Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1719
2023/3369
17 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇLAR: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Ret
Yargılama konusu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 286/2 a maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2016/274 Esas, 2018/324 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302/1 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 149/1 f g h ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi uyarınca 15 yıl, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2, 7/2 ikinci cümle, TCK'nın 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 16 ay 3 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/277 Esas, 2018/1153 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu ile yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, terör örgütü propagandası yapma suçundan 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir.
-
7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince terör örgütünün propagandasını yapma suçu yönünden temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.01.2020 tarihli ve onama ile ret görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, basın açıklamalarının örgüt üyeliği suçu kapsamında mütalaa edilemeyeceği, propaganda suçundan daha önce ceza verilmesi sebebiyle aynı eylemden ikinci kez cezalandırılamayacağına, yağma suçundan verilen cezanın gerekçesiz olduğuna ve sair husularasanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, basın açıklamalarının örgüt üyeliği suçu kapsamında mütalaa edilemeyeceği, propaganda suçundan daha önce ceza verilmesi sebebiyle aynı eylemden ikinci kez cezalandırılamayacağına, yağma suçundan verilen cezanın gerekçesiz olduğuna ve sair husulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın beyaz renkli bir araçla 20.08.2015'te saat 18.00 19.00 sıralarında Gayda köyünde bulunan ... şantiyesine gittiği burada kepçe operatörü olarak çalışmakta olan mağdurlar ... ve ...'un terör örgütünün korkutucu gücünü kullanarak tehdit edilerek Ansu İnşaat Şirketine ait kepçeye alıkoyduğu ve zorla şehir merkezindeki HDP Parti binasına getirildiği, bu şekilde iş makinasının yağma edildiği, şehir merkezine getirildiklerinde sanık ve yüzü kapalı terör örgütü mensuplarının tehditleri ve baskısı neticesinde belediyeye ait kepçeyi de mağdurlar tarafında kullandığı, iş makinalarına yüzleri kapalı şahısların da binerek ilçedeki TOKİ konutlarının bulunduğu sokakta hendek kazıldığı hendeklerin HDP ilçe binasının bulunduğu yere kadar devam ettiği bu bölgede de hendek kazıldığı, olay yeri inceleme raporu ve fotğraflar ile sabit olduğu, daha sonra iş makinalarının park edildiği, mağdurların gitmelerine izin verilmeyerek HDP binasında tutulduğu ve mağdurların geceyi burada geçirdikleri, sabah saatlerinde de gitmelerine izin verilmeyerek alıkonuldukları daha sonrasında polis tarafından baskın olabileceği nedeniyle salıverildikleri, olayın bu şekilde sübut bulduğuna mahkememizce kanaat getirilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan mağdur, tanık beyanları, arama tutanakları, İletişim Tespit ve Tape Tespit ve Değerlendirme tutanağı kayıtları, Olay ve Görgü Tespit Tutanağı, ve tüm somut deliller bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ve suçsuz olduğunu beyan etmiş ise de; sanığın kullanımında olan 0536 (...) (..) (..) numaralı hattı hakkında, usulüne uygun yapılan tape tespitlerinde geçen görüşmeler, teşhis tutanakları, mağdur beyanlarının ve mağdur ...'un yapmış olduğu teşhisin birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, mağdurların savcılık ve mahkeme aşamasında istikrarlı birbiri ile tutarlı, samimi beyanlar vererek olayı anlattıkları, sanığın yargılamanın en başından beri tutarlı ve inandırıcı olmayan beyanlarda bulunduğu, tanıklar soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı huzurunda teşhis ve beyanda bulundukları birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdurlara yönelik cebir ve şiddet içeren eylemlerinin sübut bulduğu, her ne kadar sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana teşvike iştirak ettiği iddiasıylada kamu davası açılmış ise de sanığın eylemlerinin bir bütün halinde TCK'nın 302. maddesindeki suçu kapsar nitelikte olduğu anlaşılmakla; mütalaa doğrultusunda TCK'nın 313. maddesinde belirtilen suça yönelik herhangi bir eylemi bulunmadığından bu yönde bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.
Sanığa isnat edilen "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçu" açısından;
Sanığın silahlı terör örgütü olan PKK'nın faaliyetleri kapsamında olan ve onlara hizmet edecek şekilde devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan yağma ve hürriyeti tahdit eylemlerinin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hal böyle olunca sanığın diğer terör örgütü üyeleri ile birlikte nitelikli yağma ve katılanlara yönelik tehdit ile hürriyetten yoksun kılma eylemleri dikkate alındığında işlenen suçun 302. madde kapsamında “vehamet" arzeden eylemler olduğu açıkça görülmektedir. ayrıca sanığın bu eylemlerinin devletin birliğini bozmaya, devletin bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik olduğu, sanıkların bu amaca rızası ve iradesi ile hizmet ettiği, hizan belediyesine ait ve mağdurlar ... ve ...'un operatör olarak kullandığı iş makinasını yağmaladığı, bu yağmalanan iş makinasını hizan ilçesinde silahlı terör örgütünün faaliyetleri doğrultusunda hendek kazmak için kullanıldığı, mağdurların tehditle belediye binasına götürülerek alıkonulduğu , sanığın diğer terör örgütü mensupları ile birlikte hareket ettiği, devletin içerisinde gerçekleştirilen bu eylemlerinin devletin birliğini cebir ve şiddetle bozmaya yönelik bir eylemler olduğu kanaat getirilerek bu haliyle sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 302. maddesindeki suçu oluşturduğu konusunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmuştur.
Bu suç, maddede sayılan amaçlara (korunan değerlere) yönelik olarak elverişli hareketle icrasına başlanıldığında tamamlanmaktadır. bu nedenle 5237 sayılı TCK 302. maddesindeki suç için teşebbüsün meydana gelmesi olanaklı bulunmamaktadır. Aynı zamanda bu suçun kendisi bir teşebbüs suçudur.
Sanığa isnat edilen "terör örgütü propagandası yapmak suçu" açısından;
Sanığın savunması, dosyada sanığın yapmış olduğu paylaşımlara ilişkin ekran alıntıları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık bu isimde başka facebook profilinin kendisine ait olduğunu paylaşım yapılan profilin ise telefonunu 3 ... süreyle kaybettiğini o sürede paylaşımların bu sebeple başkaları tarafında yapıldığını beyan etse de; paylaşım tarihlerinin 3 günden daha fazla süreyi kapsadığı ayrıca belirtilen profilde sanığın resminin bulunduğu anlaşılmakla,sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olması nedeniyle savunmasına itibar edilmemiştir.
Sanığın kullanımında olan ... isimli facebook profilinde 24.08.2015 tarihinde yapılan incelemede; profilin tüm facebook kullanıcıları tarafından görülebildiği, 8 Ağustos 2015 tarihli paylaşımında leşker kıyafetli terör örgütü mensuplarının ellerinde KCK ve PKK bayraklarını tutar halde bulundukları fotoğrafın altında PKK'nın askeri kanadı: Ordu mahallelere girerse bizde gireriz. Şeklinde yazılının bulunduğu resmi paylaştığı, 25 Temmuz 2015 tarihli paylaşımında; terör örgütü PKK'nın yöneticilerinden olan Bahoz kod adlı terör örgütü mensubunun fotoğrafının altında "bir KÜRD ATASÖZÜ derki. Barış sürecinin bittiği yerde dr. Bahoz'un savaş Dehası konuşur Sonra wey ben duymadım wey ben bilmedin demeyin" yazılı resmi, "Yerinde bi söz" başlığı altında paylaştığı, 22 Temmuz 2015 tarihli paylaşımında; terör örgütü PKK/KCK'nın yöneticilerinden olan Cemil Bayık'ın resmi ve üzerinde "Bayık: Halkımız her yerde ayağa kalkarak tutum almalıdır" yazılı fotoğraf paylaştığı, 21 Temmuz 2015 tarihli paylaşımında; terör örgütü PKK/KCK'nın yöneticilerinden olan Cemil BAYIK'ın resmi ve resmin altında "Cemil Bayık: Tüm halkımız silah almalı, kendini eğitmeli ve örgütlenmeli" yazılı fotoğraf paylaştığı, 27 Haziran 2015 tarihli paylaşımında; "seni başkan yaptırmayacağız, yukarıda Allah var yaptırmadık, biz Kürt devletini kuracağız, yukarıda Allah şahit olsun ki kuracağız..." şeklinde yazıyı paylaştığı, 16 Ağustos 2015 tarihli paylaşımında, beyan bir terör örgütü mensubunun üç adet resmini paylaştığı ve üzerinde "Gerilla Ekin Van Onurumuzdur" , "Şehit Namırın" yazısını paylaştığı, 1 Ağustos 2015 tarihli paylaşımında, terör örgütü mensubunun leşker kıyafetiyle silahla verdiği pozunun yanına öldürüldüğü resmi paylaşarak resimlerin üzerine "bunun hesabı mislisiyle alınacak" resimlerin altına "senin boyuna, posuna, cesaretine kurban olsunlar, seni yakan eller kırılsın lavo, seni yakanların evine ateş düşsün, yana yana ciğer kalmadı, daye qurban" şeklinde yazı ve resimleri paylaştığı, 16 Ağustos 2016 tarihli paylaşımında; Murat Karayılan ile birlikte bir grup terör örgütü mensubunun leşkerli ve silahlı kıyafetini paylaşarak resmin altına "...'ın kaçtı dediği halk savunma merkezi komutanı M. Karayılan 15 Ağustos kutlamasında" şeklindeki yazıyı paylaştığı, 9 Haziran 2015 tarihli paylaşımında terör örgütü mensubunun resminin üzerinde "zafer senindir" yazılı fotoğrafı paylaştığı, fotoğrafın üzerinde "ruhunuz şad olsun, Bitlis özgürleşti" şeklindeki yazıyı paylaştığı, 14 Ağustos 2015 tarihli paylaşımında sanık ... PKK mensuplarınca şehitlik olarak kullanılan ve sözde Garzan Şehitliği olarak adlandırdıkları mezarlıktaki çektiği öz çekim resmini paylaştığı, 14 Haziran 2015 tarihli paylaşımında; fon bölgesinde terör örgütü YPG'nin ambleminin bulunduğu Sidar Sipan kod adlı YPG mensubu Hüseyin Döner'in resmini paylaşarak "bugün saat 12'de buzlupınar tesisinde şehitlerimizi karşılayacağız, şehit Sidar Sipan (Hüseyin Döner)" şeklinde yazıyı paylaştığı, 30 Haziran 2015 tarihli paylaşımında; PKK'nın liderlerinden Murat Karayılan ve bir grup PKK'lının leşker kıyafetli resmini paylaşarak üzerine "Maşallah be nezer" (Türkçesi Allah nazardan saklasın) şeklindeki yazıyı paylaştığı, 15 Temmuz 2015 tarihli paylaşımında; Abdullah Öcalan'ın üzerinde "tecrit öldürüyor, d(uyuyor)musunuz, kürt halkı sayın Abdullah Öcalan'a özgürlük" yazılı resmini paylaştığı, 27 Temmuz 2015 tarihli paylaşımında; Abdullah Öcalan'ın resminin altında "ne ev hapsi ne de af bunlara gerek kalmayacak, hepimiz özgür olacağız, başaralı olursam ne KCK tutuklusu kalır ne de başkası, bu olmazsa ellibin kişiyle halk savaşı olacak, yalnız herkes bilmeli ki, ne eskisi gibi yaşıyacağız, ne de eskisi gibi savaşacağız. Serok apo" şeklindeki yazıyı paylaştığı, açıklaması yapılan paylaşımı ile, ülkemiz topraklarından bir kısmı üzerinde ayrı bir devlet kurmayı hedefleyen ve bu amaç uğruna silahlı mücadeleye girişen PKK/KCK silahlı terör örgütü sözde yöneticilerini ön plana çıkartmaya çalıştığı ve öldürülen örgüt mensuplarını sözde şehit olarak nitelendirerek örgüt tarafından uygulanan cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemleri övdüğü ve meşru olarak göstermeye çalıştığı bu verileri Facebook adı verilen sosyal mecra üzerinden herkese açık olarak paylaşılan fotoğraf ile terör örgütünü desteklediği, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru göstererek örgüte katılımı ve şiddete katılımı teşvik ettiği mahkemece kabul edilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A )Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yargılama konusu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 286/2 a maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
B )Sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/2077 Esas, 2018/1153 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32