Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/23795

Karar No

2023/266

Karar Tarihi

24 Ocak 2023

T. C.

Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1395 E., 2021/16 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2017/159 Esas, 2019/248 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2019/1395 Esas, 2021/16 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 2802 sayılı Kanun'da öngörülen özel soruşturma usulüne ve 5271 sayılı Kanun'a aykırı davranıldığına, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğine, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, müsnet suç açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına, verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ceza miktarının fazlalığına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

"Yukarıda izah edilen açıklamalar ışığında ve tüm dosya kapsamı itibariyle ... hakimi olarak görev yaptığı sırada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı sebebi ile Hakimler Savcılar Kurulu'nun 16.07.2016 tarih ve 357 sayılı kararı ile görevden uzaklaştırıldığı, HSK Genel Kurulu'nun 24.08.2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile meslekten ihraç edildiği ve meslekten ihaç kararının 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılan sanık ...'nın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi ve mensuplarının büyük bir gizlilik içerisinde kullandığı BYLOCK isimli kriptolu haberleşme programını adına kayıtlı ve fiilen kullanımında olan GSM hatları üzerinden yoğun olarak kullandığı, yukarıda açıklandığı üzere örgüte sempati boyutunu aşar nitelikte dijital materyallerinde örgütsel hususların tespit edildiği, örgüt üyesi olarak bilindiği, örgütün yargı yapılanmasında iş bölümü hususunda yapılan çalışmalar neticesinde kura çektiği taşrada çalışmadan bakanlık ... teşkilatında görevlendirildiği, örgütle irtibat ve iltisakına dair şüphenin bulunmadığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu, örgütün talimatlarına uygun hareket ettiği, bu bağlamda örgütün talimat ve yönlendirmesi ile yurt dışı dil eğitimine gönderildiği ve doktora yaptırıldığı, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında yapılan UYAP ve teftiş çalışmalarında devlet kurumları arasında ayrım yaptığı, güvenlik soruşturmaları için sorgulama ekranlarının UYAP üzerinden Milli İstihbarat Teşkilatı ile paylaşılması konusunda farklı sebeplerle yönlendirmeler ile örgüt lehine geciktirmeler yaptığı, sanığın örgütsel saikle hareket ederek Avrupa Hakimler Derneği'nden yardım aldığı, aldığı yardımı açıkça saklamak için istediği, sanığın yukarıda detaylı olarak açıklanan örgüt üye ve yöneticilerinin saklandığı gaybubet evinde yakalandığı, sanığın hakimlik mesleği döneminde örgütle bağını koparmadığı ve örgütle irtibatını devam ettirdiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyeliği açısından aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğu, böylece sanığın üzerine atılı ve sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca ceza belirlenirken TCK'nın 61. maddesi uyarınca eylemleri dikkate alındığında kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Sanığın sabıkasız oluşu, sosyal ilişkileri ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hakkında TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümleri uygulanmış, sanık hakkında belirlenen hapis cezasının miktarı itibariyle yasal koşulları oluşmadığından TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri, TCK'nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırıma çevirme hükümleri ile CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır. Sanığa verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK'nın 53/1 maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiş, yine sanığın savunmasında üzerine atılı suçla ilişkilendirilen eylemleri ve suçu kabul etmemiş olması ve örgüt hakkında herhangi bir bilgi vermemiş olması karşısında yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış olup tüm bu açıklanan gerekçelerle sanığın mahkumiyetine" karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

a) Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle (...) (...) 9130 numaralı hattın ve bu hatta yüklenerek kullanılan ByLock'un gerçek kullanıcısının sanık olup olmadığının şüpheye yer verilmeyecek şekilde tespit edilmeden ve (...) (...) 9140 numaralı hatta ilişkin bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

b) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.06.2021 tarihli ve 2020/159 Esas, 2021/252 sayılı kararında açıklandığı üzere; Hâkim ve savcılarla ilgili olarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 82 ve müteakip maddelerine göre "görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlardan dolayı" soruşturma yapılması izne bağlanmış, aynı Yasa'nın 90. maddesi gereğince birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar için Yargıtayın ilgili ceza dairesi, birinci sınıfa ayrılmayan hâkim ve savcılar için de bağlı bulundukları yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesi kovuşturma mercisi olarak belirlenmiştir. Hâkim ve savcıların kişisel suçları ile ilgili soruşturma, görev yerlerine en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılır. Bu suçlar yönünden kovuşturma mercisi aynı yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesidir. (2802 sayılı Kanun'un 93. maddesi). Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren suçüstü hâlinde ise soruşturma genel hükümlere göre bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından yapılacaktır. (Aynı Yasa'nın 94. maddesi) Hâkim ve savcıların görev suçları yanında görev sırasında işledikleri suçlar yönünden de özel soruşturma usulü benimsenmiştir. Ancak bu kuralın iki istisnası bulunmaktadır: ağır cezalık suçüstü hâli ve Türk Ceza Kanunu'nun 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. maddelerinde yer alan suçların işlendiği iddiasıyla yapılan soruşturmalardır. (CMK'nın 161/8. maddesi)

Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğine; sanığın görev suçu olmayan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı nazara alınarak, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen özel soruşturma usulüne ve 5271 sayılı Kanun'a aykırı davranılmadığı anlaşılmakla, incelenen hükümde bu yönden hukuka aykırılık saptanmamıştır.

c) Örgütün gizlilik kurallarına riayet ederek gaybubet evinde yakalanan sanığın; dosya içerisinde bulunan tanık beyanları ve dijital inceleme raporlarına göre anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.01.2021 tarihli ve 2019/1395 Esas, 2021/16 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıbylockhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim