Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16968

Karar No

2023/2464

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2017 tarihli ve 2017/31 Esas, 2017/107 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/673 Esas, 2017/1463 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2017/3736 Esas, 2018/2840 Karar sayılı ilamı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş ve hükmün bozulmasına, oy birliğiyle karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak ve duruşmalı yapılan yargılama neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/2427 Esas, 2019/209 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasına yer olmadığına, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  1. Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/4645 Esas, 2021/1842 Karar sayılı ilamı ile, bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ile İlk Derece Mahkemesi kararının, Dairenin bozma kararı ile ortadan kalkacağı gözetilerek; bozmaya uyulmak suretiyle örgüt üyesi olduğu kabul edilen sanığın anılan suçtan mahkumiyetiyle ilgili olarak yeniden hüküm kurulmasından zuhul ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile yetinilmesi kanuna aykırı bulunmuş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, oy birliğiyle karar verilmiştir.

  2. Bozmaya uyularak ve duruşmalı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/716 sayılı Kararı ile sanık hakkında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli, 2017/31 E., 2017/107 K., sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınnın 15.10.2011 tarihli, düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemleri, özetle;

1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı,

  1. Somut olayda yapının, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimine kadar toplumu dehşete düşüren tedhiş eylemininde bulunmaması ile terör örgütü olduğuna dair herhangi bir mahkeme kararının da olmadığı gözetilip, 15 Temmuz darbe girişimi öncesine yönelik eylemlerden dolayı disiplin veya ceza soruşturması açılamayacağının gözetilmemesi,

3.Sanığın, ByLock programını indirdiğinin ve kullanıldığının kesin, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak ve teknik verilerle desteklenen delillerle ispat edilmediği ve mesaj içerikleri temin edilmeden eksik araştırma ile karar verildiği,

  1. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu,

  2. Sanığın, müsnet suçu işlediği, mezkur suça konu yapılan ve varlığı şüphesiz olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek ve isteyerek örgütsel hiyerarşiye dahil olmak suretiyle kendisine verilen emir ve talimatları sorgulamaksızın teslimiyet duygusu ile yerine getirdiğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve somut deliller bulunmadığı halde mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ile,

  3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü, özetle

Sanığın kullanmış olduğu ...45 64 nolu telefon hattında ByLock uygulamasının yüklü olduğuna dair mevcut rapor ve bunu doğrulayan terör örgütünün kiralamış olduğu IP adreslerine giriş yapmak suretiyle kullandığına dair Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu tarafından düzenlenen cd içeriği ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, FETÖ/PDY'nin mahrem emniyet yapılanmasını gösteren, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyale ilişkin veri inceleme raporu ve sanığın örgüt hiyerarşisi içindeki görev ve faaliyetlerine dair ifade ve teşhis tutanakları karşısında, sanığın sübutu kabul edilen eylem ve faaliyetlerine göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin kabulü ile yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2.Dosya içeriğinde gönderilen teşhis ve araştırma tutanaklarında belirtilen kimlik bilgilerine istinaden A.T.nin beyanlarında adı geçen Murat'ın, sanıkla isim benzerliğinin olduğu nazara alınarak, bu husus bozma sebebi yapılmamış ve delil değerlendirme dışı bırakılmıştır.

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

  1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmelidir.

  2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 51366 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, veri inceleme raporunda örgüte bağlılık ve sadakatini en üst düzeyde 'A5' olarak kodlanan, örgütsel toplantılara katılıp, himmet adı altında maddi destek sağlayan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  3. Bozma sonrası yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/716 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyeistemlerininhükmünörgütüneolmatemyiztevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim