Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8641

Karar No

2023/2693

Karar Tarihi

3 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/73 Esas, 2018/331 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerk yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2 ve 220/7 İnci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/142 Esas, 2018/142 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.07.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin delil bulunmadığına, mit raporlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğine, Bank ...'nın TMSF'ye devrinden sonra dahi sanığın para yatırması ve hesap hareketlerinin rutin kullanımdan ibaret olması sebebiyle Bank ... hesabının delil olarak değerlendirilemeyeceğine, tanık ifadelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine, somut olayda suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık adına açılan bank ... hesabının sanığın eşi tarafından yönetildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sendika üyeliğinin suçun unsuru olarak kabul edilemeyeceğine ve sair unsurlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... yönünden;

Şüpheli ...'nin üzerine kayıtlı olan ve kullandığı beyan ettiği 0544 (...) (..) (..) numaralı hatta ByLock kullandığı tespit edilmiş, sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığı hususu ve sanığın savunmalarının denetlenebilmesi açısından bu telefon numarasına ait HTS kayıtları dosya arasına getirilmiş, sanığın ilk tespit tarihi ve sonrası itibariyle HTS kayıtlarının ByLock tespit tutanağını doğruladığı görülmüştür. Sanığa ait CGNAT kayıtları da dosyaya getirtilmiş ve sanığın 790 sinyalinin bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın ByLock programını kullandığı sonucuna varılmıştır.

Sanığın Bank ... kayıtları incelendiğinde 17 25/Arahlık/2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin çağrıları sonucunda yukarıda Bank ... ile ilgili yapılan açıklamalar ışığında örgüte destek olmak amacıyla 20.02.2014 tarihinde hesap açtığı ve 1847,17 TL para yatırdığı, sanıkla ilgili diğer deliller değerlendirildiğinde sanığın örgütsel saikle emir ve talimatlar doğrultusunda bu işlemi gerçekleştirdiği, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sonucuna varılmıştır.

... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen B.P.'e ait 09.08.2018 tarihli şüpheli ifade tutanağı ile fotoğraftan teşhis tutanağı incelenmiş, beyanları sanık ile ilgili bölümler içermesi nedeniyle tanık olarak dinlenilmesine karar verilmiştir. Tanık özetle sanığın kendisi gibi asker kişilerle ilgilendiğini, "Kudret" kod adını kullandığını, 4 yıl boyunca kendisi ile ilgilendiğini, sabit hatlardan kendisini aradığını ve buluştuklarını, buluşmalarda sanığın sohbetler verdiğini, ... videoları izlettiğini beyan etmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, özellikle yukarıda ayrıntılı açıklamaları yapılan deliller değerlendirildiğinde sanığın ByLock programının kullanıcısı olduğu, ByLock delili diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın münhasıran örgüt üyelerinin kullanmış olduğu bu programı örgütsel amaç ve saiklerle kullandığı, sanığın Bank Asyada yine örgütsel talimatlar doğrultusunda hesap açtığı ve bu hesaba 17/25 Aralık sürecinden sonra para yatırdığı, sanık hakkında beyanda bulunan B.P.'in tanık sıfatıyla mahkememize vermiş olduğu beyanlar incelendiğinde, sanığın örgüt içerisinde aktif şekilde görev aldığı ve askeri personellerle ilgilenecek düzeyde mahrem nitelikte bulunduğu, bu suretle örgüt hiyerarşisi içerisinde rol aldığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmış, sanığın üzerine atılı suçu işlediği süreçteki eylem çeşitliliği ve örgüt içerisinde askeri personelllerle ilgilenmek gibi önemli görevi üstlenmiş olması nedeniyle kasta bağlı kusurunun ağır olduğu değerlendirilmiş ve sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın bilgi düzeyi, eğitim seviyesi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programını kullanması ve en önemlisi örgüt içerisinde yapmış olduğu faaliyetlerin mahiyetleri itibarıyla örgütün nihai amacını bilen ve bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu, bu yapıyla dini saiklerle irtibat kurduğuna dair bir savunması da olmadığı anlaşıldığından, sanığın TCK'nın 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinden faydalanamayacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Sanık ... yönünden;

Örgüt üyesi olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne yardım etmek mümkün olup bunun için örgütün varlığını bilip hiyerarşik yapıya dahil olmamak gerekmektedir. Sanığın tecrübesi, eğitim durumu, sendika üyeliği, eşinin hukuki durumu gibi hususlar dikkate alındığında, sanığın bu örgütün varlığından haberdar olduğu, sanığın hesabını eşinin yönettiğine yönelik savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sonucuna varılmıştır. Kaldı ki hesap sahibi kendisi olduğundan bu hesapta eşi tarafından yapılan tasarrufların bilgisi ve onayı dahilide olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu durumda sanığın bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair yeterli delil olmamakla birlikte, 17.02.2014 tarihinde Bank ... hesabına toplam 20.000 TL para yatırdığı, sanığın özellikle örgüt lideri ve etkili üyelerinin (Hakan Şükür gibi) çağrıları ile uyumlu olacak bir şekilde para yatırdığı, yukarıda sayılan sosyal konumu ve geçmişi karşısında sanığın bu eyleminin Bank Asyaya destek olunması çağrısına olumlu cevap verilmesi mahiyetinde olduğu ve yukarıda belirtilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1862 Esas, 2017/5796 sayılı Kararında da zikredildiği gibi bu eylemin suç oluşturmamasına rağmen örgüt liderinin çağrısı ile uyumlu olacak şekilde amaca hizmet eden bir eylem niteliğinde olması nedeniyle sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etmek suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış, sanık hakkında TCK'nın 220/7 inci maddesi tatbik edilmiş ve silahlı terör örgütü üyeliğinden verilen ceza anılan madde gereğince indirildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık ... yönünden;

Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,

Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanık ile ilgili ByLock tespit değerlendirme raporu beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

Sanığın dosya kapsamına yansıyan örgütsel faaliyet ve konumu nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ve 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen, bank ... hesabı bulunan ve örgütün talimatı doğrultusunda hesap hareketleri bulunan, kod adı kullanan, sohbet hocalığı yapıp himmet toplayan ve örgüt içerisinde asker şahıslardan sorumlu mahrem imam olarak faaliyet yürüten sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, ve TCK'nın 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık ... yönünden;

Suç tarihinin yardımın yapıldığı son tarih olan "02.01.2015" tarihi olarak yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, bank ... hesabı bulunan ve örgütün talimatı doğrultusunda hesap hareketleri bulunan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen

temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/142 Esas, 2018/142 sayılı Kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçreddineistemlerininhükmümlerintemyiztevdiinekararınhukukîolgularonanmasınacgnatgerekçesebepleriesastanfetöpdyreddiincelenen

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:11:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim