Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/774

Karar No

2023/2053

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2017/306 Esas, 2019/9 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada; yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/403 Esas, 2019/988 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.12.2021 tarihli, sanığın örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asyada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank ...'nın ekonomik gücünün ayakta tutulmasına yönelik vermiş olduğu talimat sonrası döneme denk gelecek şekilde 29.01.2014 tarihinde 3.600 TL ve 3.000 TL miktarlı iki ayrı katılım hesabı açmak suretiyle Bank Asyaya destek olduğunun anlaşıldığı, sanığa ait GSM hatlarına ilişkin HTS kayıtlarının incelenmesi raporlarına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanan çok sayıda şüpheli ile görüşme kaydının bulunduğu, böylece örgüte bilerek ve isteyerek yardımda bulunduğu, bu nedenle terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçundan cezalandırılması gerekirken Beraatine karar verilmesi, kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca BOZULMASI, görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık hakkında 16.07.2016 tarihinde yapılan ihbar ile şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantısı olduğu, örgütsel sohbet adı verilen toplantılara katıldığının bildirilmesi üzerine kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda sanığın ... eski sanayi sitesinde Gülen Koltuk isimli iş yeri olduğu, iş yeri çevresince FETÖ'cü olarak bilindiği, sohbet ortamlarında hükumeti eleştirdiği, hükumetin haksızlık yaptığını belirttiği, FETÖ yapılanmasını savunarak "biz yanlış yapmayız" şeklinde söylemlerde bulunduğuna dair bilgiler edilinerek tutanak düzenlendiği, sanığa ait dijital materyallerin incelenmesi neticesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fettullah Gülen, herkül.org, Bamteli, Küre TV, Osman Şimsek sitelerini takip ettiğinin tespit edildiği, sanığın örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asyada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank ...'nın ekonomik gücünün ayakta tutulmasına yönelik vermiş olduğu talimat sonrası döneme denk gelecek şekilde 29.01.2014 tarihinde 3.600 TL ve 3.000 TL miktarlı iki ayrı katılım hesabı açmak suretiyle Bank Asyaya destek olduğunun tespit edildiği, sanığa ait GSM hatlarına ilişkin HTS kayıtlarının incelenmesi raporlarına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandıkları anlaşılan ve haklarında yapılan araştırmada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şüphelisi olarak işlem başlatılan kişilerle 01.01.2013 15.07.2016 tarihleri arasında çok sayıda iletişim kaydının tespit edildiği, sanığın savunmasında bu kişilerle bağlantısı olmadığını ve tanımadığını beyan ettiği, iletişim kayıtlarını kabul etmediğini belirttiği, açıklanan eylem ve faaliyetler göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak ve irtibatının mevcut olduğu, bu kapsamda HTS kayıtlarına göre sanıkla iletişimi mevcut olan isimleri yazılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü şüphelisi şahısların gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında beyanları alınıp sanıkla hangi münasebetle iletişim kurduklarının araştırılmadan eksik inceleme ve araştırmayla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kabule göre, sanığın örgütün finans kaynaklarından Bank Asyada talimat sonrası dönemde aynı ... iki adet katılım hesabı açmış olması, bu şekilde Bank Asyaya destek olması göz önüne alındığında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin emsal ilamları da dikkate alınarak sanık hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçundan mahkumiyeti yerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından ceza dairesince verilen esastan red kararının sanık aleyhine bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın Bank ... isimli bankada 29.01.2014 günü açılmış olan 4447696 müşteri numaralı hesabı bulunmaktadır. Hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın başka bankada bulunan parasını banka yetkilisi ile tartışıp faizsiz olduğu için Bank Asyaya yatırdığı yönündeki savunması ile orantılı işlemler yaptığı, hesabını kişisel ihtiyaçları için kullandığı, örgüt liderinin çağrısından sonra talimat doğrultusunda olduğu değerlendirilebilecek herhangi bir para yatırma işleminde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında örgüte müzahir kişilerle sanık arasında gerçekleşen görüşmelerin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde eylem birlikteliği içinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususu iddianamede ve dosyadaki mevcut delillerle ispat olunamadığından sosyal ve beşeri görüşmeler olduğu, söz konusu görüşmelerin tek başına örgütsel eylem olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar sanığın işyeri isminin terör örgütü liderinin soy ismini çağrıştıracak şekilde "Gülen Koltuk" olması iddianamede belirtilmiş ise de sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkûmiyetinin bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkûmiyetin, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak örgüt üyeliği için somut ve inandırıcı bir delil olarak kabul edilmemiştir. Finansman sağlamak suretiyle örgüte yardım suçu bakımından somut olay bağlamında; terör suçu olarak kabul edilen fiillerin gerçekleştirilmesinde terör örgütlerine ya da örgüt üyelerine, tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayan kişilerin bu eylemleri nedeniyle cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Terörün finanse edilebilmesi için karşılıksız olarak örgüte veya örgüt üyelerine aktarılan 6415 sayılı Kanun'un tanımlar maddesinde anlamını bulan bir fondan söz edilmelidir. Terör örgütlerine aktarılan fonların, meri mevzuata göre kurulmuş şirket, dernek, vakıf veya diğer kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yapılmasının ya da yasa dışı başka yöntemler kullanılarak yapılmasının suçun oluşumunda bir önemi yoktur. Her ne suretle olursa olsun terör örgütlerine fon sağlama eylemi cezalandırılacaktır. Bu açıklamalar ışığında; her ne kadar sanığın yargı kararlarıyla silahlı bir terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiası ile kamu davası açılmış ise de Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 ... 2017/1809 Esas 2017/5155 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında sanığın işyeri isminin terör örgütü liderinin soy ismini çağrıştıracak şekilde "Gülen Koltuk" olmasının örgüt üyeliği suçunu ispatlayıcı nitelikte bir delil olmadığı, sanığın mevcut banka hesaplarında rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, örgüt mensubu kişilerle yaptığı görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirildiğine dair bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna, örgüt mensubu olduğuna dair her türlü kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı ve kanaat verici mahiyette delil elde edilemediğinden üzerine atılı örgüt üyeliği suçundan beraatına dair hüküm verilmiştir. Her ne kadar sanığın terörizmi finanse ettiği iddia edilmişse de dosya kapsamından terörizme ne şekilde, hangi eylem ve faaliyetler aracılığıyla fon sağlandığı izah edilerek açıklanmadığından unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatına dair hüküm verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/403 Esas, 2019/988 sayılı Kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararisteminintemyizhukukîfetöpdyredditevdiinev.kararınolgularsüreçincelenenonanmasınasebeplerigerekçebozulmasıesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim