Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/23752

Karar No

2023/331

Karar Tarihi

9 Şubat 2023

KANUN YARARINA

BOZMA

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/282 E., 2020/68 K.,

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Düşme

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 172/2' inci maddesi gereğince usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 223/8 inci maddesi uyarınca davanın düşmesine dair verilen Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli, 2017/282 Esas ve 2020/68 Karar sayılı düşme kararının, süresinde istinaf edilmediğinden, 20.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.03.2022 tarih ve 94660652 105 79 3538 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve 2022/43578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve 2022/43578 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı sanıklar ve aynı eylemler yönünden 26.04.2017 tarihli ve 2017/1431 soruşturma, 2017/1454 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği daha sonrasında 10.05.2017 tarihinde verilen bu kararın sehven onay ekranında onaylanmasını müteakiben, bir tutanak tutularak Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2763 soruşturma sırasına kaydedildiği ve soruşturmaya devam edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2 nci maddesinde düzenlenen 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmedikçe ve bu hususta Sulh Ceza Hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz' hükmüne aykırı olarak davaya konu iddianamenin düzenlendiği, kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8 inci maddesi gereğince davanın düşmesine dair Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2017/282 esas, 2020/68 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1431 esas sayılı soruşturma dosyasında şüpheliler ..., ..., ..., ... hakkında yapılan soruşturma kapsamında şüphelilerin üzerilerine atılı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden sehven kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bir tutanak tutulmak suretiyle 2017/2763 soruşturma sırasına kaydedilerek soruşturmaya işlemlerine devam edildiği, şüpheliler hakkında 2017/2763 soruşturma numarası üzerinden iddianame tanzim edildiği ve iddianamenin kabulü ile Kilis Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/282 esas numarasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde, şüpheliler hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı sanıklar ve aynı eylemler yönünden daha önce verilmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olduğu ve Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1431 esas sayılı soruşturmanın 5271 sayılı CMK 172/2 nci maddesinde yazılı usulüne uygun şekilde Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kaldırılmaksızın, aynı sanık ve aynı eylemler yönünden iddianame tanzim edildiğinden bahisle kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ise de;

Somut dosya kapsamında; Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1431 esas sayılı soruşturması kapsamında 12.03.2020 tarihli yazı ile şüpheliler hakkında yeni delil mahiyetinde tanık beyanları, ardışık arama tespitlerinin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle Kilis Sulh Ceza Hâkimliğine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılması talebinde bulunduğu, Kilis Sulh Ceza Hâkimliğinin 2020/886 değişik iş sayılı kararı ile Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1431 esas sayılı soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırıldığı ve Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca 2020/1786 esas sayılı soruşturma sırasına kaydedildiği, akabinde Kilis Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/176 esas sayılı dava dosyasına dayanak olan Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/722 esas sayılı iddianamesinin tanzim edildiği hususu birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde 'Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.' şeklindeki hükme nazaran, Kilis Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 inci maddesi uyarınca kovuşturma şartının beklenmesi amacıyla durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonunda haklarında daha önceden verilip; 5271 sayılı Kanun’un 172/2 nci maddesinde öngörülen usulle kaldırılmayan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK/KYO) bulunan sanıklara ilişkin açılan davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca düşmesine dair verilen kararda isabet bulunup, bulunmadığına ilişkindir.

B. Hukuki Süreç

  1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen 2017/655 sayılı soruşturmasında hakkında işlem yapılan "İhsan T." adlı ihraç edilen asker şahsın beyanlarına istinaden Uzman Jandarma II Kad.Çvş ..., Jandarma Per. Asb.Üçvş ..., Jandarma Asb.Üçvş ... ve Jandarma Asb.Üçvş ...'nin, 23.02.2017 tarihli Valilik makamı oluru ile görevden uzaklaştırıldıklarının ... Jandarma İl Komutanlığının 23.02.2017 tarihli dağıtımlı yazısı ile bildirmesi üzerine; Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1431 soruşturma numarası ile şüpheliler ..., ... ve ... hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma başlatılmıştır.

01.03.2017 tarihinde ... ile ...; 02.03.2017 tarihinde ise ... ve ... yakalanarak gözaltına alınmış, süreçte şüpheli sıfatı ile ifadelerinin teminine müteakip ilgili Cumhuriyet savcısının talimatı ile 02.03.2017 tarihinde serbest bırakılmışlardır.

03.03.2017 tarihli inceleme tutanaklarında, Sulh Ceza Hakimliğinin kararına istinaden şüphelilerden ele geçen materyallerde yapılan incelemelerde suç unsuruna rastlanılmadığı, 01.03.2017 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısında ise şüphelilerin Bylock isimli program abonesi oldukları yönünde her hangi bir veriye ulaşılamadığı belirtilmiştir.

Görevden uzaklaştırılan asker şahıs olan şüphelilerin kollukta verdikleri ifadeleri ile Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütü olduğuna dair anlatımı içeren kolluk fezlekesi ile gönderilen tahkikat evrakı kapsamında yapılan soruşturmada, ilgili Cumhuriyet savcısının 21.03.2017 tarihli talimatı ile kolluktan; şüpheliler hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılarının bulunup bulunmadığına dair ek araştırma yapılması istenilmiş; 11.04.2017 tarihli İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ekinde gönderilen 10.04.2017 tarihli kolluk araştırma tutanağı ile şüphelilerin kollukta alınan ifadeleri belirtilerek örgütle bağlantılarına dair başkaca bilgi ve belgeye rastlanılmadığı ancak araştırmaların devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmiştir.

  1. Yürütülen soruşturma neticesinde, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2017 tarihli, 2017/1431 soruşturma ve 2017/1454 karar sayılı, başlık kısmında suç tarihinin: "01.03.2017" ve suç yerinin: "Kilis", suçun ise: "silahlı terör örgütüne üye olma" olduğu belirtilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı (KYOK/KYO) ile şüpheliler Faruk, Hakan, Halil Ozan ve Kaşif hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, itiraz kanun yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir. Kararın gerekçesi;

"Şikayetçinin başvurusu üzerine girişilen tahkikat sonucunda, toplanan delil, bilgi ve belgelerden; Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/655 nosu ile yapılan soruşturmada ... T. isimli şüphelinin ... kod adlı ... M...'ın bazı subaylar hakkındaki düşüncelerini açıklamış olup ... İl Jandarma Komutanlığı ... T... adlı şahsın ifadesinde adı geçen dört astsubay hakkında 23 Şubat 2017 tarihinde görevden uzaklaştırma kararı verdiği, kararına da İhsan T. isimli şahsın ifadesinin gerekçe yaptığı ve başka bir delil araştırması yapmadığının görüldüğü,

... Emniyet Müdürlüğü'nün 10.04.2017 tarihli araştırma tutanağında ... T...'ün beyanı dışında şüphelilerin FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı konusunda bir bilgi ve belgenin elde edilemediğinin belirtildiği,

İhsan T... isimli şahsın şüpheliler hakkındaki açıklamaları ... kod adlı ... M...'in ifadeleri olduğunun görüldüğü, ifadelerin içeriğinde şüphelilerin Terör Örgütü adına hareket ettiklerine dair bir ibarenin bulunmadığı ayrıca açıklamaların görgüye dayanmadığı,

Şüpheliler ifadelerinde ... ile birlikte çalıştıklarını ancak ... kod adlı şahsı tanımadıklarını ve FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılarının bulunmadığını beyan ettikleri,

Soyut iddia dışında, şüphelilerin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı anlaşılmıştır."

Şeklindedir.

  1. Söz konusu Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının KYO kararı, 26.05.2017 tarihinde şüpheli ...'un, 01.06.2017 tarihinde ise şüpheli ...'ın mernis adresleri olduğu belirtilen adreslerine gönderilen mazbatalar ekinde Tebligat Kanunu'nun 21'inci maddesince tebliğ edilmiş, diğer şüpheliler Halil ile Kaşif'in işyerlerine gönderilen tebligatlar ise görevden uzaklaştırıldıkları ve adresleri bilinmediğinden 25.05.2017 tarihinde iade edilmiştir.

  2. Ancak; Kilis Cumhuriyet Başsavcısı tarafından tanzim olunan 10.05.2017 tarihli, 2017/2763 soruşturma sayılı tutanak ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu tutanak içeriği özetle;

" ... Emniyet Müdürlüğünün 07.03.2017 tarih ve 2017/21 sayılı tahkikat evrakı ile şüpheliler ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1431 sırasında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın dosya içeriğine uygun olmadığı için Cumhuriyet Başsavcısı görüldü ekranında iade edileye çalışıldığı esnada meydana gelen hata nedeniyle sehven onay işleminin yapıldığı, ancak dosya içerisinde yapılan inceleme neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile toplanan delillerin uyumlu olmadığı, bu nedenle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilerek soruşturmanın 2017/2763 sırasında kayıt edilerek soruşturmaya devam edilmesine, karar verilmiştir."

Şeklindedir.

  1. 2017/2763 soruşturma sayısına kayıt edilen soruşturma neticesinde, başlık kısmında suç tarihinin: "01.03.2017" ve suç yerinin: "..." olduğu belirtilerek tanzim olunan Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2017 tarihli ve 2017/2763 soruşturma, 2017/1111 esas, 2017/154 numaralı iddianamesi ile şüpheliler ..., ..., ... ve ...'in silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2., 53/1., 58/9., 63 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5' inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları, 5237 sayılı Kanun'un 221'inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek, istenilmiştir.

İddianame anlatımında özetle; FETÖ/PDY'nin silahlı bir terör örgütü olduğu ve şüphelilerin süreçte verdikleri ifadeleri ile 2017/655 numaralı soruşturmada haklarında beyanda bulunan "... T." nin beyanına yer verilip ayrıca teşhisinde adı geçen ve süreçte bilgi sahibi sıfatı ile beyanına başvurulan "... M." nin de beyanı değerlendirilmek sureti ile şüphelilerin örgüt içerisinde yer aldıkları iddia olunmuş, ele geçen cep telefonlarının suç unsuru bulunup bulunmadığı yönünde incelenmesi için ilgili birime gönderildiği, işin tutuklu iş olması nedeniyle cevap gelmeden iddianamenin tanzim edilmesinin takdir edildiği, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) rapor tanzimi için müzekkere yazıldığı ayrıca Bank ... A.Ş.'den hesaplarının bulunup bulunmadığı ve bulunuyorsa hesap hareketlerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) talep edildiği, cevabi raporlar ve yazılar geldiğinde mahkemeye gönderileceği belirtilmiştir.

  1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli , 2017/155 dosya nolu kararı ile 27.06.2017 tarihli iddianame kabul edilmiş ve mahkemenin 2017/282 esasına dosya kayıt edilmiştir. 06.11.2017 tarihinden 12.02.2020 tarihine kadar toplam on bir celse süren davanın, 12.02.2020 tarihli duruşması sonunda tefhim olunan hükümle, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8 inci maddesi gereğince davanın düşmesine, sanıklar ve müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet savcısı huzurunda istinaf yasa yolu açık olmak üzere, oy birliği ile mütalaaya aykırı olarak karar verilmiştir. Tefhim olunan hüküm;

"... 1 Her ne kadar sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı sanıklar ve aynı eylemler yönünden 26.04.2017 tarih, 2017/1431 Soruşturma ve 2017/1454 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği, daha sonrasında 10.05.2017 tarihinde bir tutanak ile 2017/2763 Soruşturma sırasına kaydedilerek soruşturmaya devam edildiği, neticesinde CMK’nın 172/2 nci maddesine aykırı olarak davaya konu iddianamenin düzenlendiği, bu nedenlerle kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddesi gereğince davanın düşmesine,

2 Sanıklar ... hakkında 'Yurt dışına çıkamamak' şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına,...istinaf yasa yolu açık olmak üzere,...oy birliği ile....verilen karar"

Şeklindedir.

Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli, 2017/282 Esas ve 2020/68 sayılı Kararının gerekçesi ise;

"Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı sanıklar ve aynı eylemler yönünden 26.04.2017 tarih, 2017/1431 Soruşturma ve 2017/1454 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği daha sonrasında 10.05.2017 tarihinde verilen bu kararın sehven onay ekranında onaylandığı, bir tutanak tutularak 2017/2763 soruşturma sırasına kaydedildiği ve soruşturmaya devam edildiği, CMK'nın 172/2 nci maddesinde düzenlenen 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmedikçe ve bu hususta Sulh Ceza Hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz' hükmüne aykırı olarak davaya konu iddianamenin düzenlendiği, bu nedenlerle kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddesi gereğince davanın düşmesine karar verilmiştir."

Şeklindedir.

06.03.2020 tarihli kesinleşme şerhlerine göre karar, istinaf edilmediğinden, 20.02.2020 tarihinde kesinleşmiştir. 06.03.2020 tarihli müzekkere ile karardan bir suret gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

  1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2020 tarihli ve 2017/1431 soruşturma nolu yazısı ile Kilis Sulh Ceza Hakimliğinden özetle; Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/282 Esas, 2020/68 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında düşme kararı verildiği; dosyada 2017/1431 soruşturma ve 2017/1454 karar sayılı KYO kararının 10.05.2017 tarihli tutanakla kaldırılması sonrasında evrakın 2017/2763 soruşturma sırasına kayıt edilerek kamu davası açıldığının ve Ağır Ceza Mahkemesi dosyası içeriğinde söz konusu KYO kararından sonra ortaya çıkan ve şüpheliler hakkında yeni delil mahiyetinde olan tanık beyanları ve ardışık arama tespitlerinin bulunduğu anlaşıldığından belirtilen KYO kararının, 5271 sayılı Kanun'un 172/2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

  2. Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin 12.03.2020 tarihli ve 2020/886 değişik iş sayılı kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile KYO kararın kaldırılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olarak, karar verilmiştir. Kararda, özetle; tüm soruşturma evrakının incelendiği, yeni delil mahiyetinde dosya kapsamında tanık beyanları ile ardışık arama tespitlerinin bulunduğunun anlaşıldığı, yeni delil mahiyetinde olan hususların kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra ortaya çıktığının anlaşıldığı belirtilmiştir.

  3. KYO kararının kaldırılması sonrası, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, başlık kısmında suç tarihlerinin "01.03.2017" olduğu da belirtilerek düzenlenen, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2020 tarihli, 2020/1786 soruşturma, 2020/722 esas ve 2020/84 no'lu iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Kanunu'nun 314/2., 53/1., 58/9., 63 ve 3713 sayılı Kanun'un 5'inci maddelerince cezalandırılmaları, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu da belirtilerek istenilmiştir.

İddianamede bu kez özetle; düşme kararı verilen dava dosyası ile KYO kararının kaldırılmasına ilişkin süreçten bahsedilmiş, 2020/1786 soruşturma numarası ile soruşturma işlemlerinin yapıldığı belirtilmiş, daha önceden düzenlenen iddianame anlatımı ile aynı anlatım yapılmak sureti ile fakat bu defa MASAK raporunda sanıklar ... ve ... hakkında tespitlerde bulunduğu belirtilerek anlatımda bulunulduğu, anlaşılmıştır.

  1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli, 2020/83 dosya nolu kararı ile 2020/1786 soruşturma numaralı ve 26.03.2020 tarihli iddianamenin kabulüne karar verilmiştir. Dosya mahkemenin 2020/176 esasına kayıt edilmiştir.

Halen derdest olup, 09.02.2023 tarihine duruşma günü verildiği görülen davanın 14.12.2021 tarihinde yapılan "9'uncu" celsesinde verilen ara karar ile, mahkemenin 2017/282 Esas, ve 2020/68 Karar sayılı dosyası hakkında kanun yoluna gidilip gidilmeyeceğinin Kilis Cumhuriyet Başsavcılığından sorulmasına karar verilmiştir. Tefhim olunan ara karar;

"...1 Sanıklar hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1431 soruşturma sayılı yapılan soruşturmada haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 10.05.2017 tarihinde Kilis Cumhuriyet Başsavcısı tarafından tutulan tutanakla sehven verildiğinden bahisle kaldırıldığı, müteakiben Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/282 Esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı, mahkeme tarafından sanıklar hakkında açılan davanın düşmesine karar verildiği ve bu kararın kanun yoluna gidilmeksizin kesinleştiği, karar üzerine Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının Kilis Sulh Ceza Hakimliğine müracaat ederek 2017/1431 soruşturma numaralı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına yönelik verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği, Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/886 değişik iş sayılı dosyasından verilen kararla dosya kapsamında tanık beyanları ile ardışık aramaya dair tespitlerin bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kaldırıldığı ve işbu yargılamaya dayanak olan Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/722 esas sayılı iddianamesinin tanzim edildiği, işbu iddianame ile Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1431 soruşturma sayılı dosyasının içerik, mahiyet ve delil bakımından aynı olduğu, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde anlaşılmakla Kilis Cumhuriyet Başsavcılığına Mahkememizin 2017/282 Esas 2020/68 Karar sayılı dosyası hakkında kanun yoluna gidilip gidilmeyeceğinin hususunun sorulması...,"

Şeklindedir.

  1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/176 Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile karar gereği Cumhuriyet Başsavcılığından istemde bulunulması sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2022 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli, 2017/282 Esas, 2020/68 Karar sayılı ve 06.03.2020 tarihinde kesinleşen düşme kararının, kanun yararına bozulmasına ilişkin görüş ve ihbarda bulunulmuştur.

  2. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/282 E., 2020/68 K., sayılı dava dosyası fiziki olarak, 2020/176 esas sayılı dosyası ise UYAP sisteminden incelemeye gönderilmiştir.

C. İlgili Hukuk

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223 üncü maddesinin 1, 7, 8, 9 uncu fıkraları;

"1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.

...

(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.

(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.

(9) Derhal beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez..."

5271 sayılı Kanun'un "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172 nci maddesi;

" (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

(2) (Değişik: 2/1/2017 KHK 680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018 7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

(3) (Ek: 11/4/2013 6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır."

Şeklindedir.

D. Değerlendirme

  1. Ceza yargılamasının amacı, maddi gerçeğe insan onuruna yaraşır bir yöntemle ulaşarak uyuşmazlığı, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde tahdidi olarak tadat olunan hükümlerden biri ile neticelendirmektir. Yargılamanın konusunu, suç teşkil ettiği iddia olunan hukuki anlamda bir fiil oluşturur. Bu fiille ilgili olarak fail "Non bis in idem" ilkesi gereğince bir kez yargılanabilir ve hakkında kural olarak bu fiille ilgili bir hüküm kurulur. Kanun yolu sürecinde ilk hükümle ilgili olarak denetim merciilerince onama/onaylama kararları verilmiş olabilir ise de, mevcut hüküm bozulmadıkça ve/veya kaldırılmadıkça yek diğerini teyid eden ya da onunla çelişen/nakzeden ikinci bir hüküm verilemez. Bu nedenle yargılama konusu uyuşmazlığı çözen karar; İlk Derece Mahkemesinin adil yargılamanın gerekleri bağlamında, "yüz yüzelik" ve "doğrudan doğruyalık" ilkeleri çerçevesinde icra ettiği "öğrenme yargılaması" sonunda oluşan vicdani kanaate istinaden verdiği ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü

maddesinde tahdidi olarak tadat olunan hükümlerden birisidir.

  1. Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir (5271 sayılı Kanun madde 223/8). Aynı fiille ilgili olarak daha önce anılan yasanın 172/1 inci maddesi gereğince verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın aynı yasanın 172/2 nci maddesinde öngörülen usule riayet edilerek kaldırılmadan şüpheli hakkında iddianame düzenlenmek sureti ile kamu davası açılamayacağı tartışmadan varestedir. Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir (5271 sayılı Kanun madde 223/7).

  2. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma neticesinde kamu davası açmayı gerektirir yeterli delil bulunmadığı gerekçelerine müsteniden verilen 26.04.2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Kanunun 172/2 nci maddesinde öngörülen usule uyularak kaldırılması yoluna gidilmeksizin açıldığı anlaşılan kamu davasının, anılan yasanın 223/8 inci maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşinceye kadar durmasına karar verilmesi gerekirken düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan istemin kabulüne karar verilmiştir.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2017/282 esas, 2020/68 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyararınaüyekanunmasakdüşmebozmaörgütüneolmatevdiinekararınistemkonusukabulüneyolunasilahlıgerekçeincelemeterörfetöpdyincelenenkyokkyobozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim