Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1468
2023/1945
4 Nisan 2023
¸
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.02.2021 tarihli, 2019/344 Esas ve 2021/72 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla CMK'nın 223/2 a maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dolayı cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın bu suçu işlemediği anlaşılmakla CMK'nın 223/2 b maddesi uyarınca, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de, suç sübuta ermediğinden CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Mahkeme Üyesi Gökhan Çınar (122218), silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmü yönünden sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönünde karara muhalif olmuştur
- .... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, 30.09.2021 tarihli ve 2021/821 Esas, 2021/1168 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılanlar vekilleri ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan esastan ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1 Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcılığının temyiz istemi; Sanığın terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2 Sanık müdafiinin temyiz istemi: Terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının CMK 223/2 a veya 2 b maddeler gereğince verilmesi gerektiğine,
3 Sanık lehine vekalet ücretinin birleşen dosya nedeniyle 2. kez hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dâhil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, Bank Asyada hesabının bulunmasının veya örgütle iltisaklı olduğu için kapatılan kurumlarda çalışmasının konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu gösteren ByLock tespitinin bulunmadığı, sanığın örgüt liderinin talimatına binaen Bank Asyaya para yatırmadığı, sanığın örgütsel toplantılar gerçekleştirdiğine, örgüte destek olunması için himmet ya da bağış adı altında herhangi bir kimseden para talep ettiğine, örgüte eleman kazandırmaya çalıştığına yönelik tanık beyanı ya da başka bir belgenin bulunmadığı, sanığın alınan savunmasında 2010 KPSS Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısının 120 olmasını sınava iyi bir şekilde hazırlanmış olması, tekrar edilen sınava girmemesini ise tekrar sınavından önce çocuğunun rahatsızlanması olarak gösterdiği, sanığın savunmasının aksine bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla sanık hakkında oluşan şüphenin yenilemediği, sanığın örgütle iltisaklı kurumlarda çalışmasının, birlikte çalıştığı kişilerin 2010 KPSS'de şüpheli konumda olmasının, bu kişiler ile HTS irtibatının olmasının ya da şüpheli olduğu iddia edilen para transferleri olmasının veyahut bu kişiler ile sınavdan önce aynı yer baz istasyonlarından sinyal almasının 2010 KPSS soru ve cevaplarının sanığa verildiğine ilişkin bir somut bir belirlemede bulunulmaması ve bu hususun maddi olgularla desteklenmemesi nedeniyle 2010 KPSS soru ve cevapların sınavdan önce sanığa verildiği şeklinde değerlendirilemeyeceği, bilirkişi raporundaki tespitlerin neticede bir kanaata dayalı olduğu, bilirkişi raporunda sanığın soruları önceden gördüğüne ve 2010 KPSS Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testleri cevap kâğıtlarına ezberlediği soru cevaplarını işaretlediğine yönelik kesin bir tespitin yapılmadığı, cezalandırmaya karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesine bağlı olduğu, şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış hususların sanık aleyhine yorumlanamayacağı, ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanılması durumunda mahkûmiyet hükmü verilebileceği anlaşıldığından, sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olduğunu ya da örgüte yardım ettiğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir iddia ya da delil bulunmadığı ve atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1 Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf kanun yolu başvurularının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1 a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
2 Sanık müdafinin ayrıca birleşen dosya dikkate alınarak ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin incelemesine gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 inci maddesinde "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçiminde düzenleme bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.11.1979 tarih, 1979/2 229 Esas ve 1979/477 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı, beraat eden sanığın tek davada temsil edilmesi nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla, ayrı vekalet ücreti talebine yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
b)Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; İptal edilen 2010 yılı KPSS'de sınav sorularının örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporuna istinaden kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından da yapılan yargılama sonunda, kanıtlanamayan müsnet suçlardan beraatine dair kesinleşen hükümler dışında, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası ile gerekçe içeriğine göre inceleme konusu kararda hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, 30.09.2021 tarihli ve 2021/821 Esas, 2021/1168 sayılı Kararında sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcılığı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Ankara 2. Ağır
Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05