Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12606

Karar No

2023/2255

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2018/338 Esas, 2019/461 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. İlk derece mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/1590 Esas, 2020/815 sayılı Kararı ile, sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Bölge adliye mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:

  1. İlk derece mahkemesi kararında sanığın Bylock kullandığı iddiasına yer verilmemişken, bölge adliye mahkemesi kararında yer verilemeyeceğine,

  2. Bank ... hesap hareketlerine bakıldığında sanığın örgüt liderinin talimatı ile bankaya para yatırmadığının anlaşıldığına,

  3. Mahkemede dinlenen tanıkların birçoğunun sanığın örgütsel bir faaliyetinin olmadığını beyan ettikleri halde soruşturma aşamasındaki ifadelerinin hükme esas alınamayacağına,

  4. Bank ... hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması talebinin ve sair taleplerinin reddedilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına,

  5. Kararda gerekçe gösterilmediğine,

  6. Sanığın KHK ile kapatılan kurumlarda çalışmış olmasının terör örgütü üyeliğine delil olamayacağına,

  7. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

  8. Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.

Sanık müdafii tarafından; dosyaya 16.01.2023 tarihinde sanığın etkin pişmanlıktan faydalanma talebi üzerine kolluk tarafından alınan ifade örneğinin sunulduğu anlaşılmıştır.

**III ** OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Gerek sanık savunması, gerek tanıkların beyanları, gerekse tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanık ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Türkiye Yapılanmasındaki hiyerarşide, Samsun büyük bölgesine bağlı Tokat ili il abisi olan kişilerin altında hiyerarşiye bağlı olarak bir dönem BTM'lik bir dönem FETÖ/PDY'ye ait olduğu belirlenen yurtlarda müdürlük görevlerini yürütmesi, Tokat Adliyesi önünde gerçekleşen 15.12.2014 tarihli Zaman Gazetesi Kapatılma Protestosu konulu eylemlere katılmış olması, FETÖ/PDY Terör Örgütüne tabi Bankasya hesabına örgüt liderinin talimatı üzerine başka bankadan kredi çekerek para yatırmış olması, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu belirlenen Erbaa Anafen fem Dershaneleri Öğrencileri Mezunları Ve Mensupları Derneğinde üyeliğinin bulunması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne tabi Erbaa Gökkuşağı Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş, isimli iş yerinde SGK kaydının olması, örgüte himmet, burs ve yardım adı altında para veya bağış toplaması, FETÖ/PDY'nin silahlı terör örgütünün örgüt yöneticilerinin emir ve talimatları doğrultusunda sohbete katılması ve sohbet vermesi, sohbet sıralarında örgüt elebaşının kitaplarını okuması ve video sohbetlerini dinleyerek örgütün ideolojisini benimsemesi hususları dikkate alındığında; sanığın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğunun kabul edilerek, sanık hakkındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin 1. fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğuna,

Sanık etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek mahiyette bir beyanda bulunmadığından TCK'nın 221/4. maddesi uygulanmamış olup, suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezada alt sınırdan hüküm kurmak gerektiğine,

Her ne kadar sanığın örgüte maddi yardımda bulunma ve himmet toplama eylemlerinin ayrıca 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle cezalandırılması istenmiş ise de, anılan kanun maddesinde "...3 üncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, TCK 314/2. maddesi ve 3713 sayılı yasanın 5/1. Maddesi daha ağır bir ceza hükmü içerdiğinden ve TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları gereği ayrıca bu kanun uyarınca ceza tertibi yoluna gidilmeyerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İncelenen dosya kapsamında ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişileştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan temyiz incelemesinde;

  1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

  2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

  3. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.

  4. Diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, istinaf aşamasından sonra gelen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı beklenmeden karar verilmiş olması sonuca etkili görülmemiştir.

  5. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütle itisaklı öğrenci yurtlarında müdürlük yapıp yurtta ve evlerde kalan öğrencilere örgütsel toplaantılarda sohbet veren, örgütsel yapı içerisinde BTM'lik, bölgecilik yapan, Erbağ ilçesinde kendisine bağlı olan mütevelli heyetine örgütsel toplantılar düzenleyen, örgüte fon toplayan, örgütün talimatı üzerine Bank ...'ya para yatıran sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  6. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Sanık müdafiinin temyiz aşamasında 16.01.2023 tarihinde ilk derece mahkemesi vasıtasıyla dosyaya gönderdiği dilekçesinde, sanığın pişmanlık göstererek TEM Şube Müdürlüğüne ifade verdiğini ve dilekçe ekinde sanığın 11.01.2013 tarihli etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirerek alınan ifade örneğini dosyaya sunmuş olması karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun nitelik ve şartları da anlatılmak suretiyle ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ve vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığının ilgili birimlerden sorulması, sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

  1. Kabul ve uygulamaya göre;

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulurken, kararın gerekçe kısmında cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtildiği halde kısa kararda teşdiden uygulama yapılarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/1590 Esas, 2020/815 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararolmaterörfetöpdytemyizhukukîincelenentevdiinesüreçv.olgularkararınüyegerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim