Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/3432

Karar No

2023/2486

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2017/154 Esas, 2017/111 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 63 üncü

maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

  1. .... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.09.2017 tarihli ve 2017/2160 Esas, 2017/2177 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli ve 2017/3958 Esas, 2018/4907 sayılı kararı ile,

1 Dosya kapsamına göre; tanık N. U.'nun beyanlarında adı geçen kişilerin, özellikle iddianamede bahsi geçen ve sanık hakkında aleyhe beyanları bulunan ....'nin soruşturmalarının akıbetinin araştırılarak, A. T. S. de dahil olmak üzere ilgili kişilerin sanık ... hakkında beyanda bulunup bulunmadıklarının tespiti ile, varsa vermiş oldukları tüm aşamalardaki beyanlarının dosya içine getirtilmesi, ayrıca gerek görülmesi halinde sanık hakkında beyanda bulunan ilgili kişilerin yeniden dinlenilmesiyle sanığın örgütteki konumunun ve faaliyetlerinin neler olduğunun detaylı şekilde açıklattırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

2 Kabul ve uygulamaya göre de;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "17.08.2016" tarihi yerine ''11.08.2016'' olarak yazılması;

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

  1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/268 Esas, 2019/1919 sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.09.2020 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

  1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;

  2. Sanığın sendika üyeliğinin yasal olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine;

  3. Sanığın dernek üyeliğinin Anayasal hak olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine;

  4. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına;

  5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın savunmaları, tanık beyanı, Yargıtay bozma ilamı sonrası dosya içerisine alınan sanık hakkında beyanları bulunan Ö. U., N. U. ve A. T. S.'nin beyanları ile dosya kapsamındaki diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın Uşak Devlet Hastanesi Psikiyatri bölümünde hemşire olarak görev yaparken KHK ile meslekten ihraç edildiği, FETÖ ile iltisaklı olan Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasına 07.05.2014 tarihinde üye olduğu ve 19.07.2016 tarihinde sendika üyeliğinden ayrıldığı, yine örgütle iltisaklı olduğu tespit edilen Çağlayan Sağlık Çalışanları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine derneğin kendisini feshettiği 21.02.2016 tarihine kadar üye olduğu, dernekteki üyelik tipinin yönetim kurulu yedek üyesi olarak kayıtlı olduğu, tanık N. U. ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüpheli A. S.’nin ifadesine göre; sanığın Çağsa Der isimli derneğin mütevelli grubu (Sağlık çalışanları) içerisinde yer aldığı, Ş. Ç.’nin sağlık grubu mütevelli başkanı olarak düzenlediği sohbet ve toplantılara mütevelli olarak katıldığı, Ş. Ç. mütevelli başkanlığını bıraktıktan sonra İ. B. başkanlığında düzenlenen mütevelli toplantılarına hastane psikiyatrisi sorumlusu olarak katıldığı, Neçla’nın da altında ilgilendiği kişilerin bulunduğu, 17 25 Aralık’tan sonra da mütevelli toplantılarına katılmayı sürdürdüğü anlaşılmakla sanığın, süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemler ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında sıkı bir organik bağ olduğu, bu çerçevede örgüt yöneticilerinin emir ve talimatlarını yerine getirdiği, verilecek emir ve talimatları yerine getirmeye açık bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgütün ideolojik hedef ve amaçları doğrultusunda hizmet adı altında kendisine tanımlanan görev ve sorumlulukları kabul ederek yerine getirmiş olduğu, mütevelli olduğu, örgütsel etkinlik ve toplantılara katıldığı, çalıştığı hastanenin psikiyatri sorumlusu olması nedeniyle süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğu anlaşılmış olup, bu halde sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, incelenen İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK'nın 280/2 nci maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A) Yargılama süreci özetle:

İlk Derece Mahkemesince sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

tarafından duruşma açılmaksızın yapılan istinaf incelemesi neticesinde istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli 2017/3958 Esas ve 2018/4907 sayılı kararı ile bozma kararı verilerek dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle yapılan istinaf incelemesi neticesinde bozmaya uyularak tekrar aynı şekilde 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

B) Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK'nın 307. maddesi kapsamında değerlendirilmesi:

Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir (5271 sayılı CMK madde 286/1). Buna göre, Yargıtay Dairesince yapılan temyiz incelemesinin konusunu, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan ve temyiz edilen hükümleri oluşturmaktadır. Yargıtay Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonunda verilen bozma ilamının, bozulan kararı tamamen ortadan kaldıracağı yönünde yasal bir düzenleme olmasa da müstekar yargısal uygulama bu yöndedir(Yargıtay CGK 13.5.1997 tarih,1997/6 107, 1997/115, 13.10.2009 tarih 4 148,230 sayılı kararları).

Tartışma, temyiz incelemesi yapan Yargıtay Dairesince verilen bozma kararının, Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin bozulan kararı ile birlikte İlk Derece Mahkemesince verilen kararı da ortadan kaldırıp kaldırmayacağına ilişkindir.

Ceza yargılamasının esasını/özünü, İlk Derece Mahkemesinin adil yargılamanın gerekleri bağlamında, "yüz yüzelik" ve "doğrudan doğruyalık" ilkeleri çerçevesinde icra ettiği "öğrenme yargılaması" sonunda oluşan vicdani kanaate istinaden verdiği ve CMK'nın 223 üncü maddesinde tahdidi olarak tadat olunan hükümlerden biri oluşturmaktadır. Öyle ki; kanun yollarına baş vurulduğunda da esasen doğrudan (Bölge Adliye Mahkemesi dairesi) veya dolaylı olarak( Yargıtay Dairesi) denetlenen hüküm kural olarak İlk Derece Mahkemesinin hükmü olduğu gibi, kanun yollarının bitirilmesi neticesinde kesinleşmesi nedeniyle infaz edilecek hüküm de budur.

Diğer taraftan, İlk Derece Mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir (madde 272/1). İlk Derece Mahkemesi kararı için istinaf kanun yoluna başvurulduğunda hem hükmün kesinleşmesi önlenir. Hem de uyuşmazlık gerek maddi mes'ele gerekse hukuki mes'ele itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi Dairesine aktarılmış olur. Bölge Adliye Mahkemesi dairesi sınırlı ve istisnai olarak tanınan (madde 280/1 d) yetkisini kullanarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozmaz ise, ister duruşma açarak (madde 280/1 e) isterse dosya üzerinden (madde 280/1 a,b,c) yapsın yaptığı inceleme, şüphesiz dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceleyerek yaptığı (madde 280/1) esasa ilişkin bir incelemedir. Bu cümleden olarak Bölge Adliye Mahkemesi dairesi, maddi ve hukuki mes'ele yönünden yaptığı inceleme neticesinde; "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka

aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine," (madde 280/1 a) karar verecektir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin, yasa yolu denetleme görevini yapmakla yetindiği ve İlk Derece Mahkemesinin kararının mevcudiyetini koruduğunda kuşku yoktur. Zira, Bölge Adliye Mahkemesi dairesi duruşma açarak yaptığı yargılama sonunda(madde 280/2), İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurmamaktadır.

Nihayet bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceğine dair CMK'nın 286/1 inci maddesinin, özellikle somut olayda olduğu gibi madde 280/1 a kapsamında kalan kararlar yönünden temyiz incelemesinin "münhasıran" Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerinden yapılacağı sonucunu doğurmayacağı açıktır. Esasen, mes'elenin hukuki yönüne ilişkin de olsa temyiz incelemesinin/ denetiminin; maddi sorunun ve usul ya da maddi ceza normları itibariyle hukuki surunun çözümüne dair tespit, kabul, değerlendirme ve gerekçeler içeren İlk Derece Mahkemesi hükmünü de kapsadığında şüphe bulunmamaktadır. Uygulama da doğal olarak bu yöndedir. Nitekim CMK'nın 303 üncü maddesine göre: "(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:

a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse.

b) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddiasına uygun olarak sanığa kanunda yazılı cezanın en alt derecesini uygulamayı uygun görürse.

c) Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise.

d) Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse.

e) Sanığın açıkça saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise.

f) Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise.

g) Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise.

h) Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanunu'na göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa."

Düzenlemenin sarahatinden de anlaşılacağı üzere; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı bozulan ve sekiz bent halinde düzeltilmesi/ıslahı

mümkün görülen hükmün, özellikle somut olayda olduğu gibi madde 280/1 a kapsamında kalan kararlar yönünden İlk Derece Mahkemesinin hükmü olduğu açıktır.

Keza, uyuşmazlığa konu kararların verildiği tarih itibariyle CMK'nın, "Yargıtay kararının gönderileceği merci" kenar başlıklı 304 üncü maddesi şöyledir:

"Madde 304–(1) (Değişik:20.02.2019 7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.

(2) Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Bölge Adliye Mahkemesine veya diğer bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderir. (Ek cümleler:20/2/2019 7165/8 md.) Ancak bozma kararı,

a) İstinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine,

b) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren İlk Derece Mahkemesine ya da bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilir. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği hallerde, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.

(3) Hüküm, mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay aynı zamanda dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir.

(4) İlk Derece Mahkemesi tarafından doğrudan temyiz yolu açık bulunan hükümlerle ilgili olarak verilen karara ilişkin dosya, hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir."

Kanunun amir hükmü gereğince, bozma istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosyanın, kural olarak gereği için kararı veren İlk Derece Mahkemesine (madde 304/2 a) gönderilmesi gerektiğine göre, bozma ilamının Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin bozulan kararı ile birlikte İlk Derece Mahkemesince verilen kararı da ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmasından başka hukuki ve mantıki başka bir neticeye ulaşmak mümkün olamaz. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin olmakla birlikte bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde de (madde 304/2 b), İlk Derece Mahkemesi kararının hukuki kaderi değizmez.

Bozma ile hem Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin kararı hem de dayanak İlk Derece Mahkemesince verilen karar ortadan kalkar.

Öte yandan bozma ilamına uyan bölge adliye mahkemesi dairesi, bozmanın gereğini yerine getirmekle yükümlü olduğundan artık denetleme görevini değil ve fakat yargılama görevini icra etmektedir. Bu nedenle yargılama sonunda yapması gereken işlem, CMK'nın 223 üncü maddesinde tahdidi olarak tadat olunan hükümlerden birini tesis etmek olmalıdır(Seydi Kaymaz, İstinaf 2 nci Baskı 327). Dairenin istikrar kazanmış uygulaması da bu yöndedir.

Açıklanan nedenlerle, Yargıtayın tereddütsüz uygulamalarına göre hüküm bozulmakla hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağından, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli 2017/3958 Esas ve 2018/4907 sayılı bozma kararına uyulması üzerine CMK'nın 230 ve 232 nci maddeleri uyarınca aynı Kanun'un 223 üncü maddesine göre verilen hükmün ne olduğunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilip kesinleştiği takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeyecek ve infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/268 Esas, 2019/1919 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararolmaterörhukukîtemyizfetöpdyincelenentevdiinesüreçv.olgularkararınüyesebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim