Yargıtay 3. CD 2022/1716 E. 2023/1953 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1716

Karar No

2023/1953

Karar Tarihi

5 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2018/217 Esas, 2018/714 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/908 Esas, 2019/553 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın silahlı Fetullahçı terör örgütü askeri yapılanması içerisinde örgütün öğrenci tabir ettiği yapılanmada aktif olarak yer aldığı, himmet verdiği, dolayısıyla TCK'nın 314/2 kapsamında üyeliğinin sabit olduğu, ancak sanığın henüz hakkında hiçbir soruşturma ve kovuşturma işlemi yokken, adı soruşturmalarda örgüt yapılanması kapsamında anılmamışken 06.10.2017 tarihinde kolluk birimlerine kendiliğinden giderek etkin pişmanlık gösterdiği, örgüt ile ilişkisini temelden itibaren isimler vererek teşhisler yaparak açıkladığı beyanlarının kolluk verileri ile sair tanık beyanları ile toplanan delillerle de doğrulandığı, bu kapsamda sanık hakkında TCK'nın 221 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği halde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı olmakla; kabule göre de; asker kişi olan sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan... C.Başsavcılığınca başlatılan ankesör/ardışık aramalara ilişkin soruşturmada sanığın yer alıp yer almadığının araştırılmadan eksik kovuşturmayla hüküm kurulmasına ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince özetle, sanık bizzat kendisi müracaat ederek samimi beyanlarda bulunmak istemiş, sonrasında hakkında soruşturma başlatılmış ve sanığın beyanları en başından itibaren detaylı, tanıklar N.Y.G. ve S.M. anlatımları ile de uyumludur. Şu halde sanığın örgütün gerçek yüzünü gördüğü, örgütün gerçek amacının "hizmet" olmadığını, kendilerinden iş yerinden fişlemeler yapmalarını ve yine cuma namazına gitmemek gibi tedbirler almalarını deşifre olmamalarını istediklerini, zorla himmet adı altında paralar topladıklarını, örgütle ters düşen askeri personelin ihraç edileceği sürüleceği gibi söylentiler ve izlenimlerle laf arası tehditlerde bulunduklarını anladığı andan itibaren örgütten uzaklaşmaya çalıştığı ancak söz konusu örgütsel baskılar nedeniyle mesleğini kaybetme korkusu ile başlarda doğrudan açık açık irtibatını koparamadığı zamanla aramalara yanıt vermemek, ev değiştirmek, şeklinde örgütten uzaklaştığı anlaşılmaktadır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3811 Esas, 2018/1402 Karar sayılı ilamında ; "... sanığın savunmasında kabul ettiği faaliyetlerinin 2014 yılı öncesine rastladığı ve örgütün gerçek yüzünün ortaya çıktığı 2014 yılından sonra örgütle irtibatının devam ettirdiğine dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel eylemlerinin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" Bozma nedeni olarak öngörülmüştür. Yukarıda detaylıca izah edilen somut olayın Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararına uygun olduğu kabulü ile beraat kararı tesis edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince özetle, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; O yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, O yer Cumhuriyet savcısının hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin usulünce tartışıldığı, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı anlaşılmakla, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğunun ispat edilemediğine dair ilgili ve yeterli gerekçelere dayanan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/908 Esas, 2019/553 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararfetöpdytemyizhukukîreddiincelenenv.istemininolgularsüreçtevdiineonanmasınasebeplerigerekçekararınesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim