Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16708
2023/2002
6 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/433 Esas, 2018/503 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası,TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2019/67 Esas, 2019/211 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
- İçeriği tespit edilemeyen görüşmelerin, arama kayıtlarının suçun delili sayılamayacağına,
3.Etkin pişmanlıktan faydalanan tanık beyanlarının sanık lehine olmasına, ardışık arandığı belirtilen diğer şahısların ise sanık hakkında beyanlarının bulunmamasına,
4.Örgüt üyeliği suçunun unsurlarının sanık nazarında oluşmadığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Somut olay değerlendirildiğinde, HTS kaydı alınan 0262 (...) (..) (..), 0262 (...)(..)(..), 0262 (...)(..)(..), 0262 (...)(..)(..), 0262 (...)(..)(..),, 0262 (...)(..)(..),, 0262 (...)(..)(..),, 0262 (...)(..)(..), 0262 (...)(..)(..),, 0262 (...)(..)(..),, 0262 (...)(..)(..), ve 0262 (...)(..)(..), numaralı sabit telefon hatlarının kayıtları incelendiğinde sanık ...’nun adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı gsm hattından 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yılında 29 kez arandığı, bu aramalardan 3 tanesinin askeri şahıslar olan F.Z. ve Ö.S. ile ardışık olduğu, ardışık arananlar F.Z. ve Ö.S. hakkında da aynı suçtan soruşturma/kovuşturma yapıldığı, HTS kaydı alınan Ankara ilindeki 8503777018 numaralı sabit hat telefon hattının kayıtları incelendiğinde; sanığın kullandığı gsm hattından 2013, 2014 ve 2015 yıllarında 21 kez arandığı, bu aramalardan 6 tanesinin askeri şahıslar olan Y.E.Ç., H.S. ve M.E. ile ardışık olduğu, ardışık arananlar Y.E.Ç., H.S.ve M.E. hakkında da aynı suçtan soruşturma/kovuşturma yapıldığı,
Kollukça beyanları alınan ardışık arama listesinde bulunan Ö.S., Y.E.Ç., H.S. ve M.E.'nin ifadelerinde "kendilerini söz konusu sabit hatlardan arayanın kendileri ile ilgilenen örgüt üyesi olduğuna" dair etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulundukları,
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği kabulüyle sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı Kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı kabul edilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve dosya kapsamı itibariyle yapılan yargılama neticesinde, sanığın örgütün iletişim yöntemi olduğu kabul edilen sabit hat veya ankesörlü telefon ile haberleşme yöntemlerince, ankesör büfe analiz ve HTS kayıtlarına göre; ardışık nitelikte ve tekil olarak arandığının tespit edildiği, haklarında yapılan soruşturmalarda müdafi huzurunda beyanları alınan sanıkla ardışık şekilde aranan asker şahısların örgüt üyelerince ankesör/sabit hatlardan arandıkları yönündeki beyanları, sanık savunması ve tüm dosya değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak örgüt mensuplarınca sabit hat üzerinden iletişim yöntemi kullanılarak arandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2019/67 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13