Yargıtay 3. CD 2021/16185 E. 2023/2426 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16185
2023/2426
26 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/59 Esas, 2018/87 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/2364 Esas, 2019/129 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2021 tarihli ve düzelterek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına,
3.Tanıkların beyanlarında tarih, yer ve zaman belirtmediklerine,
4.Yaptığı telefon görüşmelerinin içerik kaydı olmadığına, bu görüşmelerin hiçbirinin örgütsel bir faaliyet çerçevesinde gerçekleşmediğine,
5.Sanığın Celal Bayar Üniversitesi yapılanması içerisinde yer aldığına dair herhangi bir delil bulunmadığına,
6.Dosyada yer alan ve sanığın tutuklanmasına sebebiyet veren Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'nün 09.08.2016 tarihli tahkikat evrakında yer alan A.O. İsimli şahsın ifadesinde geçen A.H.A. isimli şahsın sanıkla bir ilgisinin bulunmadığına, bir isim karışıklığı nedeni ile sanığın tutuklandığına,
7.İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanık yararına bozulmasına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık aşamalardaki savunmalarında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ilişiğinin bulunmadığını, ev ve yurtlarında kalmadığını, asistan iken fakülte arkadaşı M.Ö. ile bekar evinde kaldığını, örgütün sohbet toplantılarına katılmadığını, örgüt yayınlarına aboneliğinin bulunmadığını, kendisine iftira atıldığını savunma olarak ileri sürmüştür.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında müdafi huzurunda 01.02.2017 tarihinde ifadesi alınan H.T.'nin ifadesinde özetle "... ...; cemaatten olduğunu biliyorum, sohbetlere katılırdı, cemaat evlerinde kalıyordu... Cemaat referansıyla işe alınanlar ... ... (Fen Edebiyat Fakültesi) " şeklinde beyanda bulunduğu,
H.T.'nin 13.02.2018 tarihinde mahkememizde verdiği Tanık beyanında; "Sanığı CBÜ Fen Edebiyat Fakültesinde araştırma görevlisi olması nedeni ile tanırım, ben tutuklanmadan önce CBÜ de gıda mühendisliğinde bölüm başkanlığı yardımcılığı yapıyordum, sanığı kimya bölümündeki laboratuvarlara derse girecek olan hocaya yardımcı olmak için geldiği zaman hatırlıyorum, ben sanığın her hangi bir örgütsel faaliyetine şahit olmadım, kendisini cemaat toplantılarında görmedim... söylemediğim beyanlar ifadelerime geçti, ben bu hususta ifadeye katılan avukat ve polis memurları hakkında suç duyurusunda bulundum, takipsizlik kararı verilerek kesinleşti, bu karara karşı iç hukuk yolları tükendiğinden ana yasa mahkemesine başvuruda bulundum, sonuçlanmasını bekliyorum dedi. " şeklinde beyanda bulunduğu,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında 16.01.2017 tarihinde müdafi huzurunda MA.'nın verdiği ifadesinde özetle " ... Eski garajdan yukarıya doğru çıkarken molla camii olarak hatırladığım camiye varmadan sağda bulunan apartmanın en üst katı dubleks evdi, bu evin yerini gösterebilirim, bu evde yine CBÜ'de o dönem araştırma görevlisi olan M.Ö., ..., M.Ö. isimli şahıslar kalıyordu... sohbetlere katılan yukarıda saydığım.... ...... isimli şahıslar katılıyordu... 2014 yılı Ocak ayından itibaren sohbet toplantılarına katılanların sayısı çok fazla olduğu için ve fakültelerin ders saatleri çakıştığı için sohbet gruplarını Murat ayırdı, araştırma görevlileri sohbet grupları ... üçe ayrıldı. Benim de katıldığım sohbet grubuna ...... isimli şahıslar vardı" şeklinde beyanda bulunduğu,
M.A.'nın Talimat yolu ile alınan 19.01.2018 tarihli Tanık beyanında: "Bana okumuş olduğunuz iddianamede ismi geçen sanık ...'yı tanırım. Ben sanığı Celal Bayar Üniversitesinde fen edebiyat fakültesinde çalışmamız nedeniyle tanırım. Ben tarih bölümü o kimya bölümünde öğretim üyesi olarak çalışıyorduk. Sanık ile 2013 2014 yılının Nisan ayına kadar aynı sohbet grubunda bulunuyorduk. Sanık o zamanki sohbetlere ara sıra katılıyordu. Kendisinin örgütte herhangi bir vazifesinin olup olmadığını bilmiyorum. Kendisi sohbetlere dinleyici olarak katılıyordu. Biz sohbetlerin sohbete katılan kişilerin evlerinde ayda bir, 2 ayda bir veya 15 günde bir toplanıyorduk. ... benim bulunduğum sohbet grubundaydı. Sohbetler genel olarak bekar evlerinde dönüşümlü olarak yapılıyordu bazen de ...'nın evinde yapılıyordu. Kendisi o dönemde evliydi. Daha önce ayrıntılı olarak ifade vermiştim. O ifademi tekrar ediyorum. Ekleyecek başka bir husus yoktur. Dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık H.'nin hakkında yürütülen soruşturma kapsamında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde, sanığın örgüt evlerinde kaldığını ve sohbetlere katıldığını beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmüş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde tanık H.T.'nin kovuşturma aşamasındaki beyanının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve sonraki beyanına itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Diğer tanık M.A. ise soruşturma ve kovuşturma aşasında aynı yönde beyanda bulunarak sanığın örgüt evinde M.Ö. isimli asistan ile kaldığını ve sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katıldığını beyan etmiştir. Tanık M.'nin beyanında geçen M.Ö. isminin sanığın kolluk beyanında da geçtiği, sanığın bu kişi ile kaldığını beyan ettiği görülmüştür.
Tanık M.A.'nın sanığın kaldığı örgüt evinin yerini, evde kim ile kaldığını, örgütsel toplantılara ne zaman ve kimler ile katıldığına ilişkin beyanları karşısında sanığın tanık beyanına itirazına itibar edilmemiştir.
Sanık, HTS kayıtlarında yer alan FETÖ/PDY şüphelisi S.S.Y.'yi tanımadığını kolluk aşamasında beyan ederek kendisinin örgüt ile bağlantısının ortaya çıkmamasını amaçladığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın telefonu üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12.02.2018 tarihli İnceleme Raporunda; sanığın telefonunda Kakaotalk ve Coverme uygulamalarının kalıntı izi bulunduğu ve FETÖ/PDY ile iltisaklı olması sebebiyle kapatılan taraf.com.tr ve cihan.com.tr sitelerine çok miktarda giriş yaptığı tespit edilmiştir.
Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü evinde kalması, 17/25 Aralık 2013 tarihi öncesinde ve sonrasında sohbet toplantılarına katılması, örgüt şüphelisi S.S.Y. ile bağlantısı bulunduğuna ilişkin HTS kayıtları cep telefonunundaki yazışma uygulamalarını kaldırmak suretiyle aynı örgüt şüpheli ve sanıkları gibi örgütsel tavırla hareket etmesi, örgüt medyasını yoğun şekilde takip etmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında hakkındaki terör örgütü üyeliği iddiasını kabul etmediğini beyan etmişse de; yukarıda tartışılan tespit ve değerlendirmeler karşısında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar KOM'a müzekkere yazılmış ise de, dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler dikkate alındığında bu müzekkere cevabının beklenmesinin yargılamaya bir yenilik getirmeyeceği ve sanığın hukuki durumunu değiştirmeyeceği anlaşılmakla Kom'a yazılan müzekkere cevabının dönüşünün beklenilmesinden vazgeçilmiştir.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan deliller ve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün kurulması gerektiği sonuç ve vicdani kanaate varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmaya CMK'nın 191/1 inci maddesi gereğince iddianamenin kabulü kararının okunması ile başlanarak, sonrasında aynı maddenin diğer fıkralarında belirtilen sıralamaya uyularak duruşmaya devam edilmesi gerekirken, gelen yazı cevaplarının okunması sonrası sanığın kimlik tespitine geçilmesi şeklinde devam eden işlemlere ilişkin uygulamanın CMK'nın 191/1 inci maddesine aykırı olduğu anlaşılmış ise de, maddedeki sıralamaya uyulmamasına ilişkin usul hatasının nispi bir hukuka aykırılık olması karşısında, kuralın koruduğu amaca bir zarar gelmediği ve bu durumun sonuca etkili olmadığı anlaşılmış olup, bu hususun eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir.
Celal Bayar Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Ana Bilim Dalında Araştırma Görevlisi olan sanığın kamu görevlisi sıfatını taşıdığı, Anayasanın 138/1 inci maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi kapsamında ''Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır '' şeklindeki yasal düzenleme ile aynı kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenen amaç ve ana ilkeler ile ilgili hükümler nazara alınarak devlete karşı sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, devletin Anayasal düzenine karşı suç niteliğinde olan suç işlemesi nedeni ile kamu personeli olmayan diğer kişilere nazaran suç kastının yoğunluğunun fazla olması göz önünde bulundurularak; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, asgari hadden cezalandırılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesine FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuya sızma planları kapsamında kadroya alındığı tanık beyanlarıyla tesbit edilen sanığın, Manisa ilinde örgüt tarafından üyelerinin birlikte kaldığı gizli evlere yerleştirildiği, sanık gibi araştırma görevlisi olan tanık M.A'nın etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanında; üniversite sorumlusu H.T. tarafından örgüt evine yerleştirildiğini, yapılanma içerisindeki araştırma görevlilerinin 3 grup halinde bu evlerde kaldıklarını, sanığında örgüt yapılanmasındaki bu gruplar içerisinde yer aldığını, gizli toplantılar yaparak cep telefonlarını dışarıda bıraktıklarını, H.T.'nin ayrıca sohbet hocalığı yaptığını, sanığın yapılanma içerisinde yer aldığını, örgütün üniversitede bu şekilde hiyerarşik bir yapı oluşturduğunu açıkça belirttiği, yine Celal Bayar Üniversitesi akademik personel alımları sorumlusu olduğu kendi beyanından da anlaşılan H.T.'nin, sanığın örgüt evlerinde kaldığını ve yapılanma içerisinde yer aldığını belirtmesi nazara alınarak, Sanık ...'nın örgütün talimatı ile kamuya sızma planı kapsamında üniversitelere yerleştirilen örgüt üyelerinden biri olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak sureti ile atılı suçu işlediği, yapılan soruşturmalar kapsamından Celal Bayar Üniversitesindeki yapılanmanın sanık da dahil olmak üzere açığa çıkartıldığı, İlk Derece Mahkemesince sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından,
Belirtilen eleştiri konusu yapılan hususlar dışında, mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgütün talimatı ile üniversitelere yerleştirilen örgüt üyelerinden biri olduğunun, Manisa ilinde örgüt üyeleriyle birlikte kaldığı örgüte ait evlerde kaldığının, 17/25 Aralık 2013 tarihi öncesinde ve sonrasında örgütsel sohbet toplantılarına katıldığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hususları dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/2364 Esas, 2019/129 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün beşinci fıkrasındaki "delaletiyle TCK'nin 58/6 maddesinde belirtilen" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE SAİR YÖNLERİ USUL VE YASAYA UYGUN BULUNAN HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08