Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/39047
2023/325
26 Ocak 2023
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1049 E., 2021/815 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2019/322 Esas, 2020/99 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1049 Esas, 2021/815 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurum ve kuruluşlarda çalışarak, örgüt içi tayine tabi personel grubunda bulunduğu, örgüt ile iltisaklı olan sendika üyeliği, tanık beyanlarına göre terör örgütü mensubu olduğu ve örgüt toplantılarına katıldığı, Bank ... hesap hareketlerinin içeriği ile eylem zamanlaması değerlendirildiğinde; eylemlerinin örgütün yapısının ve amacının ortaya çıktığı 17/25 aralık sürecinden sonra ki dönemi kapsadığı, örgüte bağlı kalınarak ayrışma döneminde dahi örgütten ayrılınmadığı, örgüt ile iltisaklı kurumda çalışmaya devam etmesi ve Bank ... hesap hareketlerinin içeriği ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi nedeniyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçtan cezalandırılmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "Sanığın 11.02.2014 tarihinde 1.990,00 EURO'luk katılım hesabı açtığı, bu hesabı 19.02.2014 tarihinde kapattığı, sanığın her ne kadar para yatırdığı tarih örgüt liderinin talimat tarihleri ile uyuşuyor ise de sanığın savunmasında "Bankaya yeni para girişi yapmadım önceden beri devam eden altın hesabımı bozdurup gelir getirmesi düşüncesi ile EURO katılım hesabı açtım, gelir getirmeyince de hesabımı bozdurup tekrardan altın aldım" şeklindeki savunması ile uyumlu hesap hareketlerinin varlığı ve sanığın talimat dönemi devam ederken hesabındaki mevduatını çekmiş olması dikkate alınarak söz konusu hesap hareketleri mahkumiyete esas delil olarak nitelendirilmediği, 05.12.2018 tarihli Araştırma Raporu'nda sanığın örgütle iltisaklı ... Sağlık İş Sendikasına 18.04.2014 üyelik tarihli üyeliğinin bulunduğu, Ağustos 2012 ile Şubat 2013 arasında örgütle iltisaklı ... Özel Eğitim A.Ş'de, Haziran 2013 ile Şubat 2016 arasında da yine örgütle iltisaklı ... Üniversitesi Hastanesi'nde SGK kaydının bulunduğu, örgütle iltisaklı sendikaya üye olmak Yargıtay ve İstinaf kararları doğrultusunda sendikal faaliyetlere katılım, örgütün talimatlarını sendika faaliyetleri adı altında yerine getirmek gibi başkaca delillerle desteklenmediği sürece mahkumiyete esas delil olarak nitelendirilmediğinden söz konusu kaydın hükme esas alınmadığı, örgütle iltisaklı şirketlerde çalışması sanığın örgütle arasında ilişki olduğu yönünde kanaat oluşmasına sebebiyet verse de sanığın söz konusu şirketlerde örgüt hiyerarşisi dahilinde çalıştığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmayışı dikkate alınarak söz konusu kaydın hükme esas alınmadığı, tanıkların beyanlarının en son 2012 yılına ilişkin bilgi içermesi ve sanığın BBTM olduğuna ilişkin beyanın varsayıma dayalı oluşu dikkate alınarak söz konusu beyanlar mahkumiyete esas delil olarak nitelendirilmediği, sanık hakkında toplanan delillerin, sanığın örgütle iltisak düzeyinde bağlantısı olduğu yönünde kanaat oluşmasına sebebiyet verse de toplanan bütün deliller kül halinde değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyan eylemlerinin olmadığı, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin bulunmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığının değerlendirildiği, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösterir her türlü şüpheden uzak bir delil elde edilememesi ve sanığın üzerine yüklenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin sabit olmaması dikkate alınarak sanığın CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine" karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, oluş, tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; geçmişte örgütle irtibatı bulunan ancak örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonrasına ilişkin örgütsel herhangi bir faaliyeti tespit edilemeyen, dosya kapsamında yer alan Bank ... hesap hareketleri dökümü ve bilirkişi raporuna göre; sanığın savunmasının aksine örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla Bank ... hesabını kullandığına yönelik dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmayan, örgütle irtibatlı sendika üyeliği bulunan ve kurum ve kuruluşlarda çalışan sanığın örgütün nihai amacını bildiğinin, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğunun kanıtlanamaması karşısında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ilgili ve yeterli gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1049 Esas, 2021/815 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19