Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16002
2023/2173
12 Nisan 2023
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
...Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2018/126 Esas, 2018/271 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1 2 3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/762 Esas, 2018/718 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.09.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Mahkemenin kanuna aykiri olarak teşekkül ettiğine,
2.Mahkumiyet hükmünün 230 uncu maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
3.Savunma hakkinin kısıtlandığına,
4.Hükmün hukuka aykiri yöntemle elde edilen delillere dayandığına,
5.Kararın içerik olarak doğru olmayıp beraat kararı verilmesi gerektiğine,
6.Sanık adına kayıtlı hat üzerinden "kimse yok mu?" derneği kampanyasına SMS gönderilmesinin, HTS kayıtlarının, örgüt tarafından yapıldığı iddia edilen fişleme kayıtlarının mahkumiyete esas alınamayacağına,
7.ByLock verilerinin her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmediğinden hükme esas alınmaması gerekirken yerel mahkemenin gerekçeli kararında bu hususa dayanıldığına, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamayacağına,
8.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından ve örgüt talimatıyla bu ağa dahil olunup gizliliği sağlamak amacıyla kullanılan ByLock isimli gizli haberleşme programını adına kayıtlı 505 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ilk olarak 30.11.2014 tarihinde kullandığının tespit edilmesi, CGNAT kayıtlarında sanığın aynı telefon numarası ile 30.11.2014 24.03.2015 tarihleri arasında 101 kez ByLock programına bağlandığının belirtilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü Kom Daire Başkanlığının 13.12.2017 tarihli raporundan, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından "B4" şeklinde kodlanarak fişlendiği, "B4"ün anlamının “ FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişileri ifade ettiği” anlamına gelmesinden sanığın örgüte bağlılığının bulunduğunun ve irtibatının devam ettiğinin anlaşılması, 31.01.2017 tarihli HTS inceleme ve tespit tutanağından sanığın örgütün Emniyet eski İl imamı ile irtibatının bulunduğunun belirlenmesi, örgütle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu derneğine yardımda bulunduğuna ilişkin ikrarda bulunması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1 Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sistemin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, temyiz aşamasında UYAP üzerinden dosyaya gönderildiği anlaşılan ihbar içeriği de araştırılıp yine dosyaya gelen dijital inceleme raporuyla birlikte tüm bu delillerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 Kabul ve uygulamaya göre de;
a.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezada uygulama yeri olmayan 3713 sayılı Kanun'un 7/1 inci maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesi,
b.Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/762 Esas, 2018/718 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23