Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3743
2023/2465
26 Nisan 2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 264 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli ve 2017/85 Esas, 2018/11 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedi ve dokuzuncu fıkraları, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/386 Esas, 2018/416 sayılı Kararı ile, atılı suçun temadi eden suçlardan olması itibariyle suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında farklı bir tarih olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiisinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2019/11438 Esas, 2021/1088 Karar sayılı ilamı ile sanık müdafiisinin bir kısım temyiz itirazları yerinde görülmüş ve hükmün bozulmasına, oy birliğiyle karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları reddedilen kararda özetle; safahatta etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini ve pişmanlığını ifade ederek birtakım örgüt mensupları ve örgütsel faaliyetler hakkında bilgi veren sanık hakkında, gerekirse savunmasının teyidi bakımından örgüt liderinin talimatı üzerine iltisaklı Bank ...'da bankacılık faaliyetleri yapıp yapmadığının yeniden alınacak ayrıntılı raporla tespit edilmek, verdiği örgüt mensuplarına ait isimler yönünden teşhis işlemi yaptırılmak sureti ile 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, kabul ve uygulamaya göre de; kararın gerekçesinde temel cezanın asgari hadden mi yoksa teşdiden mi uygulandığı hususunda çelişkiye düşülerek 5271 sayılı Kanun'un 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması, takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, son sözünde nedamette bulunan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yerinde olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuştur.
- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2023 tarihli, bozma görüşünü içerir Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiisinin istinaf kanun yoluna başvuru olarak sunduğu dilekçesinde, temyiz istemleri, özetle;
-
Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
-
Suç tarihine göre dava zaman aşımı süresinin dolduğuna, kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediğine,
-
Suçun sanık tarafından işlenmediği sabit iken beraat kararı vermek yerine, delillerin takdirinde yanılgıyla, şüpheden sanık yararlarır ilkesi de gözetilmeden mahkumiyet kararı verildiğine,
-
İddianamede anlatılan olay ve ilgili kanun maddesi ile esas hakkında verilen mütalaa ve kurulan hüküm arasında çelişki bulunduğuna, talep edilen kanun maddelerinin karşılanmadığına,
-
Sanığa, yokluğunda toplanan deliller bildirilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığına ve lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü, özetle
"...Hesap açılış gününden itibaren gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinin inceleme altına alındığı 17.11.2021 tanzim tarihli Bank ... Adli Bilirkişi Ek Raporu içeriğine göre; sanık ...'in Bank ... nezdinde 27.09.2004 tarihinden itibaren hesap açtırmaya başlaması ile birlikte bu tarihten itibaren 18.07.2016 tarihine kadar söz konusu hesapları düzenli ve aktif şekilde kullandığının kanaat edinildiğinin belirtildiği,
...10.10.2018 tarihli Dijital Materyal... Kontrol Tutanağı içeriğine göre; sanığın yapılan üst aramasından ele geçirilen ...1216 imei numaralı ... cep telefonunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının gizli şekilde iletişim kurmak amacı ile kullandıkları tespit edilen uygulamalardan biri olan Eagle uygulamasına ait olduğu değerlendirilen verinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüş olup,
Bozma öncesi yapılan yargılama ile birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar temyiz sonrası tanzim edilen 17.11.2021 tanzim tarihli Bank ... Adli Bilirkişi Ek Raporu içeriği incelendiğinde sanığın Bank ... nezdinde açtırmış olduğu hesaplarda düzenli ve aktif bir şekilde bankacılık faaliyeti gösterdiği anlaşılsa da gerek mahkememizce dinlenen tanıklar İ..., M ... ve M...'ün beyanları gerek ise sanığın aşamalardaki tevil yollu ikrarını ihtiva eden savunmalarından anlaşılacağı üzere adliye personeline yönelik FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması ile ilgili sohbetleri organize ettiği, savunmalarından anlaşılacağı üzere çocuğunu ...silahlı terör örgütüne ait eğitim kurumlarından biri olarak tespit edilen Kütahya Konuralp Koleji'ne gönderdiği, dosya arasında yer alan HTS Analiz Raporu içeriğine göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu tespit edilen ve hakkında aynı nevi suçtan adli işlem yürütülen birçok kişi ile görüşmelerinin olduğu, 667 Sayılı KHK ile örgüt ile iltisaklı olduğuna dair tespitten kaynaklı olarak kapatılan Aktif Teknik Elemanlar Derneği'ne üyelik kaydının bulunduğu, yine temyiz aşamasında dosya arasına alınan 10.10.2018 tarihli Dijital Materyal İmaj... Kontrol Tutanağı içeriğine göre üst aramasından ele geçirilen ...1216 imei numaralı ...cep telefonunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının gizli şekilde iletişim kurmak amacı ile kullandıkları tespit edilen uygulamalardan biri olan Eagle uygulamasına ait olduğu değerlendirilen verinin tespit edildiği görülmüştür.
Ayrıca dosya arasında yer alan CBS Bylock sorgu sonuçlarına göre sanığın adına abonelik bilgisi bulunan ... 2210 numaralı GSM hattı üzerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kendi aralarında kullandığı tespit edilen kriptolu haberleşme programı olan Bylock programı kaydı tespit edilmiş ise de söz konusu hattın ve programın sanığın eşi N... tarafından kullanıldığına ilişkin gerek sanık savunması gerek ise N.'nin tanık sıfatı ile verdiği beyanında gerçek Bylock kullanıcısının kendisi olduğuna ilişkin ikrarı ve N...'in mahkememiz 05.07.2022 tarih 2022/180 E., 2022/218 K. sayılı kararı ile yine sanık adına abonelik kaydı bulunan ...2210 numaralı GSM hat üzerinde gerçek Bylock programı kullanıcı olduğuna ilişkin tespit ve kararı birlikte değerlendirildiğinde... 2210 nolu GSM hat üzerinde kullanılan Bylock programının gerçek kullanıcısının sanığın eşi olan Nuray... olduğu kanaatine varılmakla sanığın bylock kullanıcısı olmadığı anlaşılmıştır.
...dosyada yer alan deliller bir bütün halinde değerlendirilmeye alındığında sanığın birden çok eylemi ile ...atılı... suçu işlediği ... Gerek usule uygun şekilde hakkında tebligat çıkarılmasına rağmen duruşmaya iştirak etmeyen ve savunmasını vermeyen gerek ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayabileceğinin ihtarına rağmen huzurda teşhis işlemini teyit etmeyen sanığın ...silahlı terör örgütü içerisinde gerçekleştirdiği eylemlerden pişmanlık duymadığı ve ceza indiriminden yararlanmak istemediği kanaati ile TCK madde 221 uygulanmasın yer olmadığına...alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında TCK 62. maddesinin tatbikine karar verilmiştir..."
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, samimi ikrar ve dosya kapsamına göre, örgütün Kütahya yapılanmasında adliye personelinin örgütsel toplantılarında sohbet hocalığı yapan ve örgüte müzahir dernekte üyeliği bulunan, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Sanığa müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın azami haddine ve suç tarihine nazaran 5237 sayılı Kanun'un 66/1 d ve 67 inci maddelerinde öngörülen süreler dolmadığından kamu davasının zamanaşımına uğradığı yönündeki savunmaya itibar olunmamıştır.
4.Sanığın aşamalardaki ikrarı ve diğer delillerin, suçun subutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından yeterli olduğu görülmekle, çocuğunu örgüt ile iltisaklı okul ve dershaneye göndermenin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi sonuca etkili bulunmamıştır.
5.Bozma sonrası yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için, "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili merciilere gönüllü olarak teslim olsa/kendiliğinden gelse bile bu aşamada örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermemesi halinde anılan normun uygulanma imkanı bulunmayacağı ve fakat şartları oluşmuş ise cezada indirim öngören şahsi sebep olarak düzenlenen ikinci cümlenin tatbik edilebileceği gözetilmelidir.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemlerini, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 1/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespitiyle ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Hakkında müsnet suçtan başlatılan soruşturma kapsamında verilen arama/yakalama kararına istinaden 22.11.2016 tarihinde iş yerinde yapılan arama sırasında bulunmadığı halde saat 13.30'da kendiliğinden gelerek teslim olmak suretiyle anılan örgütle irtibatı, örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili bir takım bilgiler veren, akabinde bu kez Cumhuriyet savcılığında aynı konularda eşinin de bylock kullanıcısı olduğu hususunda ikrar da içeren ayrıntılı beyanda bulunan, böylece örgütteki fiili statüsünü kabul eden sanığın, bu fiili durumuna ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesinin anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesinin birinci ya da ikinci fıkralarının uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekirken, bozma sonrasında kolluk marifeti ile isimlerini verdiği örgüt mensuplarını teşhis ettikten sonra bozmanın lehine olması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 307 'inci maddesi gereğince duruşmaları takip etme zorunluğu bulunmamakla, özellikle huzurda yaptırılacak spesifik bir usuli muamele için olduğu da belirtilmeksizin, duruşmaları takip etmediği gerekçesi ile hakkında etkin pişmanlık kurumunun uygulanmayacağı meşruhatını içeren çağrı kağıdına istinaden, sanığın lehine olan beyan ve teşhis işlemlerini de kapsamayan ve hukuki dayanağı bulunmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiisinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/261 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08