Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15779
2023/2551
2 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/347 Esas, 2019/160 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
.... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/784 Esas, 2019/687 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
4.Sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına,
5.Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bildiği her şeyi anlattığına,
6.Sanığın kendiliğinden teslim olması sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine,
- Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adına kayıtlı olan 0507 (...) (..) (..) nolu hat üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu ByLock programını kullandığının ve iletişimin tespiti veri inceleme raporuna göre 03.09.2014 15.02.2016 tarihleri arasında 157.640 defa ByLock programına erişim sağladığının tespit edildiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağından da anlaşılacağı üzere sanığın ByLock programını "ID:133177, Kullanıcı Adı:ekmeldil, adı:ekmeldil" olacak şekilde kullandığı, ByLock programında S.T.K. isimli kullanıcının sanığı "..." şeklinde eklediği, HTS analiz raporuna göre sanığın ByLock kullandığı tespit edilen hattı fiilen kullandığının tespit edildiği, tanık A.K.'nin beyanlarında özetle İ.B.'nin evinde verilen sohbete katıldığını, sanıkla da burada tanıştıklarını, sanığın burada sohbet verdiğini, ayrıca bir kere de Samsun'a sanığın evine sohbete gittiğini, sanığın sohbette güzel şeyler anlattığını ve bunları kendilerine göndermek için sohbete katılanlara eagle isimli programı yüklediğini, bu program üzerinden düzenli yapılması gereken dualar, arkadaş ziyareti gerçekleştirmesi ve gidilen kişilerle ilgili kendisine bilgi verilmesi vb şekilde mesajlar gönderdiğini beyan ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan S.Y. beyanlarında özetle 2016 yılı Nisan ayı içerisinde İ.B. isimli kişinin Tokat ili merkezde bulunan evinde sohbet düzenlendiğini, sanığın sohbet için Samsun'dan geldiğini ve sohbetlerin devam etmesi yönünde telkinde bulunduğunu beyan ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan H.Y. beyanlarında özetle sanığın Samsun'da bulunan Karadeniz Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği sorumlusu olması hasebiyle tanıdığını, sanıkla ByLock programı üzerinden gezi organizasyonu ile ilgili görüşmeler yaptığını ancak yüz yüze görüşmediklerini beyan ettiği, sanık hakkında beyanda bulunan E.Ç. beyanlarında özetle sanığın öğretmenlere sohbet adı altında toplantılar düzenlediğini beyan ettiği, tanık A.E. beyanlarında özetle İ.B. isimli kişinin Tokat ili merkezde bulunan evinde sohbet düzenlendiğini, sanığın Samsun'dan gelerek sohbete katıldığını, sanığın Samsun'dan gelen üç kişilik grup içerisinde yer aldığını, bu kişilerin sohbette ByLock programını tanıttığını ve kabul eden kişilere yüklediğini beyan ettiği, tanık İ.B. 22.01.2017 tarihli soruşturma aşamasındaki beyanlarında özetle kendisinin 2015 yılı içerisinde Tokat ilinde bulunan evinde sohbet düzenlendiğini, sohbete sanığın Samsun'dan gelerek katıldığını, sanığın yapı içerisinde Samsun ili Milli Eğitim Bakanlığı İl Sorumlusu olarak faaliyet gösterdiğini, sanığın evde düzenlenen toplantıda eagle isimli programı toplantıya katılanların telefonuna kurduğunu duyduğunu ancak kimlerin telefonuna kurduğunu bilmediğini beyan ettiği, Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/514 Tal sayılı dosyada talimat yoluyla alınan 19.12.2018 tarihli beyanlarında özetle sanığı 2013 yılında Ankara'da TESED'de birkaç kez gördüğünü, sonrasında 2015 yılında evinde yapılan sohbete katıldığını, ancak kendisinin davet etmediğini, ne amaçla kiminle geldiğini bilmediğini beyan ettiği, tanığın beyanlarındaki çelişki üzerine yapılan değerlendirmede talimat yoluyla alınan beyanları hayatın olağan akışına uygun olmadığından tanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarına mahkememizce itibar edildiği, ByLock yazışmaları içeriği ve sanık hakkında beyanda bulunan şahısların beyanlarının birbirleriyle uyumlu yer ve zaman bakımından tutarlı olduğuna mahkememizce kanaat getirilmesi karşısında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katılıp hiyerarşisine girdiği, örgüt içerisinde öğretmen sorumlusu olarak aktif görev aldığı, sohbetler verdiği ve örgütsel programları katılan kişilere yüklediği, bu şekilde sanığın yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri birlikte değerlendirildiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sanık aşamalardaki beyanlarında ByLock programını kullandığını kabul etmekle birlikte 24.01.2017 tarihli ifadesinde vermiş olduğu beyanlarında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek samimi şekilde örgüt içerisinde yer alan kişilerle ilgili kısmi beyanlarda bulunduğu, mahkememizin 20.11.2018 tarihli duruşmasında da bu beyanlarını tekrar etmekle ByLock programındaki kişilerle alakalı da bildiklerini anlatacağını ve eksik kalan hususlarla alakalı beyanda bulunacağını beyan ettiği; ancak sonrasında herhangi bir beyanda bulunmadığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı muhteviyatı, sanığın örgütün kurumlarında aktif olarak çalışması, öğretmen sorumlusu olarak görev alması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ByLock programını kullandığını beyan etmesine rağmen ByLock programında ekli kişiler hakkında bilgi vermemesi, örgüt içerisindeki konumu ile ilgili bilgiler vermemesi, 24.01.2017 tarihli ifadesinde verdiği bilgilerin kapsamı ve bilgilerin örgütün çözülmesine yaptığı katkının düzeyi gözönünde bulundurularak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda takdiren 1/2 oranında indirim yapılmıştır. Sanığa ait Bank ... hesap hareketleri ve buna ilişkin alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; sanık 28.01.2014 tarihinde 5.175,90 TL, 20.06.2014 tarihinde 3.470,69 TL, 24.11.2014 tarihinde 2.602,03 TL tutarında katılım hesapları açtırmışsa da; sanığın 17.11.2005 tarihinde hesap açılışının olduğu, hesap hareketlerinin Bank Asyanın TMSF'ye devrinden sonra da 05.11.2015 tarihine kadar devam ettiği, yine sanığın Bank Asyanın TMSF'ye devrinden sonra olacak şekilde 19.08.2015 tarihinde katılım hesabı açtırdığı, durum karşısında sanığın talimatla hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanaat oluşmadığından bu husus hükme esas alınmayarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, sanığın savunmasına ve tanıkların soruşturma aşamasında müdafi huzurundaki beyanlarına göre, sanığın meb il yapılanması sorumlusu olduğuna dair tanık beyanlarının bulunması, ByLock iletişim sistemini yoğun bir şekilde kullanan sanığın ByLock listesindeki kişiler hakkında bilgi vereceğinin beyan etmesine rağmen bu hususta bilgi vermemesi ve sadece bir kişiyi teşhis etmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın konumu ile uyumlu bilgi vermediği, tanık beyanlarında belirtilen hususları inkar ettiği ve örgüt içindeki görevini kabul etmediği anlaşıldığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini şartlarının oluşmadığı anlaşılmış ancak sanık hakkında aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Bu itibarla, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt içerisinde meb il yapılanması öğretmen sorumlusu olarak aktif görev alan, sohbet veren ve örgütsel programları sohbetlere katılan kişilere yükleyen, örgüt mensupları tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına katılan, örgüte müzahir kurumlarda çalışan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/784 Esas, 2019/687 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07