Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/15117

Karar No

2023/2190

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2017/127 Esas, 2018/338 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6, 53/1 2 3 ve 63/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2018/2345 Esas ve 2019/31 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.FETÖ terör örgütünün hangi tarih itibariyle terör örgütü olduğu belirtilmediğine, terör örgütünün tarihi bile belli değilken sanığa hukuki gerekçe ile ceza verilemeyeceğine,

2.Sanığın Bank ...'da 2014 yılı öncesi ve sonrasında bankacılık faaliyeti dışında işlem yapmadığına,

3.Somut delil olmaksızın yorum yolu ile ulaşılabilecek yerel mahkeme gerekçesinin hukuki olmadığına,

4.Örgüt ile bağlantılı dershanede geçimini sağlamak için eğitim faaliyeti yürüten sanığı yargılamanın hukuki olmadığına,

5.Kanuna aykırı bir fiili bulunmadığına,

6.Savunma hakkının kısıtlandığına ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

7.Suçun maddi ve manevi unsurları bulunmamasına rağmen muğlak, kesin olmayan, soyut nitelikteki deliller ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

8.Sanık hakkında herhangi bir eylem veya yaptığı bir fiil gösterilmediğine,

9.Devlet tarafından kurulmasına izin verilen, denetlenen ve faaliyetlerinin devamına izin verilen kuruluşlarda işlem yapması ve çalışmasının terör örgütü üyeliği için delil olamayacağına,

10.Yapılan yargılamada şüphenin sanık aleyhine yorumlandığına,

11.İsnat edilen örgüt üyeliği suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları reddetmiş, Malatya Kardelen Özel Eğitim A.Ş.'de çalıştığını ve 2012 2013 yılları arasında Hügem Dershanesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, bu yapının okullarına ailesinin geçimini sağlamak amacıyla çalıştığını, terör örgütü üyeliğini kabul etmediğini, bu yapı ile hiçbir irtibatı olmadığını, sohbetlerine hiç gitmediğini, himmet burs adı altında hiçbir yardımda bulunmadığını, Bank Asyada hesabım olduğunu, Malatya'da ev almak niyetiyle "..."e üye olduğunu, toplu ödeme yaparsa evi daha çabuk alabileceğine ilişkin beyanda bulunduklarını, toplu ödeme yapıp ...'den daha çabuk ev alabilmek için ... Bankasından kredi çektiğini fakat bu süreçte ev alamadığını, ...'den "toplu ödeme yapsa bile merkezden hemen ev almanın mümkün olmadığını, ancak kura sonucunda ev alınabileceğini" kendisine söylediklerini, bunun üzerine elindeki parayı Bank ...'ya yatırdığını, yatırdıktan 2 ay sonra bu parayı çekip ...'e tekrar kredi ödemesi yaptığını, kesinlikle bir talimat üzerine para yatırmadığını, bir aboneye Zaman Gazetesi referans kaydının olduğunu kabul etmediğini, kimseye referans olmadığını, sadece bir tane Zaman Gazetesi aboneliği olduğunu, bunu da gazeteden çocuklarına deneme sınavı kitapçıkları almak için üye olduğunu, tanık Ahmet M.'nun beyanlarında aleyhine olan hususları kabul etmediğini, kendisinin ne iş görüşmesinde ne de bu işe alınması sırasında hiçbir faaliyetinde yanında bulunmadığını" savunmuştur.

Sanığın çocuklarının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün sözde eğitim kurumlarında 17 25 Aralık sürecinden sonraki tarihleri de kapsayarak 2006 2016 olan yılları arasında eğitim gördükleri tespit edilmiştir.

Sanığın 15 Temmuz sürecinden sonra KHK'lar ile kapatılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde eğitim kurumlarında 17 25 Aralık sürecinden sonraki tarihleri de kapsayacak şekilde 2011 2016 olan yılları arasında çalıştığı SGK kaydından anlaşılmış olup, örgütün kendisinden olmayan birini kurumlarında çalıştırmasının üstelik yöneticilik pozisyonuna getirmesinin hayatın olağan akışına ve mantığa uygun düşmediği değerlendirilmiştir.

Sanığın geçmiş dönemde örgütün sözde haber yayın organı olan Zaman Gazetesine 1 adet abone referans kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanığın ikamet aramasında üzerinde "kıtmir" duasının bulunduğu kolyenin ele geçirildiği, açık kaynak tespitlerinde örgüt elebaşısı ...'in kıtmir duası hakkında "kendi imzam kıtmirdir" şeklinde bahsettiği anlaşılmıştır.

Sanığın aracında yapılan usulüne uygun aramada örgüt ele başısının vaazını içerir "Gönül Dünyamızdan " isimli teyp kasetinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanıktan ele geçirilen dijital mateyallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen 24.04.2018 tarihli raporda; "soruşturma konusuyla ilgili örgüt elebaşısının konuşmalarının bulunduğu multimedya dosyalarına ve CD'lerine rastlanıldığı, örgüte müzahir sözde haber sitelerine ve yine örgüt elebaşısının konuşmalarının yer aldığı internet sitesine girildiğinin ve örgütün finans ayağı olan ve TMSF tarafından el konulan Bank Asyanın paraları ne zaman geri ödeyeceğinin araştırıldığının tespit edildiği" bildirilmiştir.

Talimatla ifadesi alınan ve sanığın yakın akrabası olan tanık A. M.'nun beyanları, yalnızca sanığın 2003 yılında kendisinin Mardin Nusaybin'de bulunan örgüte ait bir dershanede kayıt kabul memuru olarak işe girmesine aracılık etmesi hususunda olması ve sanığın 2015 veya 2016 yılında terör örgütünden ayrıldığına ilişkin olması sebebiyle sanığın lehine yada aleyhine değerlendirilmemiştir.

(...) Sanığın Bank ... kayıtlarının ve hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde; örgüt elebaşısının bankaya sahip çıkılması ve kurtarılması hususundaki Aralık 2013 tarihli 1. çağrısından sonra Bank Asyaya 13.01.2014 tarihinde 3.006,19 TL yatırarak bir adet TL katılım hesabı açtırdığı, ardından 04.02.2014 tarihinde bir adet TL katılım hesabı daha açtırdığı ve bu hesaba 20.000 TL yatırdığı, ardından 06.02.2014 tarihinde bir adet TL katılım hesabı daha açtırdığı ve bu hesaba 600 TL yatırdığı, ardından örgüt elebaşısının bankaya sahip çıkılması ve kurtarılması hususundaki Ağustos 2014 tarihli 2. çağrısından sonra 03.09.2014 ve 05.09.2014 tarihlerinde iki kez 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL yatırdığı, ardından Hakan Şükür'ün Bank Asyaya para yatırılması yönünde 04.02.2015 tarihinde erken saatlerde Twitter'dan yaptığı çağrının akabinde 09.03.2015 tarihinde Bank Asyada bir adet TL katılım hesabı daha açtırdığı ve bu hesaba 500 TL yatırdığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş, "Bank ...'da hesabının olduğunu, Malatya'da ev almak niyetiyle "..."e üye olduğunu, toplu ödeme yaparsa evi daha çabuk alabileceğine ilişkin beyanda bulunduklarını, toplu ödeme yapıp ...'den daha çabuk ev alabilmek için ... Bankasından 15.000+5.000 TL olmak üzere 20.000 TL kredi çektiğini fakat bu süreçte ev alamadığını, ...'den "toplu ödeme yapsa bile merkezden hemen ev almanın mümkün olmadığını, ancak kura sonucunda ev alınabileceğini" kendisine söylediklerini, bunun üzerine elindeki parayı Bank ...'ya yatırdığını, yatırdıktan 2 ay sonra bu parayı çekip ...'e tekrar kredi ödemesi yaptığını, kesinlikle bir talimat üzerine para yatırmadığını" ileri sürmüş ise de; sanığın örgüt elabaşısının çağrı&talimat tarihlerinden sonra ... Bankasından kredi çekmek suretiyle Bank Asyaya toplam 20.000 TL para yatırmasının örgüt talimatına uymak yönündeki kastını gösterdiği, zira sanık ... isimli gayrimenkul şirketinden ev almak için çektiği krediyi ev alamamasından ötürü ilgili bankaya yatırdığını belirtmiş ise de; günümüz şartlarındaki ev fiyatları ile sanığın kredi olarak çektiği para miktarı arasındaki kayda değer farkın hayatın olağan akışına ve mantığa uygun düşmediği, sanığın ev alamaması üzerine ... Bankası'ndan çektiği krediyi Bank Asyaya yatırmak yerine tekrar ... Bankası'na yatırıp kredi borcunu kapatarak bu bankaya ödeyeceği kredi faizinden kurtulacağı göz önüne alındığında sanığın örgütün finans ayağı olan Bank Asyayı kurtarmak adına örgütsel tavırla hareket ederek Bank Asyada katılım hesapları açtırdığı ve o tarihlerde aldığı maaş miktarı nazara alındığında "hatırı sayılır miktarlarda paralar yatırdığı" hususunda vicdani kanaate ulaşıldığından sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya dönük olduğu ve savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle yukarıda izahatlı şekilde açıklaması yapılan ve münhasıran FETÖ Terör Örgütünün sözde eğitim kurumlarında yöneticilik yapan, örgütün finans ayağı olan Bank ...'ya örgüt elebaşısının ve Hakan Şükür'ün talimatları üzerine para yatıran, örgüt elebaşısının imzası yerine geçtiği yönünde internet açık kaynağında ve FETÖ/PDY örgütü kapsamında yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda etkin pişmanlıktan yararlanan şüpheli ve sanıkların beyanları bulunan "Kıtmir Kolyesi" bulunan, yine şahsi aracında örgüt liderinin "Gönül Dünyamızdan 5" isimli vaaz kaseti bulunan sanığın bu haliyle örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği anlaşıldığından silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüş ve eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiş." şeklindeki gerekçeyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması hususu infaz aşamasında gözetilebileceğinden sonuca etkili görülmemiş, eleştirilen husus dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. B bendinde açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. 1. Ayrıntıları ve hukukî mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas ve 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi; örgütün amacını benimseyen, hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı terör örgütene üye olma suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).

Örgüt üyesinin örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).

Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; "örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.

Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9 242 ve karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan; ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüt ile irtibatlı Bank ... isimli bankaya başka bankalardan kredi çekerek hesabına para yatıran ve katılım hesapları açan sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

  1. Kabul ve uygulamaya göre de;

a.Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,

b. Sanığın çocuklarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı okullarda eğitim görmesinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,

C. Duruşma tutanaklarından CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduğu anlaşılamayan 24.04.2018 tarihli dijital materyallerin inceleme raporunun hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2018/2345 Esas ve 2019/31 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîfetöpdyincelenentevdiinev.kararınsüreçolgulargerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim