Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15591
2023/2105
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/106 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/313 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; Bylockun sadece örgüt değil herkes tarafından kullanılabilecek bir program olduğuna, hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, hükme esas alınamayacağına, bylock tespit edilen hatların başkaları tarafından kullanıldığının tespit edildiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalardaki savunmaları, arama yakalama ve el koyma tutanakları, sanığın kullandığı hat ile yapmış olduğu telefon görüşmelerini içerir HTS kayıtları, ByLock Sistem Sorgu Tasnif Tutanağı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 18.08.2017 tarihli sanığın gsm hattının bylock programının kullandığı iplere bağlantı sayısını gösterir yazı ve ekleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık ...'in Diyarbakır ilinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 15.07.2016 tarihinde gerçekleşen darbeye teşebbüs eylemleri sonrasında açığa alınan kamu görevlilerinin ByLock sorgularının yapılmasına ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2016 tarihli müzekkeresi ile başlatılan soruşturma ve Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.08.2016 tarih ve 2016/2478 D.iş sayılı arama ve el koyma kararı uyarınca sanığın kullanımındaki (0544) (...) (..) (..) nolu GSM hattının sorgusuna ait 04.10.2016 tarihli ve (0506) (...) (..) (..) nolu GSM hattına ilişkin 12.01.2017 tarihli ByLock sistem sorgu tasnif tutanakları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programının kullanıldığının ve 672 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildiğinin tespit edildiği, yargılama aşamasında ikmal olunan Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 08.07.2017 tarihli yazısı ekinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığın ByLock gizli haberleşme programını (0544) (...) (..) (..) ve (0506) (...) (..) (..) nolu GSM hatları üzerinden 384859 ve 467052 ID noları ile kullandığı, kullanıcı adlarının mine21 ve mltmly ve şifrelerinin mine21. ve mltmly21. olduğu, 384859 nolu ID üzerinden 07.05.2015 ile 19.02.2016 tarihleri ve 467052 nolu ID üzerinden 08.11.2015 ile 18.02.2016 tarihleri arasında birçok kez ByLock'a bağlandığı, yoğun şekilde yazışma ve görüşme yaptığı, görüşme içerikleri incelendiğinde örgüte müzahir eagle, kakao ve turkuvaz isimli diğer haberleşme programlarının da kullanıldığına ilişkin yazışmalara, şifreli konuşmalara, toplantı adı altında yapılan görüşme programlarına, himmet, kurban, gazete aboneliği gibi taleplere rastlandığı, dijital materyallerin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporları itibariyle de sanığa ait samsung marka telefonunda da örgüte müzahir haberleşme programı olan eagle isimli uygulama izlerine rastlandığı, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 28.08.2017 tarihli sanığın GSM hattının ByLock programının kullandığı iplere bağlantı sayısını gösterir yazı ve ekleri uyarınca sanığın (0544) (...) (..) (..) ve (0506) (...) (..) (..) nolu GSM hatları ile ByLock programına özel iplere yoğun olarak bağlanarak ByLock programına giriş yaptığı, hts kayıtları ve imza incelemesine ilişkin kriminal uzmanlık raporu uyarınca söz konusu gsm hatlarının sanık tarafından kullanıldığı hususunda şüphe bulunmadığı ve bu suretle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güçlü bir kripto sistemi olan ByLock programını kullandığının anlaşıldığı, kullanılan haberleşme programından da anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt üyeleri için güven ilişkisi ve gizliliğin esas olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını aktif olarak kullanmak, söz konusu program üzerinden örgüt mensuplarıyla irtibat halinde kalmak, örgüte müzahir ve Khk ile kapatılan Aktif Eğitimsen sendikasında üye olarak bulunmak suretiyle örgütle arasında güven ilişkisinin tesis edildiği ve bu sebeple örgütle arasında organik bağ kurmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüte katılım gösterdiği gözetilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c) ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine ve 15.02.2018 tarihli rapora göre sanık tarafından kullanılmadığı anlaşılan 384859 ID numaralı ByLock kaydının da sanık aleyhine değerlendirilmesi diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın şahsileştirilmesi açısından yeterli olduğu anlaşılmakla, sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 467052 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/313 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49