da sanığın örgüte himmet adı altında yardım yapması ve himmet isteyip toplaması, sanığın FETÖ/PDY'ye ait olan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Mevlana Üniversitesi Hastanesinde 2003 2016 yılları arasında SGK kaydının bulunması neticesinde sanığın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğunun anlaşılması, gizli tanık S.'iın " ......'ın hastanenin faturalama bölümünde olduğu, sohbetlere katıldığı, bölgeden olup tayine tabi olduğu..." şeklindeki beyanı, gizli tanık İ.'nin "... ...'ın hastanenin faturalama biriminde olduğu, ...'nin yardımcısı olduğu, şüphelinin bölgeden olup tayine tabi olduğu..." şeklindeki beyanı, gizli tanık V.'nin "......'ın faturalama bölümünde olduğu ve aktif olduğu, personeli sohbetlere teşvik ettiği, şüphelinin bölgeden olup tayine tabi olduğu..." şeklindeki beyanı, gizli tanık T.'nin "...şüpheli ...'ın hastanede faturalama bölümünde olduğu, bölgeden olup tayine tabi olduğu, KONFED muhasebeciler derneğinde düzenlenen FETÖ sohbetlerine katıldığı.." şeklindeki beyanı ile sanığın bölgeci yani tayine tabi kişilerden olduğuna ilişkin tanık beyanları, sanıktan ele geçen dijital materyallerde silinmiş alanlarda herkül.org, bankasya.com, hocaefendi, bamteli, samanyolu, zaman.com kalıntılarının yanında cep telefonunda örgütün gizli haberleşme programlarında olna EAGLE uygulamasının kurulmuş bulunması, sanık adına kayıtlı bulunan ve sanık tarafından kullanıldığı sabit olan (0542) (...) (...) (...) numaralı hatta ilişkin Konya KOM Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 31.01.2018 tarihli HTS inceleme raporuna göre sanığın, K.U., M.S., M.Z.Y., D.F.K., Y.K., S.T. ve daha başka örgüt mensubu olduğu iddia edilen ve hakkında soruşturma başlatılan şahıslarla çok sayıda irtibatının saptanması, sanık hakkındaki diğer beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda mahkemede vicdani kanı hasıl olmuş, her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçu reddetse ve örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmediğini iddia etse de, örgütle bağının olduğu, sohbetlere katıldığı hususunda tanıklar B.P., B.G., T.Ü., C.Y., D.E. ve gizli tanıklar S., T., V. ve İ.'nin samimi beyanları; himmet verdiği hususunda gizli tanık İnci'nin samimi beyanları; sanığın bölgeci, tayine tabi olduğu hususunda gizli tanıklar S., V., T. ve İ.'nin samimi beyanları, HTS kayıtları ve sanıktan ele geçen dijital materyallere ilişkin inceleme raporu delil olarak kabul edilip bunlara itibar edilmiş, sanığın örgüt üyesi olmadığına ve FETÖ/PDY'nin silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiş, sanık etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek mahiyette bir beyanda bulunmadığından TCK'nın 221 inci maddesi uygulanmamış olup, suçun işleniş şekli, sanığın örgütteki konumu ve suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezada alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanıklar ... ve ... haklarında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca tayin edilen 5 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılırken ''7 yıl 7 ay 15 ... hapis'' yerine hatalı hesaplama yapılarak ''7 yıl 6 ay 15 ... hapis'' yazılması, yine her iki sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanırken netice cezanın ''6 yıl 4 ay 7 ... hapis'' yerine hatalı hesaplama sonucu her iki sanık açısından sonuç cezanın ''5 yıl 15 ay 12 ... hapis'' şeklinde yazılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, istinaf edenlerin sıfatlarına göre aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususlar eleştirilmekle yetinilmekle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ... yönünden;
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) nolu bentte gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır.
2.Dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).
TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Sanığın temyiz aşamasında verdiği 30.11.2022 tarihli dilekçesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanları alınıp, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması lüzumu nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık ... yönünden;
Sanığın UYAP'tan alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra 23.07.2019 tarihinde öldüğü ve bu hususun kayıtlara işlendiği görülmekle, sanığın öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak TCK'nın 64/1 inci maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/223 Esas ve 2018/177 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05