Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/15100

Karar No

2023/2189

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

¸

T. C.

Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/259 E., 2019/405 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/191 Esas, 2017/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5, 5237 sayılı Kanun'un 221/4. maddesinin son cümlesi, 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/259 Esas, 2019/405 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin ve sanığın eşinin temyiz istemi özetle;

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Örgüt üyeliği için aranan şartların gerçekleşmediğine ve yapıya dahil olma kastı taşımadığına,

3.Atılı suçlamayı kabul etmediklerine,

4.Sanığın yargılama aşamasında FETÖ üyesi olmadığını, hiyerarşi içinde yer almadığını belirttiğine, samimi ikrarlarda bulunarak bildiği her şeyi anlattığına,

5.FETÖ/PDY örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğunu bilmediğine,

6.TCK'nın 30. maddesi kapsamında hataya düştüğüne,

7.Sanığın FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısı ve ilişkisi olmadığına, okuma salonunda çalışmasıyla örgüt ile tanıştığına ve 2015 yılından itibaren hiçbir ilişkisi kalmadığına, sanığın sadece öğretmenlik yaptığına,

8.Suç işleme ve örgüte finansal destek sağlama saikinin bulunmadığına,

9.Eksik araştırma ile karar verildiğine,

10.Sanığın ByLock uygulamasının örgütsel bir program olduğunu bilmediğine,

11.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında örgütsel nitelikte yazışma içeriğinin bulunmadığına,

12.Kastı olmadığı halde yargılandığı suçtan aldığı cezanın fazla olduğuna,

13.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine,

14.Hükme esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

15.MİT'in yasal olarak elde etmediği dijital materyaller ve bu materyallere dayanılarak hazırlanan raporun hükme esas alınmayacağına,

16.İstinaf başvuru dilekçesinde belirtilen itirazlar kapsamında temyiz kanun yolu uygulanmak üzere Yargıtay'a gönderilmesine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "Emniyet Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ByLock sorgu ekranlarında yapılan sorgulama sonucu sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. BTK'dan temin edilen HTS kayıtlarından ise sanık adına kayıtlı hat üzerinden ByLock sitemine 07.01.2015 19.02.2016 tarihleri arasında 2456 kez bağlantı yapıldığı görülmüştür.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında da; sanığın 458794 İD no.lu kullanıcı olduğu, kullanıcı adının fevzi79 ve şifresinin kilis,79 olduğu belirtilmiş, sanığın ByLock üzerinden bağlantılı olduğu kişiler gösterilmiştir.

Sanığın kullanıcı adı / şifresi / bağlantılı olduğu kişiler / mesaj içerikleri incelendiğinde sanığın kendisine ait hat ile, 07 Ocak 2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY örgütü üyelerinin kullanımında olan bylock isimli programı yüklediği ve kullandığı, BTK'dan gelen yazı cevabında hedef ıp sorgulamasında sanığın IP kayıtlarında yoğun şekilde ByLock IP'si ile bağlantının tespit edildiği, sanığın Bylock kullandığını soruşturma aşamasında kabul etmemesine rağmen kovuşturma aşamasında kabul ettiği ve kendisine yükleyen kişinin ismini verdiği, sanığın ID sini kendi grubune ekleyen F. İ.'ın sanığa verdiği ismin sanığın ikametgahı olan ilçenin ismi olan "Haymana" olması ve sanığın şifresinin kendi ismi ve memleketi olan Kilis'in plaka kodundan oluşmasının bu durumu doğruladığı, sanığın mesaj içerikleri incelendiğinde örgütün toparlanma çabasını destekler mesaj içeriklerini diğer örgüt üyeleriyle paylaşımda bulunduğu, bu şekilde örgütsel faaliyet içerisinde bulunduğunun sabit olduğu, bir kısım kişilerin sanığın kullandığı ID numarası ve şifresi ile sanığı kendi ID hesabına ekledikleri, bir kısım kişileri ise sanığın kendi ByLock ID hesabına eklediği, bu şekilde sanığın ByLock proğramını kullanarak bu kişilerle mesaj alışverişi ve görüşme yaptığı tespit edilmiştir.

(...) Bu kapsamda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde bir çok kez kullandığı/bağlandığı; örgüt tarafından sadece kendine bağlı, örgüt hiyerarşisine dahil üyelerine kullandırılan bu kriptolu programı kullanmasının sanığın bilerek ve isteyerek örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığını gösterdiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sonucuna varılmakla sanığın bu suçtan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

(...) Sanığın kendisinin örgütün içinde yer aldığını, ByLock programını kullandığını ikrar ederek, Bylock programını yükleyen ve bu program üzerinden görüştüğü kişilerin isimlerini verip bu kişilerin de örgüt ile bağlantısı olduğunu belirtmek suretiyle etkin pişmanlıkta bulunduğu kanaatine varıldığından, verdiği bilgilerin niteliği dikkate alınarak cezasından TCK'nın 221/4. maddesinin son cümlesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına" karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan olması nedeniyle, 24.11.2016 olan yakalanma tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına "2016" şeklinde yazılmış olmasının mahallinde düzeltilmesi olanaklı bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre; ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın,

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

  1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5. madde olarak gösterilmesi,

2.Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3 c maddesi uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 150, 234 ve 239. maddeleri gereğince, sanığa baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıktan yargılama gideri olarak tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve sanığın eşinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/259 Esas, 2019/405 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri gereği hükmün 1. maddesinin ikinci fıkrasından “3713 sayılı yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi, sanık hakkındaki hükmün 3. maddesinden sonra gelmek üzere “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/5. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına” ve sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün son bölümüne "5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna" ibarelerinin eklenmesi, hükmün 6. maddesindeki "zorunlu müdafii ücreti 800,00 TL" ve "toplam 1.372,80 TL" ibarelerinin çıkarılması ve "toplam 572,80 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyehükmünörgütünedüzeltilerekolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim