Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20477
2023/2792
8 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2018/1005 Esas, 2020/457 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/556 2021/1478 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, ByLock kullanmadığı ve delillerin yanlış değerlendirildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından genellikle kullanıldığı anlaşılan ByLock isimli gizli haberleşme programını telefonuna yükleyip kullanılmış olması, bu program üzerinden diğer örgüt üyeleri ile örgütsel nitelikte görüşmeler yapması, tanık beyanlarından askeri personelden sorumlu olarak örgüt içerisinde "öğretmen" konumunda görev yaptığının anlaşılması, gerçekleştirdiği toplantılarda örgüt liderinin kitaplarını okuyup örgüt liderinin CD'lerini sorumlu olduğu askeri personele izlettirmesi, gerçek isminin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla "İhsan ve Tahsin" kod adlarını kullandığının anlaşılması, tanık K.B.'nin beyanından da anlaşılacağı üzere hukuka aykırı bir şekilde 2010 KPSS soru ve cevaplarını sınav öncesinde ele geçirmesi, 2010 KPSS eğitim bilimleri testinde (119) doğru cevap yapmasına rağmen tekrar edilen eğitim bilimleri sınavına girmemiş olması dikkate alındığında, sanığın örgütün üyesi sıfatıyla ve örgüt üyeliğinden kaynaklanan hiyerarşi içerisinde hareket ettiği, bu şekilde örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek üzere harekete geçen ve ancak "adanmış" bir örgüt mensubunca yapılabilecek bir yöntem ve üslupla, hukuka açıkça aykırı bir zeminde bulunduğunu bilip önceden tasarlanmış, amaç ve örgütsel faaliyetleri yönünden bilinçli olarak usulsüz bir şekilde mahrem yapı içerisinde görev yapıp, örgütsel nitelikte yapılan toplantılarda askeri personele sohbet veren, ByLock isimli şifreli haberleşme programını kullanan, askeri personel olarak görev yapan örgüt üyelerini arayıp görüşmeye çağıran, hukuka aykırı şekilde 2010 KPSS soru ve cevaplarını sınav öncesinde ele geçirip ezberlediği cevaplar ile sınavda yüksek doğru cevap sayılarına ulaşan, örgütün faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için sorumlu olduğu askeri personelden himmet adı altında para toplayan ve örgüt içerisinde öğretmen sıfatıyla görev yapan sanığın, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmesine hizmet ettiği, örgütün amacını benimseyip hiyerarşik yapısına dâhil olduğu, bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, örgüt ile organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi dâhilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olduğu hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde mahkememizce sabit görülmüş, sanık ... müdafii her ne kadar sanığın örgüt üyesi olmadığını savunmuş iseler de yukarıda ayrıntılı açıklanan deliller mahkememizce suçun sübutuna yeterli görüldüğünden bu savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olduğu hiç bir duraksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde sübuta ermekle, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1 a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde askeri mahrem yapılamasında öğretmen vasfında yer aldığı, kod ismi kullandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 20/09/2021 tarihli ve 2021/556 2021/1478 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:08:33