Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/15911

Karar No

2023/2394

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/340 Esas, 2018/759 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/2851 Esas, 2019/137 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi, dosya arasında bulunan veri inceleme raporunun delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, öngörülebilirlik ilkesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dosya içerisinde bulunan deliller ve gerekçelerden sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt tarafından ''...'' yani "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme kampa katılma her çağrıldığında gelme sigara karşı cins namaz) kişileri ifade ettiği" şeklinde kodlandığı, sanığın örgüte 50 TL himmet verdiğinin ve örgüt içinde sorumlularının / bağlı olduğu kişilerin olduğunun veri inceleme raporu ile sabit olduğu anlaşılmakla sanığın aksi yöndeki savunmasına suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak inandırıcı bulunmadığından itibar edilmemiştir ve sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile hiyerarşik bağ kurduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek üye olduğu, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği hususunda mahkememizce sanığın cezalandırılmasına yönelik vicdani kanaat hasıl olmuştur.

Her ne kadar sanık ByLock programını internetten indirdiğini beyan ederek ikrarda bulunmuş ise de; bu programı kimin ya da kimlerin yüklemesini istediğini, bu program üzerinden kimlerle görüştüğünü söylememesi ve veri inceleme raporunu kabul etmemesi gözetilerek şartları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1 )Suçun delili niteliğindeki unsurların temel cezanın tayininde teşdit gerekçesi olarak gösterilmesi,

2 )Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).

TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın aşamalarda alınan beyanlarının içeriği nazara alındığında; etkin pişmanlık kurumunun sanığa ayrıntılı şekilde anlatılması ile gerekirse bu konuda yeniden beyanları alınarak isim vermesi durumunda buna ilişkin teşhis işlemleri yaptırılarak oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/2851 Esas, 2019/137 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîfetöpdyincelenentevdiinev.kararınsüreçolgulargerekçesebepleri"fetöbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim