Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14383
2023/2117
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/76 Esas, 2018/215 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/45 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle;
1 Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2 Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3 Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
4 Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
5 ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
6 ByLock kullanmadığına,
7 Tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine,
8 Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalardaki savunmaları, arama yakalama ve el koyma tutanakları, sanığın kullandığı hat ile yapmış olduğu telefon görüşmelerini içerir HTS kayıtları, ByLock sistem sorgu tasnif tutanağı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 11.10.2017 tarihli sanığın GSM hattının ByLock programının kullandığı iplere bağlantı sayısını gösterir yazı ve ekleri, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 19.01.2018 havale tarihli yazı ve ekleri, teşhis ve ifade tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 15.07.2016 tarihinde gerçekleşen darbeye teşebbüs eylemleri sonrasında Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 22.08.2016 tarihli müzekkeresine istinaden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2016 tarihli müzekkeresi ile başlatılan soruşturma ve Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.08.2016 tarih ve 2016/2708 D.iş sayılı arama ve el koyma kararı uyarınca el konulan sanığın kullanımındaki 507 625 .. .. nolu GSM hattının sorgusuna ait 23.09.2016 ve 10.01.2017 tarihli ByLock sistem sorgu tasnif tutanağı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programının kullanıldığının tespit edildiği, yargılama aşamasında ikmal olunan Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 08.07.2017 tarihli yazısı ekinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığın ByLock gizli haberleşme programını 507 625 .. .. nolu GSM hattı üzerinden 267828 İD no ile kullandığı, kullanıcı adının osmanli0172 olduğu, birden fazla sesli çağrı yaptığı, 09.12.201 13.08.2015 tarihleri arasında log (bağlantı) kayıtlarının bulunduğu, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 11.10.2017 tarihli sanığın gsm hattının ByLock programının kullandığı İP'lere bağlantı sayısını gösterir yazı ve ekleri uyarınca sanığın 507 625 .. .. GSM hattı ile ByLock programına özel iplere 19.10.2014 01.06.2015 tarihleri arasında 243 kez bağlanarak ByLock programına giriş yaptığı ve Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 19.01.2018 havale tarihli yazı ve ekleri uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin yürüttüğü 2017/68532 sayılı soruşturmasında ele geçen dijital dokümanlarda sanığın örgüt içinde SAY (FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memuru) vasıflandırıldığı, bu suretle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güçlü bir kripto sistemi olan ByLock programını kullandığının anlaşıldığı, kullanılan haberleşme programından da anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt üyeleri için güven ilişkisi ve gizliliğin esas olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını aktif olarak kullanmak, bu program üzerinden Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 06.11.2017 tarihli yazı ve ekleri uyarınca bir kısmı örgütün emniyet mahrem imamı olduğu değerlendirilen örgüt mensuplarıyla irtibat içinde olmak ve 25.01.2017 ve 30.01.2017 tarihli teşhis ve ifade tutanakları uyarınca örgütün sohbet adı altında toplantılarına katılmak suretiyle örgütle arasında güven ilişkisinin tesis edildiği ve bu sebeple örgütle arasında organik bağ kurmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüte katılım gösterdiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlenmesi için şahsın illaki silah kullanmasının gerekmediği, örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmesinin yeterli olduğu, örgütün tanımı ve yapılanması bölümünde anlatıldığı üzere daha önceki süreçte yaptığı eylemler nazara alındığında bu örgütün silahlı bir örgüt olduğunun herkesçe bilindiği, sanığın da bu denli sıkı irtibat içerisinde kalarak bu hususları bildiği halde örgüte katılımını devam ettirdiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının delil durumu da gözetilerek suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu ve bu şekilde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye suçunu işlediği sabit görülmekle TCK'nın 314/2 nci maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca
cezalandırılmasına, verilen cezadan TCK'nın 62 nci maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılmasına, şartları oluşmadığından CMK'nın 231, TCK'nın 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hüküm celsesinde okunan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/68532 soruşturma numaralı dosya kapsamında ele geçirilen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin kodlama kaydı hakkında sanık müdafiinin savunma için talep ettiği sürenin verilmemesi, usule aykırı ise de; sair delillerin suçun sübutu bakımından yeterli olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı ve örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/45 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49