Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/3871
2023/2015
5 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/449 Esas, 2018/598 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/698 Esas, 2019/1183 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/8526 Esas, 2020/558 sayılı Kararı ile, "Sanığın hükümden sonra Dairemize cezaevi kanalıyla göndermiş olduğu 06.11.2019 tarihli dilekçede; örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi verip etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek bu minvalde açıklamalarda bulunduğu anlaşılmakla, duruşmada hazır edilip, etraflıca beyanları alınıp verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup, sonucuna göre hakkında TCK'nın 221/4 2 nci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/185 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 23.10.2020 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık indirimin yetersiz olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. Bozma Üzerine İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamından; sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan cezalandırılması istemiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame ile mahkememize kamu davası açıldığı, Mahkememizin 28.12.2018 tarih 2018/449 Esas 2018/598 sayılı Kararı ile, sanık ... hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafii tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 13.06.2019 tarih, 2019/698 Eass 2019/1183 sayılı ilamı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 23.01.2020 tarih, 2019/8526 Esas 2020/558 sayılı ilamı ile "Sanığın hükümden sonra Dairemize cezaevi kanalıyla göndermiş olduğu 06.11.2019 tarihli dilekçede; örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi verip etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek bu minvalde açıklamalarda bulunduğu anlaşılmakla, duruşmada hazır edilip, etraflıca beyanları alınıp verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup, sonucuna göre hakkında TCK'nın 221/4 2 nci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, kanuna aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA" şeklinde gerekçe ile kararın bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkememiz esas defterinin 2020/163 Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre;
Sanık hakkında, sanığın .../... silahlı terör örgütü içerisinde Z. K. (K) adını kullandığı, örgüt içinde görev aldığı, ... ilçesinde örgüt evlerinde sohbetler düzenlediği, ...'in kitaplarından ve vaazlarından kesitler anlattığı, Anafen Dershanesinde derste en çok sevdiği kişinin ... olduğunu söylediği, Kasım 2012 Temmuz 2015 tarihleri arasında 667 sayılı ... ile kapatılan ... Danışmanlık Eğitim Şirketinde ... kaydı bulunduğu, Bank ... hesabının bulunduğu, Aralık 2013'te 0,00 TL olan hesap bakiyesinin Aralık 2014'te 18.558,50 TL olduğu, 22.01.2014'te 13.000,00 TL, 11/04/2014'te 10.764,00 TL şeklinde yüksek miktarlı çok sayıda katılım hesabı açma işlemleri gerçekleştirdiğinden bahisle sanığın cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yargıtay'ın 23/01/2020 tarih, 2019/8526 Esas, 2020/558 sayılı ilamı ile verilen bozma kararı sonrasında etkin pişmanlık kapsamında alınan savunmasında üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna ilişkin, suçun sübutuna vücut veren eylemeleri ile örgütün faaliyetleri, yapısı ve örgüt mensupları hakkında ikrar içeren beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3344 Esas, 2015/926 sayılı ilamında terör örgütü üyeliğini "Örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.'' şeklinde tanımlanmaktadır. Yargıtayın yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmektedir.
Bozma sonrası alınan savunması ile etkin pişmanlık gösteren sanığın ikrar içeren mezkur beyanlarının yanında aşağıda bahsi geçen tanık beyanları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu kapsmada,
M.K.'nin 09.02.2018 tarihli ifadesinde: ".... ilçesinde bulunan yurtta bekçi olarak çalışan adını hatırlamadığım şahsın eşi Z. K. adlı G.K. veya Kahraman isimli şahıs vardı. Bu şahsında örgüt içerisinde bir görevi vardı fakat ben tam olarak görevini bilmiyorum..." şeklinde beyanda bulunarak sanığı teşhis ettiği,
B.B.'nin 11.05.2018 tarihli ifadesinde: ".... isimli şahıs ve ismini hatırlamadığım ve fazla bilgi sahibi olmadığım öğrenci öğrencilerle bir yıl aynı evde kaldım, bu evde kaldığım süre içerisinde kimse sorumlu değildi, yalnızca.... isimli şahıs haftada bir gelirdi. Z. B. isimli şahıs geldiğinde ...'in kitaplarından vaazlarından kesitler anlatırdı bizlere bir ihtiyacın olup olmadığını sorardı bu eğitim dönemi boyunca.... isimli bayan haftada bir gelerek aynı şekilde sohbet yapardı. Z. B. isimli bayan hakkında sadece eşinin bu yapıya ait dershanede Türkçe öğretmeniydi, eşinin ismini hatırlamadığım kadarıyla ... isimli şahıs olarak hatırlıyorum. 2013 2014 yıllarında 4. sınıf eğitim ve öğretim dönemimde yine benim cemaatteki kalmış olduğum ev değişti yine bu cemaate ait ev üçüncü sınıfta kaldığım eve yakın evde kaldım. Bu evde benden başka aynı üniversitede okuyan isimlerini ve hangi bölümde okuduklarını bilmediğim üç veya dört bayan öğrenci ile birlikte bu eğitim döneminde birlikte kaldım bu bayan öğrencilerle ilgili hiçbir bilgiye sahip değilim. Bu evin de ablası yoktu. İhtiyaçlarımızı kendimiz karşılıyorduk. Bu eve yine sohbet için üçüncü sınıfta evimize sohbet vermeye ... B. isimli bayan gelirdi bize ...'in kitaplarında vaazlarından kesitler anlatırdı..." şeklinde beyanda bulunarak sanığı teşhis ettiği,
N.H.'nin 20.07.2018 tarihli ek ifadesinde; Teşhis ve tespit amacı ile kendisine sanığın fotoğrafı gösterilmesi üzerine "İfademde bahsetmediğim ancak ... ilçesinde bölgeci olarak bildiğim ... isimli bildiğim kişidir." şeklinde beyanda bulunarak sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır. Bu haliyle,
Sanığın örgüt içerisindeki konumu ve eylemlerinden .../... silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, 2013 yılında eşi O.K.'nin yönlendirmesi ile ... sohbetlerine katılmaya başladığı, daha sonra "bölgeci" olarak görev aldığı, 2014 yılına gelindiğinde ikrarından sabit olduğu üzere "bölgeci" olarak maaş almaya başladığı, kendisine tevdi edilen grupları ile sohbet adı altında toplantılar yaptığı, bölgeci sıfatı ile üniversite öğrencilerine sohbet vermenin yanı sıra maddi ihtiyaçlarını da örgüt sistematiği içerisinde karşıladığı, topladığı himmet paralarını ilçe ablası C.Ş'ye götürdüğü, yine mütevelli heyetinde yer alan kişilerden para topladığı örgüt içinde görev aldığı, Kasım 2012 Temmuz 2015 tarihleri arasında 667 sayılı ... ile kapatılan ... Danışmanlık Eğitim Şirketinde ... kaydı bulunduğu, Bank ... hesabının bulunduğu, Aralık 2013'te 0,00 TL olan hesap bakiyesinin Aralık 2014'te 18.558,50 TL olduğu, 22.01.2014'te 13.000,00 TL, 11.04.2014'te 10.764,00 TL şeklinde yüksek miktarlı çok sayıda katılım hesabı açma işlemleri gerçekleştirdiği, örgütle organik bağı mevcut olan sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arzeden eylemleri ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
Sanığın "..." kod adını kullandığı iddia edilmiş ise de, tanık H.B'nin (sanığın babası) alınan beyanında, sanığın tüm ailede ve çevrede "..." ismi ile bilindiği yönündeki beyanları da dikkate alındığında, kod adı kullanmadığı "..." isminin göbek adı olduğu yönündeki sanık beyanlarına itibar edilerek sanığın kod adı kullanmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu haliyle,
Sanığın, .../... silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyerarşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlaya gelmiş olan .../... silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen netice gözönüne alınarak alınarak takdiren alt hadden temel ceza tayin edilmiş, sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'unun 3 üncü ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmıştır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık yönüyle yapılan değerlendirmede;
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, örgütün örgütlenme biçimi, failin örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilecektir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Ancak konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalıdır. Her halükarda elverişli bilgi, örgütte zaafiyet yaratacak,örgüte önemli boyutta zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olmalıdır. Failin, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi gerekir. Örgüt mensuplarının işlediği suçlar hakkında bilgi vermelidir. Sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemesi yeterli değildir. Genel olarak örgütün yapısı, kurucusu, yöneticisi, örgütün büyüklüğü, amaçları, faaliyetleri gelir kaynakları, varsa silahları gibi bilgiler vermelidir. Örgütün genişliği veya gizliliği nedeniyle bilgileri sınırlı ise verilen bilgilerin samimiyeti çerçevesinde etkin pişmanlıktan yararlanabilecektir. Bu izahat çerçevesinde ve keza Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.10.2017 tarih, 2015/1354 Esas, 2017/5381 Karar ve aynı dairenin 10.07.2017 tarih, 2017/1517 Esas, 2017/4830 sayılı içtihatları da dikkate alındığında; TCK'nın 221/4 üncü maddesindeki etkin pişmanlık maddesinde, etkin pişmanlık nedeniyle cezada yapılacak indirim oranının "üçte birden dörtte üçe kadar" olarak belirlendiği gözetildiğinde, sanığın aşamalardaki ifadelerinde örgütün faaliyet yapısına ve örgüt üyelerine ilişkin samimi anlatımlarda bulunarak pişman olduğunu bildirip, tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan .../... silahlı terör örgütünü dağıtacak nitelikte, örgütün yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenmeyecektir.
Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
sanığın Yargıtay aşamasında ve Yargıtay bozması sonrasında mahkememizdeki beyanlarında, örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunduğu, hakkında hiçbir delil bulunmadığı aşamada örgüte ait parayı Bankasya hesabına yatırdığını ikrar ettiği, il ve ilçe ablaları ile mütevelli heyetlerinde kimlerin bulunduğu yönünde isim vererek teşhiste bulunduğu, ismini verdiği 4 şahsın haklarında daha önce işlem yapılmamış olan kişiler olduğu anlaşılmakla, etkin pişmanlıkta bulunduğu aşamada dikkate alınarak sanığa verilen cezada TCK'nın 221/4 2 nci cümlesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır.
Son olarak sanığın sabıkasız oluşu ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle netice ceza tayin edilmiş, tam bir vicdani kanaat ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, .../..., cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun(5411 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, .../... silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüt liderinin talimatı üzerine .../... silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de bankacılık işlemleri yapan, ... İlçesi örgütsel yapılanmasında Bölgeci olarak faaliyet gösteren, himmet toplayan, örgütsel toplantılara katılan, sohbet hocalığı yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden, hükümden sonra gelen ... tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve karar gerekçelerine göre sanık müdafiin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza
Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39