Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16561

Karar No

2023/2846

Karar Tarihi

9 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 15.10.2021 tarihli onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlıktan yararlanan tanıkların ve gizli tanıkların ifadesinin delil olarak kullanılamayacağına, elde edilen delillerin hukuka uygun olmadığına, ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasına, FETÖ silahlı terör örgütü mensupları arasında gizlilik esasına dayalı olarak oluşturulan ve gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programının sanık tarafından kullanılmış olması, Bank ... kayıtları, örgüt mütevellileriyle HTS kayıtları, örgüt tarafından gerçekleştirilen yurt içi ve yurt dışı gezi ve toplantılarına katılmış olması, örgütün Aydın kasası olduğu yönünde ihbar maili, gizli tanık ve etkin pişmanlık beyanları delil olarak gösterilmiştir. Sanığın hattında kurulu ByLock programına ait mübrez görüşme içerikleri incelendiğinde; sanığın ID numarasının 392027, kullanıcı adının kadir64, şifresinin kadir59(nüfusa kayıtlı bulunduğu Tekirdağ'ın plaka kodu), giriş sayısının 140, alınan mesaj sayısının 541(log), gönderilen mesaj sayısının 211(log), toplam mail sayısının 743 olduğu görülmüştür. Sanık aşamalardaki beyanlarında ByLock tespiti yapılan hattı kendisinin kullandığını ancak mezkür proğramı yüklemediğini ve kullanmadığını beyan etmiştir. Sanığın Bank ... hesabıının tespiti kapsamında ilgili bankadan celbedilen hesap dökümleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; sanığın 1997 tarihinde hesap açtırdığı, 17 25 Aralık 2013 tarihi öncesi ve sonrasında da işlemlerine devam ettiği, kredi kartı kullandığı, benzer soruşturmalar kapsamında yargılanan kişilerle arasında para tranferlerinin bulunduğu, örgüte ait kurumlardan mali müşavirlik ödemesi aldığı, örgüte ait kimse yok mu derneğine çok sayıda bağışlarda bulunduğu, bankanın desteklenmesi yönündeki örgüt liderinin talimatları sonrası çok sayıda katılım hesabı açtırdığı görülmüştür. Bankasya kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere sanığın örgüte ait Aydın İlindeki Kurumların (Dernek, okul vb.) muhasebeciliğini ve mali müşavirliğini yaptığı görülmüştür. MURAT kod adlı ve ERDAL kod adlı gizli tanıkların sanığın örgütün Aydın'daki üst düzey toplantılarına finans danışmanı olarak katılan kişiler arasında bulunduğunu beyan ettikleri görülmüştür. Mahkememizde benzer soruşturmalar kapsamında yargılaması sürdürülen ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen M.Ö.'nün mübrez beyanları ile de sabit olduğu üzere sanığın İzmir iline tayin olmadan önce Aydın'daki örgüte ait bütün derneklerin muhasebe işlerini yürüttüğünü beyan ettiği görülmüştür. 23.02.2016 tarihinde Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne internet üzerinden açık kimliği tespit edilemeyen C.A. isimli kişiden gelen e mail içeriğiyle de sanığın İzmir İline gidinceye kadar örgütün Aydın kasası olduğunu, sanığın İzmire gitmesinden sonra S.S. isimli kişinin bu göreve getirildiğinin bildirildiği görülmüştür.

Tüm bu veriler çerçevesinde; sanığın, sadece FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını adına kayıtlı hat üzerinden görüşme içerikleri, BTK'dan celbedilen ana server erişim kayıtları ve yine emniyet müdürlüğünün çok yönlü analiz raporu ile sabit olduğu şekilde kullanması, sanığa ait bankasya hesap hareketleri ve bu hesap üzerinde yaptırılan bilirkişi raporu içeriği, gizli tanık ve etkin pişmalıkta bulunan kişilerin beyanları, sanığın otel konaklama ve yurt dışı giriş çıkış kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle silahlı terör örgütü suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, eyleminin TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddeleri kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinde CMK'nın 196/4 üncü maddesi gereğince zorunluluk sebebinin ne olduğu belirtilmeksizin duruşma tarihlerinde Tekirdağ 1. nolu Kapalı Ceza înfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanığın yargılamanın yapıldığı Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi huzuruna bizzat getirilmeksizin, sesli ve görüntülü iletişim sistemi (SEGBİS) vasıtası ile bulunduğu kurumdan mahkeme ile bağlantı sağlanmak sureti ile sanığın savunmasının alındığı ve son sözlerinin alındığı celseye de aynı şekilde Segbis sistemi ile sanığın katılımının sağlanarak yargılamanın bitirildiği görülmüş ise de, sanığın mensubu olduğu gerekçesi ile yargılandığı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sonrasında, çok sayıda örgüt mensubunun tutuklanmış olması, bu kapsamda yargılaması tutuklu olarak sürdürülen örgüt mensubu sayısının son derece fazla olması, bu suç kapsamında tutukluların kurum kapasitesi ve kurum güvenliği gibi zorunlu sebeplerle ülkenin farklı yerlerdeki Ceza İnfaz Kurumlarına dağıtılmış olması, aynı suç kapsamında ülke genelinde yargılandıkları mahkemelerin bulunduğu ilin mülki sınırları dışındaki Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu sayısının son derece fazla olması nedeni ile, gerek sayıları binlerle ifade edilen bu tutukluların aynı anda farklı illerdeki mahkemelerin huzuruna götürülmesindeki fiili zorluk, gerekse, bu durumun ortaya çıkaracağı güvenlik zaafıyeti dikkate alındığında, yargılamanın yapıldığı mahkemeden farklı il sınırlarındaki Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanıkların duruşmalarda SEGBİS sistemi ile hazır edilmesinde yasanın belirttiği şekilde zorunluluk şartları bulunduğu değerlendirilmekle, bu hususta mahkemenin uygulamasında yasa ihlali görülmemiştir. Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden, 1/9 oranında indirim uygulandığında, 7 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 6 yıl 16 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de; aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir. sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

  1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

  2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.

  3. BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

  4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 392027 ID numarası ile üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan ve silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de talimatlı işlemler yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/2449 Esas, 2019/118 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza

Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyehükmünörgütüneolmatemyizisteminintevdiinekararınsegbissilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddimuraterdal

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim