Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16807

Karar No

2023/3074

Karar Tarihi

16 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve ... sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanunun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

  1. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve ... sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak;

  1. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, sundukları taleplerin yeterince irdelenmediğine,

  2. Kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,

  3. Sanığın ByLock kullandığı iddiasına konu dönemde sanığın akıllı telefon kullanmadığına ve IP çakışması ihtimali bulunduğuna dair savunmalarının araştırılmadığına,

  4. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

  5. Tek başına ByLock kullanmanın mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına,

  6. Sanığın örgüt içindeki konumunun somut şekilde tespit edilmediğine,

  7. Sanığın geçim kaygısıyla çalıştığı şirketteki ortaklar hakkında arama kaydının bulunmasının yahut Bank Asyada para yatırmaksızın yalnızca hesap açmasının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın savunması, sanığa ait kredi kartı esktreleri, Bank ... cevabi yazısı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, arama el koyma tutanakları, kolluk araştırma tutanakları, nüfus sabıka kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 31.07.2012 tarihinden 22.12.2015 tarihine kadar ... İnş.Tur.Gıda Oto.San ve Tic.Ltd.Şti adlı şirkette SGK kaydının bulunduğu, 12.01.2017 tarihli kolluk tutanağına göre, ... isimli şirketin Eskişehir ilinde faaliyet gösterdiği, söz konusu firmanın sahibi olan M.A. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü ve şüpheli olarak arandığı; sanığın 10.09.2014 tarihinde Bank Asyada hesap açtırdığı, bu hesabının bankanın kapatıldığı Temmuz 2016'ya kadar açık kaldığı, hesaba herhangi bir para giriş çıkış işlemlerinin olmadığı; sanığın "ByLock" isimli uygulamaya sanık adına kayıtlı (...) (...) (41) (32) numaralı hat üzerinde kullandığının tespit edildiği, sanığın söz konusu hattı kendisinin kullandığını ikrar etmekle birlikte tüm aşamalarda ByLock kullandığını reddettiği; 18.11.2015 09.12.2015 tarihleri arasında 5.091 kez ByLock kullanımındaki hedef IP'sinden faydalanarak adı geçen programı kullandığı; ayrıca sanığın amcası tanık H.İ. adına kayıtlı (...) (...) (76) (86) numaralı hat üzerinde kullandığının tespit edildiği, sanığın söz konusu hattı kendisinin kullandığını ikrar etmekle birlikte tüm aşamalarda ByLock kullandığını reddettiği; 23.08.2014 14.11.2014 tarihleri arasında 1.788 kez ByLock kullanımındaki hedef IP'sinden faydalanarak adı geçen programı kullandığı anlaşılmakla, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Dosyaya, istinaf aşamasında sanığın sorgusunun yapıldığı 24.10.2018 tarihli celseden sonra gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı sanığın katılmadığı, müdafinin ise yokluklarında karar verilmesi talepli mazeret dilekçesi verdiği 05.12.2018 tarihli celsede okunmuş, ancak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının delil değeri de gözetilerek savunma haklarının kısıtlanmaması amacıyla belirtilen celse karar verilmeyip, yeni bir celse tarihi belirlenmiş, buna rağmen 16.01.2019 tarihli celseye de sanık ve müdafinin katılmaması nedeniyle yokluklarında karar verilmesi cihetine gidilmiş olmakla, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığın Kadir kod adını kullandığına, ev abiliği, BBTM'lik ve bazıları askeri okul sınavlarına hazırlanan lise öğrencilerinin ve bu öğrencilerin kaldıkları evlerin sorumluluğunu üstlendiğine, ByLock uygulamasını kullanıp bu uygulama üzerinden haberleştiğine dair hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen tanık beyanları, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunmadan hüküm kurulması, diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu görüldüğünden, sonuca etkili bulunmamıştır.

Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli ve ... sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği belirlenmekle,

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanığın adına kayıtlı olan ve sanığın amcasının adına kayıtlı olan iki farklı GSM numarası üzerinden ByLock programının kullanıldığına dair ByLock sorgu raporları, sanığın her iki GSM hattını da kendisinin kullandığını kabul ettiğine yönelik kovuşturma aşamasındaki savunmaları, amcasının adına kayıtlı olan GSM hattını irtibat numarası olarak resmi kuruma verdiğini tespit eden tutanak, söz konusu GSM hatlarına ait CGNAT kayıtları, ByLock tespitine konu GSM hatlarından amcasının adına kayıtlı olan ancak sanığın kullandığı sabit olan GSM hattı üzerinden sanık ile ilişkilendirilmiş olan, kullanıcı adının sanığın doğduğu ilin plaka kodundan, bir dönem ikamet ettiği ilin ilk iki harfinden ve yine bu ilin plaka kodundan oluşması itibarıyla sanığa ait olduğunda kuşku bulunmayan 116866 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve bu tutanak içeriğindeki örgütsel nitelikli yazışmalar değerlendirildiğinde, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, ByLock üzerinden yaptığı yazışmalar itibarıyla örgüt hiyerarşisi içinde örgüt adına öğrencilerin takibinden sorumlu olduğu, eylemlerine örgütün operasyonel faaaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte de devam ettiği belirlenen, İlk Derece mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile sair hususların reddine, ancak;

Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, şeklindeki düzeltilerek onamayı gerektiren husus dışında hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/73 Esas, 2019/73 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2 nci fıkrasında yer alan "3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyehükmünörgütünedüzeltilerekolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınacgnatgerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim