Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/2476
2023/2831
9 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde;
Kasten öldürme, kasten yaralama, mala zarar verme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından verilen kararlara yönelik Maliye Hazinesi vekilinin temyiz istemi bakımından, anılan suçların niteliği itibariyle Maliye Hazinesinin doğrudan zarar görmemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gibi, sanığa atılı kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından verilen “Karar verilmesine yer olmadığına” dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmayıp mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde her zaman hüküm kurulabileceği, ayrıca mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen karara yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri bakımından, anılan suçtan verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen kararlara yönelik Maliye Hazinesi ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri bakımından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- .... Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Sıfatıyla), 30.09.2019 tarihli ve 2019/148 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;
(a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba,
(b) Mağdurlar ... ve ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bendleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (2 kez) 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
(c) En az bir kişiye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bendleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
(d) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ile ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
(e) Kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
(f) Kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından, ayrı ayrı karar verilmesine yer olmadığına,
(g) Mala zarar verme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2020 tarihli ve 2019/203 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
(a) Kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında hüküm niteliğinde olmadığından iadesine,
(b) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, mağdurlar ... ve ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
(c) Mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
(d) En az bir kişiye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşmasız yapılan incelemede "sanığın anılan suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğinden, hükmün (D) ve (F) bendlerinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkartılarak yerine 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair hüküm fıkralarının eklenmesi gerektiği" belirtilerek, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.04.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; teşhis beyanlarının usule aykırı olduğuna, ifade alınmasında yasak usullerin uygulandığına, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına ilişkin vahim eylemin ortaya konulamadığına, kasten öldürmeye teşebbüs ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulmasına ilişkin kabule esas ikrar içeren beyanların işkence yoluyla alındığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
-
Maliye Hazinesi vekilinin temyiz istemleri özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında atılı tüm suçlardan cezalandırılması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçuna İlişkin
Suça sürüklenen çocuğun PKK/KCK silahlı terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG H / YPS üyesi olduğu, ...ili Nusaybin ilçe merkezinde terör örgütünün sözde öz yönetim ilanı kapsamında başlattığı şiddet eylemleri sırasında bu eylemlere örgütün sorumlu düzeyde üyelerinin emir ve talimatları doğrultusunda ikamet ettiği Adana ilinden aktif olarak katıldığı, Brüsk kod adıyla faaliyet göstererek sokağa çıkma yasağı içerisinde .... Mahallelerindeki hendek kazma, barikat yapma, mayın/patlayıcı madde yerleştirme infilak ettirme, hendek ve barikatlarda görev alma, güvenlik güçlerinin mahallelere girmesini engellemek amacıyla hendek ve barikatlarda uzun namlulu silahla nöbet tutma, güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırılara katılma gibi amaç suç yönünden elverişli/vahim olduğunda kuşku bulunmayan eylemlere iştirak ettiği, olay tutanaklarına göre de suça sürüklenen çocuğun eylemlerini gerçekleştirdiği Yenişehir ve Dicle Mahallelerinde 14.03.2016 ve 26.05.2016 tarihleri arasında, hendek kazma, barikat yapma, mayın ve patlayıcı madde döşenmesi ve uzun namlulu silahlarla çok sayıda saldırı eylemlerinin vuku bulduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin bizzat 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek ve vahamet arz eder nitelikte olduğu kabul edilip, anılan suçtan cezalandırılmasına karar verilerek kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
- Mağdurlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme Suçuna İlişkin
Suça sürüklenen çocuğun Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak içerisinde mağdurlar ... (uzman çavuş) ve ...'ın (başkomiser) kepçe ile terör örgütü mensupları tarafından daha önce açılmış hendek ve barikatlara müdahale ettikleri esnada Cilo Kod isimli örgüt mensubunun yerleştirdiği kablo düzenekli el yapımı patlayıcıyı patlatarak mağdurların yaralanmasına neden olduğu, eylemini gerçekleştirme şekli ve kastı birlikte nazara alındığında eyleminin öldürmeye yönelik olduğu kabul edilip, iki kez nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
- Kamu Malına Zarar Verme Suçuna İlişkin
Suça sürüklenen çocuğun örgütsel faaliyet gösterdiği Yenişehir ve Dicle Mahallelerinde hendek kazma, barikat kurma ve kamu binalarını siper olarak kullanma suretiyle kamu malına zarar verdiği kabul edilip, kamu malına zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
- Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma ile Mağdurlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme Suçlarına İlişkin
Suça sürüklenen çocuk ...'ın ...ili Nusaybin ilçe merkezinde terör örgütünün sözde öz yönetim ilanı kapsamında başlattığı şiddet eylemlerine katılmak amacıyla ikamet ettiği Adana ilinden gelerek aktif olarak katıldığı, Brüsk kod adıyla faaliyet gösterdiği, ...Valiliğince en son 13.03.2016 tarihinde başlatılan sokağa çıkma yasağı içerisinde Yenişehir ve Dicle Mahallelerinde hendek kazma, barikat yapma, mayın/patlayıcı madde yerleştirme infilak ettirme, hendek ve barikatlarda görev alma, güvenlik güçlerinin mahallelere girmesini engellemek amacıyla hendek ve barikatlarda uzun namlulu silahla nöbet tutma, güvenlik güçlerine yönelik silahlı çatışmaya girme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin vahamet arzeden nitelikte bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde yazılı devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu ile bu suçla birlikte güvenlik görevlilerinin yaralanması ve şehit edilmeleri ile sonuçlanan araç suçlardan da cezalandırılması gerektiği, bu bağlamda olay tarihinde Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak içerisinde mağdurlar uzman çavuş ... ve başkomiser ...'ın kepçe ile bölücü terör örgütü mensupları tarafından daha önce açılmış hendeklere müdahale ettikleri esnada suça sürüklenen çocuk ...'ın, Cilo (K) isimli örgüt mensubunun yerleştirdiği kablo düzenekli el yapımı patlayıcıyı patlattığı ve mağdurlarının yaralandığının olay tutanakları ve dosya kapsamından belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun eylemini gerçekleştirme şekli ve kastı birlikte nazara alındığında eyleminin adam öldürmeye yönelik olduğu ve suça sürüklenen çocuğun iki kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasının yerinde olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
- Kamu Malına Zarar Verme Suçuna İlişkin
Tanık S.T.'nin soruşturma aşamasında alınan "Brüsk Kod ... ve Cilo Kod örgüt mensuplarının birlikte gerçekleştirdikleri Alika (Yenişehir) Mahallesi Yavuz Selim Sokak içerisinde yasak başladıktan 20 25 ... sonra beyaz renkli paletli zırhlı kepçeyi Cilo Kod örgüt mensubunun yerleştirdiği kablolu düzenekli EYP'yi araç çalışma yaparken Brusk Kod ... Cilo kodun talimatıyla patlattı. Bu eylemde bir polis memurunun öldüğünü biliyorum." şeklindeki beyanı ve bu beyanlarla örtüşen Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğünün 24.03.2016 tarihli olay tutanağına göre, olay tarihinde Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak içerisinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından daha önce açılmış hendeklere zırhlı kepçe yardımıyla müdahale ettikleri esnada suça sürüklenen çocuk ...'ın, Cilo (K) isimli örgüt mensubunun yerleştirdiği kablo düzenekli el yapımı patlayıcıyı patlattığı, bunun neticesinde mağdurlar ... ve uzman çavuş ...'nin yaralandıklarının tutanak altına alındığı olayda, şiddetli patlamanın etkisiyle çukura saplanıp kurtarılamayan HMK 300 marka zırhlı Ekskavatöra (hendek kapatma ve barikat yıkma faaliyetlerinde kullanılan iş makinesi) karşı kamu malına zarar verme suçu gerçekleşmiş ise de 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği bu suçtan ceza verilemeyeceği, ayrıca suça sürüklenen çocuğun diğer eylmeleri ile gerçekleştirdiği iddia edilen kamu malına zarar verme olayı ile ilgili olarak dosya içerisinde atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilerek o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf taleplerinin yerinde görüldüğü,
Bu hukuka aykırılığın olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararındaki "F" bendinin tamamen hükümden çıkartılıp yerine;
"1 Suça sürüklenen çocuğun, somut olarak belirlenemeyen maktül/mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs ile kamu malına zarar verme suçlarından CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE,
2 Suça sürüklenen çocuk beraat ettiğinden bu suçlar bakımından yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
3 5320 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,"
İbarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ... Vekilinin Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, Nitelikli Öldürmeye Teşebbüs Etme ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden; Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
-
Maliye Hazinesi vekilinin kasten öldürme, kasten yaralama, mala zarar verme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden; anılan suçların niteliği itibariyle Maliye Hazinesinin doğrudan zarar görmemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gibi, sanığa atılı kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından verilen “Karar verilmesine yer olmadığına” dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmayıp mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde her zaman hüküm kurulabileceği, ayrıca mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının temyiz edilemeyeceğine” ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlendiğinden, Tebliğname'de esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
-
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğine” ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlendiğinden, Tebliğname'de esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma ile Mağdurlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren bir çok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve benzer dosyalardan anlaşılması karşısında;
Tüm dosya kapsamına göre somut olayda; PKK silahlı terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG H bünyesinde faaliyet gösterdiği, örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında ...ili Nusaybin ilçe merkezinde başlattığı şiddet eylemlerine katılmak amacıyla ikamet ettiği Adana ilinden gelerek katılım sağladığı, örgütsel kod adı kulllandığı, örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında güvenlik güçlerinin müdahalesine karşı kurulan hendek ve barikat yapım çalışmalarında yer alıp, bu hendek ve barikatlarda kalaşnikof silah ile nöbet tuttuğu, mağdurlar başkomiser Ahmet Yılmaz ve uzman çavuş ...'nin Yenişehir Mahallesi Yavuz Selim Sokak içerisinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından daha önce açılmış hendeklere zırhlı kepçe yardımıyla müdahale ettikleri esnada Cilo (Kod) isimli örgüt mensubunun yerleştirdiği kablo düzenekli el yapımı patlayıcıyı patlatarak yaralanmalarına neden olduğu tespit edilen sanığın eylemlerinin vahamet arz eder nitelikte bulunduğunun anlaşılması karşısında, mağdur sayısınca nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesinde hukuki isabetsizlik görülmemekle;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip suça sürüklenen çocuğun üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarının vasıfları tayin edilmiş, sübutları kabul edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan ... Hazinesinin Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmeyen Maliye Hazinesinin, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi uyarınca kamu malına zarar verme suçuna yönelik olarak katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören olduğu, davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu kabul edilerek, hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan Maliye Hazinesinin aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan suç bakımından davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasına yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırıp, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Katılan ... Vekilinin Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, Nitelikli Öldürmeye Teşebbüs Etme ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden; Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Maliye Hazinesi, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma ile Mağdurlar ... ve ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2020 tarihli ve 2019/203 Esas, 2020/50 sayılı Kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
C. Katılan ... Hazinesinin Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2020 tarihli ve 2019/203 Esas, 2020/50 sayılı Kararının, gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, onama ilamına ilişkin infaz işlemlerinin gereği için kararın bir örneğinin ...4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52