Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1898

Karar No

2023/2133

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/216 Esas, 2018/156 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine ve sanıklar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre 4.360,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmiştir.

  2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2019/443 Esas ve 2019/996 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.12.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özetle; yerel mahkemenin tek vekalet ücreti ödenmesine karar vermesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... yönünden: sanığın Bank ... isimli örgüte ait finans kurumuna talimatla para yatırdığı iddiasıyla hakkında silahlı terör örgütü üyeliğinden kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda alınan beyanlarında; suçlamaları kabul etmemiş ve talimatla para yatırmadığını, örgüt üyesi olmadığını ifade etmiştir.

Sanığın örgüte ait finans kurumuna talimatla para yatırmış olduğu iddia edildiğinden, banka kayıtları dosyaya getirtilmiş ve bu kayıtlar bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu dosyaya ibraz etmiştir. 19.09.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanığın 13.03.2014 tarihinde, 15.12.2014 tarihinde, 07.06.2015 tarihinde, 02.11.2015 ve 04.01.2016 tarihlerinde katılım hesabı açtığı tespitine yer verilmiştir. Bilindiği gibi Bank ... isimli örgüte ait finans kurumunun kurtarılması seferberliği kapsamında, örgüte ait sosyal medya hesapları üzerinden örgüt liderinin bu yöndeki talimatı yayılmış ve örgüte sempati duyanlar ya da örgüt üyeleri bu yöndeki çağrıya uyarak ellerinde bulunan parayı ya da ziynet eşyalarını açtıkları hesaplara yatırmışlardır. Bu yönde Ocak 2014'te ve Eylül 2014'te iki ayrı talimat olduğu bilinmektedir, sanığın para yatırdığı tarih talimat tarihleri ile tam olarak örtüşmemektedir. Ayrıca sanığın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da işlemlerini sürdürdüğü dosyaya ibraz edilen rapordan anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu husus örgüt üyeliği ya da örgüte yardım suçu yönünden delil olarak ortaya konulmamıştır. Zira sanığın bu parayı örgüt liderinin talimatıyla yatırmadığı yönündeki savunmasının aksini ortaya koyan bir delil tespit edilememiştir.

Sanık ... yönünden: sanık hakkında örgütün mahallelerde organize ettiği sohbetlere katıldığı, örgüte ait finans kurumu olan Bank Asyaya talimatla para yatırdığı ve örgüte müzahir derneğe üye olduğu iddiasıyla silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyeliğinden cezalandırılması talep edilmiştir.

Sanık aşamalarda alınan savunmasında; tanık R.K.'in mahalleden komşusu olduğunu, derneğe üye olmalarını istediğini, kendisinin de üye olduğunu, bu derneğin örgütle bağlantısını bilmediğini, dini amaçlarla bir kısım sohbetlere gittiğini ancak gittiği sohbetlerde örgüt ya da ele başından bahsedilmediğini ve talimatla Bank Asyaya para yatırmadığını beyan etmiştir.

Tanık R.K. aşamalarda alınan beyanlarında özetle; etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda teşhis ve beyanları bulunduğunu, bu kapsamda sanık ... hakkında da bilgiler verdiğini, verdiği bilgilerin doğru olduğunu, sanığın dini amaçlarla organize ettiği sohbetlerin bir kısmına katıldığını bildiğini, bu sohbetlerin 2014 yılına kadar sürdüğünü, sohbet grubunda ev hanımları olduğunu beyan etmiştir.

Tanığın beyanları, sanık beyanlarıyla örtüşmektedir. Zira sanık ve tanık, sanığın dini amaçlarla toplantılara katıldığını doğrulamaktadır. Bu nedenle tanığın beyanlarına itibar edilmiştir.

Her ne kadar sanığın dernek üyeliği, silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması yönünden delil olarak ileri sürülmüş ise de, Yargıtay 16 Ceza Dairesinin süreklilik kazanan içtihatlarında dernek üyeliğinin örgüt üyeliği suçlaması yönünden delil olarak göz önünde bulundurulmaması gerektiğine dair içtihatları doğrultusunda bu husus örgüt üyeliği suçlaması yönünden delil olarak değerlendirilmemiştir. Zira sanığın örgüt talimatıyla derneğe üye olduğu iddiası kanıtlanmamıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir, ayrıca; sanıklar müdafiinin tek avukatlık ücretine hükmedilmesine yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324 350 sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/7333 Esas ve 2016/1050 Karar sayılı ilamında belirtilen; "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmadığı" yönündeki içtihatı nazara alınarak mahkemece aynı müdafii ile temsil edilen ve beraat eden sanıklar ... ve ... bakımından tek bir vekalet ücreti tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/7333 Esas ve 2016/1050 Karar sayılı ilamında belirtilen; "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmadığı" yönündeki içtihatı nazara alınarak mahkemece aynı müdafii ile temsil edilen ve beraat eden sanıklar ... ve ... bakımından tek bir vekalet ücreti tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2019/443 Esas, 2019/996 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ...11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîreddiincelenenv.istemininolgularsüreçtevdiineonanmasınasebeplerigerekçekararınesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim