Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17631
2023/2947
9 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve ... sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.11.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, veri inceleme raporunun müsnet suç yönünden delil kabul edilemeyeceğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın polis memuru olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan irtibatına ilişkin olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/37666 sayılı FETÖ/PDY ana davası soruşturması kapsamında incelenen 15.01.2014 tarihinde ulusal medyada yayınlanan ...'e ait 25.12.2013 tarihli bir telefon konuşmasında, ... ile konuşan kişinin bankanın likidite durumuna ilişkin bilgi vererek örgüt içerisindeki kişiler ile bu kişilerin çevrelerini bankaya yönlendirilmesi noktasında ...'den onay aldığı ve akabinde bahse konu görüşmenin medyaya Gülen'den ''Bank Asyaya para yatırın'' talimatı olarak yansıdığı bilgileri üzerine temin edilen Bank ... hesabında 2014 yılı Ocak ayında 1433 TL, 2014 yılı Şubat ayında 1527, 2014 yılı Mart ayında 1681 TL, 2014 yılı Nisan ayında 3240 TL, 2014 yılı Mayıs ayında 2862 TL para bulundurduğunun tespit edildiği,
Sanığın Bank Asyaya para yatırma eyleminin örgüte yardım kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle para yatırma eylemini örgüt liderinin çağrısı üzerine gerçekleştirmesi ve aynı zamanda bu eyleminin bankanın aktiflerini artırma amacına yönelik olması gerekmektedir. Bu bakımdan sanığın 2011 yılında hesabı açtırdığı, devam eden yıllar boyunca rutin bankacılık faaliyetini bu bankadan yaptığı, özellikle talimat dönemi olan Ocak 2014'den sonra yapılan bankacılık işlemlerinin terör örgütünü destekler mahiyette ciddi bir tasarrufunun bulunmadığı gelen kayıtlardan anlaşılmakla; sanığın Bank Asyada ki işlemleri yönünden savunmasına itibar etmek gerekmiştir.
Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 2017/68532 sayılı soruşturma dosyasında bulunan ve bir örneği dosya içerisine getirtilen ve kamu oyunda mahrem imam operasyonu olarak bilinen soruşturma kapsamında elde edilen dijital materyal içerisinde bulunan listede sanığın 17/25 Aralık 2013 sürecinden etkilenmiş olan FETÖ/PDY mensuplarının kazanılması ile ilgili bir kodlama olduğu değerlendirilmiş olan "SC" ve benzer şekilde kazanılmaya dördüncü derece yakın kişi yada kazanılması zor olan kişi olarak kodlandığı belirlenmiştir. Dosyada sanığın anılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağı olabilecek başkaca bir delil bulunmamaktadır. Örgüte ait mahrem imam arşivinde de, sanığın örgüt üyesi olarak gösterilmemiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği yönündeki şüphe giderilememiştir, nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/19 Esas 2018/1876 sayılı kararında da sanıkla benzer kodlama yapılan şahsın dijital verideki bilgilerin örgüt üyesi olduğunu göstermeyeceğinin kabul edildiği, bu durum karşısında şüpheden yararlandırılması gerektiği anlaşılmakla, açıklanan tüm bu nedenlerle sanığın anılan örgüt üyesi olduğu hususunda cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamındaki delillerin sanığın mahkumiyetine yeter derecede olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; Ankara CBS tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgütün emniyet mensuplarına ait fişlemeleri içeren ... SD kartın yapılan çözümü sonucu düzenlenen veri inceleme raporunda, sanığın 2015 yılı mart ayına kadar "..." olarak FETÖ içerisinde olup örgüt benim diyen ancak bazı zaafları olan kişiler arasında yer aldığı, 2015 Mart sonrası ise alan kodunda "SCC" olarak kodlandığı, bu kodun 17 25 aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya 3 üncü derecede yakın kişileri ifade ettiği ve aynı rapora göre sanığın 2015 Mart ayı sonrası örgüt tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına da 4 kez katıldığının belirtildiği, yine sanığın 2013 Aralık ayında 254 TL lik Bank Asyada bulunan hesabına (16.01.2014'de 1600 TL, 17.02.2014'de 2000 TL, 17.03.2014'de 1500 TL, 15.04.2014'de 3000 TL ve 15.05.2015'de 2500 TL yatırdığı, ödeme ve harcamaları haricinde bu tarihler itibari ile hesabında aylık bakiyesinin artış gösterdiği, sanığın savunmalarında tümden suçlamaları reddettiği, hata hile ve yanılgıdan da bahsetmediği anlaşılmakla müsnet suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, yukarıda açıklanan delillere göre savunması suçtan kurtulmaya yönelik olmakla savunmaya itibar edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3/1 inci maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte ve isabetli bir şekilde değerlendirilip; suçun işleniş şekli, suç işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastı dikkate alınarak temel cezanın tayininde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden tespit edilemediğinden ceza takdiren alt sınırdan belirlenmiştir.
Sanığa yüklenen suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçlarından olması nedeniyle, tespit edilen temel ceza aynı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında artırılmış, yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 62 maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(765 sayılı Kanun) sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt
üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9 242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
b) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (KOM Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun(5411 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
d) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Veri inceleme raporunda " 'SCC' ve 17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş, tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın kişi" olarak kodlanan, ... Katılım Bankası A.Ş nezdinde yapılan mutad bankacılık işlemleri dışında örgütsel faaliyeti belirlenemeyen sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olmak suretiyle müsned suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetini gerektirir kesin ve yeterli delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, ispat edilemeyen atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik hüküm
kurulması hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/317 Esas, 2019/257 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52