Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2641

Karar No

2023/1901

Karar Tarihi

5 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/428 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı yasa 7 inci maddesi yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

  2. .... Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2017/3873 Esas, 2018/1100 sayılı Kararı ile özetle;

''UYAP sorgulamasında, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15367 sayılı dosyasında suç tarihi 2012 olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan halen açık gözüken soruşturma dosyasının bulunduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınarak, anılan dosyanın aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi, dava açılmış ise birleştirme hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir veya tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken atıf maddesi olarak 3713 sayılı Kanunun 7/1 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK'nın 53 üncü maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir.

3.... Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 03.06.2021 tarihli ve 2020/281 Esas, 2021/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak, terör örgütü propagandası yapmak, terör örgütü propagandası yapmak, 2911 sayılı kanuna aykırılık, 2911 sayılı kanuna aykırılık, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, mala zarar verme, mala zarar verme, mala zarar verme, mala zarar verme, mala zarar verme, mala zarar verme, mala zarar verme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 e maddesi uyarınca beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

  1. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/633 Esas ve 2022/719 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi itibariyle Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmemiş olması, 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesinin 1. fıkrasında (6723 sayılı yasa ile değişik) 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 CMUK'nun 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesi ilk karar tarihinin 07.12.2015 olup bu kararın da Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarih, 2017/3873 Esas, 2018/1100 sayılı Kararıyla bozulmasına karar verildiği, incelemeye konu ilk derece mahkeme kararına karşı yapılan yasa yolunun 5271 sayılı CMK'nun 286 vd. maddeleri uyarınca temyiz yasa yolu olduğu, mercide yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, Yargıtay'dan verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağının düzenlenmiş olunması nedeniyle dosyaya yönelik temyiz incelemesi yapılması gerektiği değerlendirilmesi yapılarak, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1 b maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, dosyanın, başvurunun temyiz başvurusu olarak değerlendirilip işlem yapılmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir.

5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

  1. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

  2. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,

  3. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,

  4. CMK 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulması ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi; aksi taktirde davanın yeniden görülüp ve duruşma açılarak sonrasında beraat kararı verilmesine,

  5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Somut olay değerlendirildiğinde; 30.12.2014 tarihinde Suruç Kapı Hd. Krk. Batı Nöbet yerinin 50 metre doğusunda, 758 759 numaralı hudut taşları arasında bulunan dikenli tellerden Suriye sınırından Türkiye topraklarına yasadışı yollarla geçmeye çalıştığı esnada Jandarma kolluk görevlileri tarafından fark edilerek yakalanan sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2015/444 sayılı soruşturma dosyasında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlamasıyla kamu davası açıldığı, her ne kadar sanık Mahkemedeki savunmasında üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu kabul etmemiş ise de; sanık savunmaları, tanık beyanı, 30.12.2014 tarihli olay yeri tespit tutanağı, 30.12.2014 tarihli olay yeri arama tutanağı, 30.12.2014 tarihli üst arama tutanağı, 30.12.2014 tarihli bilgi alma tutanakları, 23.01.2015 tarihli uzmanlık raporu ve dosya içerisinde bulunan tüm delillerden; 2014 yılı Ekim ayında silahlı terör örgütüne katılmaya karar veren sanığın Kasım ayında Suruç İlçesinden gece saatlerinde illegal yoldan Suriye ülkesine geçiş yaptığı, Suriye'ye geçmesi sonrasında örgüt mensuplarınca Kobani bölgesine götürülen sanığın burada PKK/KCK örgütünün uzantısı olan PYD/YPG terör örgütüne kendi iradesi ile katıldığı, bir süre silahlı eğitim alarak Kalaşnikov marka silah kullandığı, terör örgütü içinde "Cankeleş" kod adını kullandığı ve terör örgütünün lojistik biriminde de faaliyet yürüttüğü, 30.02.2014 tarihinde Suruç Kapı Hd. Krk. Batı Nöbet yerinin 50 metre doğusunda, 758 759 numaralı hudut taşları arasında bulunan dikenli tellerden Suriye sınırından Türkiye topraklarına yasadışı yollarla geçmeye çalıştığı esnada Jandarma kolluk görevlileri tarafından fark edilerek yakalandığı, yakalanması sonrasında hakkında başlatılan soruşturma aşamasında alınan savunmaları aksine daha sonra üzerine atılı suçu kabul etmeyen, tanık beyanı ve yakalanması sonrasında düzenlenen tutanaklardan gönüllü olarak teslim olmayıp Türkiye'ye yasadışı yollarla geçmeye çalıştığı sırada yakalanan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanığın olay tarihinde yasa dışı yollardan giriş yapmak isterken yakalanmış olması, buna ilişkin dosyada yakalama tutanağının bulunması, sanığın yakalanması akabinde gerek terör örgütü, gerekse bu örgüt içindeki şahıslar ve kendi faaliyetleri ile ayrıntılı nazara alındığında sanığın kovuşturma aşamasındaki inkara ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın yasa dışı silahlı örgüte katılıp, örgütün hiyararşik yapısına dahil olduğu, Suriye'de bulunduğu süre zarfında örgüt içerisinde "Cankeleş" kod adını kullanarak çeşitlilik ve süreklilik arz eden örgütsel faaliyetlere bulunduğu ve bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olduğundan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğinde mahkumiyetine karar verilmiş, bununla birlikte her ne kadar birleşen dosyaya konu iddianame ile sanık hakkında 16.03.2013, 07.04.2013, 19.05.2013 ve 17.06.2013 tarihli terör örgütü propagandası yapmak, 2911 sayılı kanuna aykırılık, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın savunması aksine içeriği sanık tarafından kabul edilmeyen ve isnat edilen suçlarla ilgili olduğu açıkça anlaşılmayan tape kayıtları, sanıkla ilgili her türlü şüpheyi bertaraf edecek nitelikte olmayan video görüntüsü ile ile ilgili değerlendirme ve teyide muhtaç bilgi notları dışında üzerine atılı bu suçları işlediğine dair fotoğraf yada kamera kaydı, parmak izi tespiti ve sair beyan ve belgenin bulunmadığı, üzerine atılı suçları kabul etmeyen sanığın savunmaları aksine üzerlerine atılı bu suçlardan mahkumiyetlerine yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak, somut bir delilin mevcut olmadığı, bu suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'NIN 223/2 e maddesi gereğince beraatına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Suruç İlçesinden gece saatlerinde illegal yoldan Suriye Ülkesine geçiş yapıp burada PKK/KCK örgütünün uzantısı olan PYD/YPG terör örgütüne katıldığı ve silahlı eğitim alarak Cankeleş kod adını aldığı, örgüt adına lojistik yardım sağlayan birimde görev aldığı ve sonrasında örgütten ayrılarak kaçak yoldan Türkiye'ye giriş yaptığı sırada suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından yakalandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında Müsadere kararı verilirken tatbik edilen kanun ve maddenin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi'nin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 03.06.2021 tarihli ve 2020/281 Esas, 2021/341 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 8 inci paragrafının önüne ''TCK'nın 54 üncü maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyecmk'nın''uyappkkkckörgütünehükmündüzeltilerekolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörpydypgreddiincelenenbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim