Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12577
2023/2070
10 Nisan 2023
Bozma Üzerine/Duruşma Talepli
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/357 E. 2021/263 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26,10,2017 tarih, 2017/192 Esas ve 2017/430 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 56/6 9 uncu maddesi uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.01.2018 tarih, 2017/3556 Esas ve 2018/221 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 16. Ceza (Kapatılan) Dairesinin 25.12.2018 tarih, 2018/4222 E. 2018/5371 sayılı Kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarih, 2019/357 Esas ve 2021/263 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2 2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle
- Bozma nedenlerinde belirtilen şahısların ifadelerinde müvekkili ile alakalı bir bilgiye rastlanmadığına,
2.Evinde ele geçirilenler ile sanığın terör örgütü ile ilişkilendirilemeyeceğine,
3.Sanığın Bank Asyada hesabı bulunmadığına, örgütün yurtdışı gezilerine katılmadığına,, çocuklarının örgütle iltisaklı okullara göndermediğine, örgütle bağlantısı bulunmadığına,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemenin sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine dayanak teşkil edecek örgütsel konum ve eylem yoğunluğu mevcut olmamasına rağmen TCK'nın 3/1. ve 61. maddelerine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesi, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ve davranışları bulunmamasına rağmen TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarih 2017/192 esas ve 2017/430 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2 2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Ayrıntıları ve hukukî mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi; örgütün amacını benimseyen, hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı terör örgütene üye olma suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; "örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK'nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9 242 ve karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
ByLock kullanıcısı olmayan, Bank Asyada hesabı bulunmayan, Yargıtay 16. Ceza (Kapatılan) Dairesinin 25.12.2018 tarih, 2018/4222 Esas ve 2018/5371 sayılı bozma Kararı üzerine dinlenen tanık beyanlarında adı geçmeyen sanığın, tanık U.M.'nın beyanına göre 2016 yılı Mart ayına kadar dönem dönem örgütsel olduğu tespit edilemeyen sohbetlere katılmasından ibaret eylem ve faaliyetlerinin aşamalarda değişmeyen savunmasını aksini ortaya koyan, örgüte sempati düzeyini aşan ve örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla bağlandığını gösteren süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içermemesi ve mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak başkaca bir iddia ve delilin bulunmaması da nazara alındığında atılı suçtan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
b) Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarih, 2019/357 Esas ve 2021/263 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44