Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17769
2023/3260
22 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/188 Esas, 2018/531 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/2192 Esas, 2019/493 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.Ankesör ve ardışık aramalara ilişkin tabloların bir çok hata içerdiğine,
2.Bilirkişi raporu alınması gerektiğine,
3.Sanığı arayan kişi veya kişilerin, ne konuşulduğunun belli olmadığına,
4.HTS kayıtlarının tek başına kuşku sınırlarını aşan, mahkumiyete yeterli ve kesin delil niteliğinde olmadığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''...Sanığın HTS kayıtları incelendiğinde 08.02.2018 tarihinde A.G. ile, 20.02.2014, 06.03.2014, 04.08.2014, 05.08.2014, 06.05.2014 tarihinde S.S. ile, 25.04.2014 tarihinde U.G. ile, 17.06.2014, 05.08.2014, 17.08.2014 tarihinde E.P. ile, 05.08.2014 tarihinde C.Ü. ile, 21.08.2014'de M.E. ve A. D. ile ardışık olarak aranmıştır. Bu aramalar ve tekil aramalar ile birlikte toplam 35 kez arandığı tespit edilmiştir.
Yine sanığın HTS kayıtları incelendiğinde sanığın ardışık arandığı iddia edilen şahıslar ile irtibatlı olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın ardışık arandığı tespit edilen şahıslar mahkememizce tanık sıfatı ile dinlenmiş,
Tanık E.P. sanıkla 2014/2015 yıllarında aynı evde kaldığını, her hangi bir sohbet toplantılarına katılmadıklarını beyan etmiştir.
Tanık M.E. sanığı üst devresi olması nedeni ile tanıdığını, örgütle bağlantısı konusunda bilgi sahibi olmadığını, kendisinin de ardışık arandığı iddiaları ile yargılandığını beyan etmiştir.
Tanık H.O. talimat yolu ile dinlenmiş, sanığı devresi olması nedeni ile tanıdığını, sanığın E.P. ve S. S. ile aynı evde kaldığını, bu şahısların FETÖ terör örgütüne mensup olduklarını yakın olmaları sebebi ile bildiğini beyan etmiştir.
Tanık A.G., sanığın FETÖ mensubu olup olmadığını, ardışık aranıp aranmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yerleşik içtihatlar doğrultusunda silahlı örgüte üye olmak; örgüte gönüllü katılmayı, bağlanmayı ve örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Bu suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Örgütün askeri yapılanması içerisinde, mahrem imam pozisyonunda bulunan kişilerin cep telefonu ile iletişim kurmalarının örgüt tarafından yasaklanmış olması nedeniyle gizlilik kuralları çerçevesinde örgüt üyesi olan ve kendisine bağlı bulunan astsubay, subay vb. askeri personeli yüz yüze görüşecekleri yeri tespit etmek ve zamanı belirlemek amacıyla sabit hatlardan ya da ankesörlü telefonlardan kısa süreli ve ardışık olarak aramak şeklinde iletişim yöntemi kullandıkları dönemde benzer şekilde ardışık olarak sabit hat / ankesörlü hattan aranmak suretiyle görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemelerinin emsal kararları ile de sabit olduğu üzere örgüt sisteminde özellikle askeri yapılanmada gizliliğin esas alındığı, gizlilik politikasından hareketle asker kişilerin haberleşmesinde ankesörlü telefonlar kullanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın asker kişilerden olduğu, Balıkesir'de bulunan ankesörlü telefonlardan kendisi gibi asker olan diğer kişilerle ardışık olarak aranmak sureti ile örgütün gizlilik politikasının gereklerine uygun olarak hareket ettiği bu suretle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür ...''
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a )Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve... sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı hususu gözetilerek;
HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak 0537 (...) (..) (..) numaralı hatta ilişkin emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptıkları yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, keza UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
b )Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan 06.04.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ekinde bulunan, sanığın sabit hatlardan arandığına ilişkin evrakın CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/2192 Esas, 2019/493 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07