Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/14394

Karar No

2023/2111

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/166 Esas, 2018/322 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/1482 Esas, 2019/57 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

4.Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,

5.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

6.ByLock kullanmadığına,

7.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,

8.Dernek üyeliğinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,

9.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığa ait dosya içerisinde yer alan CGNAT kayıtları incelendiğinde, sanığın kullandığını beyan ettiği 0505 (...) (..) (..) nolu telefon ile Litvanya'da bulunan 46.166.164.181 nolu IP ile Balıkesir merkezinde ve Bigadiç'te bulunan farklı baz istasyonları kullanılmak suretiyle birden çok kez bağlantı yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanığın kullandığı telefona ait CGNAT kayıtlarının bağlantısını sağlayan baz istasyonları ile sanığın daha önce yaşamış olduğu yerler uyumluluk göstermektedir. Sanık da CGNAT kayıtları tespit edilen telefonu kendisi tarafından kullanıldığını açıkça ifade etmektedir. Sanığın kullandığını belirttiği telefona ilişkin CGNAT kayıtları toplam 103 sayfadan ibaret olup, 1772 kez bağlantı yapıldığı tespit edilmiştir. Bu tespitler karşısında sanığın tesadüfen ve bilinçsiz bir şekilde ByLock IP'lerine bağlandığı kabul edilemez.

Her ne kadar ByLock içerikleri tespit edilememiş ise de, aşağıda da belirtildiği üzere sanığın destek amacıyla Bank ...'ya para yatırmış olması, FETÖ terör örgütüne müzahir derneklere üyeliğinin

bulunması, CGNAT kayıtlarının sanığın daha önce ikamet ettiği yerler ile uyumlu olması, CGNAT kayıtları tespit edilen telefonun sanık tarafından kullanıldığının açıkça ifade etmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ByLock programını aktif bir şekilde kullandığı sonucuna mahkememizce şüpheden uzak bir şekilde varılmıştır.

Sanık, yukarıda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği ve Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, örgütün haberleşme aracı olan ve örgüt üyelerinin onayı olmaksızın bu haberleşme sistemine girilemeyen ByLock adlı programı aktif olarak kullanmıştır. ByLock programını aktif olarak kullanmış olması dahi terör örgütü üyesi olduğunun açık kanıtıdır.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin kriterlerinden biri de sözde örgüt yöneticisinin çağrısından sonra Bank ...'ya para yatırma veya yeni hesap açtırma eylemlerinin olup olmadığı hususudur.

Bank ... tarafından gönderilen sanık ve aile bireylerinin hesap hareketlerine ilişkin CD üzerinde Bilirkişi Lilpar Pulat tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 26.12.2017 tarihli Bilirkişi Raporundan da anlaşılacağı üzere; sanığın para yatırma ve destek işlemlerine rastlandığı görülmüştür.

Sanığın, İl Dernekler Müdürlüğünden temin edilen FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir dernekler listesinde bulunan Balıkesir Eğitim ve Sevgi Derneğinin kurucu üyesi olduğu ve Yağmur Egitim Kültür Gençlik ve Spor Derneğine üye olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar Yargıtay kararları ve bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında, şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendika veya derneğe üye olmasının, destek amaçlı Bank ...'ya para yatırmasının örgüt üyeliği için yeterli olmadığı yer alsa da; sanığın dosya içerisinde yer alan diğer eylemleri de, yani sanığın yalnızca örgüt üyeleri tarafından gizlice haberleşmek amacıyla kullanılan ByLock programını kullanmış olması, bu programın CGNAT kayıtları da dikkate alındığında, sanığın örgüte müzahir dernek ve vakıflarda üyeliğinin olması ve destek amaçlı Bank ...'ya para yatırması da kanaatimizce terör örgütü üyeliğinin delili sayılmıştır.

Sanık hakkında pişmanlık gösterdiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir iradesinin olmaması da dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 221/4 üncü maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.

Sanığın savunmaları, ByLock tespitine dair tutanaklar, CGNAT kayıtları, resmi kurumlardan gelen cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen nedenlerle sanığın, terör örgütü üyeliği için aranan sürekli ve çeşitli eylemlerde bulunmak suretiyle örgütün amaç ve ilkeleri doğrultusunda hareket ettiği ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yolunda her türlü şüpheden uzak bir şekilde aşağıdaki hükme varıldığından, sanığın terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine, hükmedilen sonuç ceza miktarı ve sanığın tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak, adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle tahliyesine karar verilmekle mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279 uncu ve 280 inci maddeleri gereğince yapılan ön inceleme ve inceleme sonrasında; istinaf dilekçeleri değerlendirilip,

istinaf talebinde bulunanın sıfatı, istinaf dilekçelerinin içeriği dikkate alınarak yapılan inceleme ve yargılamada;

Sanık hakkında yapılan soruşturma işlemleri ve tüm kovuşturma aşamaları, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince de soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan delillere ve saptanan olgulara dayalı olarak isabetli biçimde belirlendiğine göre;

Sanığın yukarıda ayrıntılı tanımlanan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi gizli haberleşme amacıyla kullandığı ByLock programını telefonuna indirdiğine dair 04.10.2018 tarihli yazı ekindeki Tespit ve Değerlendirme Tutanağında; sanığın 0505 (...) (..) (..) numaralı hatla, "385672" ID numarası "gülen910" kullanıcı adı ve "bulbul9" şifresiyle ByLock kullandığının tespit edildiği, sanığın 0505 (...) (..) (..) numaralı hattı kendisinin kullandığını ikrar ettiği görülmüştür.

Böylece sanığın Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, örgütün gizli haberleşme aracı olan ve ancak kişinin onay vermesi ile telefona indirilebilen ByLock adlı programı aktif olarak kullandığı kesin olarak belirlenmiştir.

Sanığın yukarıda sıralanan ve kanuni düzenlemelere uygun elde edilen delillerle ortaya konulan örgütsel faaliyetlerinde örgüt içinde yönlendirici ve karar verici mertebete olmaması nedeniyle silahlı terör örgütü yöneticisi niteliğinde olmadığı, ancak eylemlerinin silahlı terör örgütü üyesi olma suçu kapsamında sübuta erdiği kanaatine varılmış, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince ulaşılan sonuçta ve kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, örgüt liderinin talimatıyla Bank ...'da hesap hareketi bulunduğu, örgüte müzahir dernek üyesi olduğu belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/1482 Esas, 2019/57 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîfetöpdyisteminintevdiinereddiv.olgularsüreçonanmasınasebeplerigerekçecgnatesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim