Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13924
2023/1894
5 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2017/56 Esas, 2018/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1356 Esas, 2018/1312 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/3007 Esas, 2020/302 sayılı Kararı ile özetle;
''Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilmeye çalışılıp, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HİS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak, ayrıca UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca ... 30. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir.
- ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 05.11.2021 tarihli ve 2020/90 Esas, 2021/378 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.02.2022 tarihli ve ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı(aleyhe), sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
-
Kararın eksik ve hatalı inceleme ile verildiği,
-
Sanığın izah edilen eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içerdiğine,
-
Terör örgütü üyeliği suçundan daha evvelki sonuç ceza miktarından az ceza verildiği ancak dosya arasına sonuç ceza miktarını düşürecek ilk karardan farklı bir bilgi ve belge rastlanılmadığı, sonuç cezanın ilk ceza miktarı kadar verilmesi gerektiğinden eksik ceza tayini edildiğine,
-
Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
-
ByLock kullanmadığına,
-
Hukuka, usule, yasaya, vicdana, dosyadaki delillere aykırı karar verildiğine,
-
Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
-
Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
-
Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
-
Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, sanığın FETÖ PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesi ile HSYK 2. Dairesinin 16.07.2016 tarih ve 2016/4 tedbir Esas ve 2016/345 sayılı görevden uzaklaştırılmasına ve HSYK Genel Kurulu’nun 24.08.2016 ... ve 2016/426 sayılı meslekten ihracına ilişkin kararları ve içerikleri, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığını, örgüt üyesi olduğunu gösterir eylem ve davranışlarını ortaya koyan gizli tanık Ö.H.D.’nin beyanları, sanığın Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’ndan Küçükçekmece Hâkimliğine atanmasına ilişkin 11.06.2014 1357 sayılı Kararda, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma yapılan ve ByLock kullanıcı listesinde bulunan, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesinin 16.07.2016 tarih ve 2016/4 tedbir ve 2016/345 sayılı Kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 77/1 ve 81/1 inci maddeleri gereğince görevinden uzaklaştırılmasına karar verilen, bilahare Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun 24.08.2016 tarih ve 2016/426 sayılı Kararı ile de meslekten çıkarılan Dr. T.G.'nin sanığın mevcut görev yerinde kalması gerektiğine dair muhalefet şerhinin bulunduğuna yönelik tespitler, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün medya yapılanmasında yer alan televizyon kanallarının Digitürk yayınlarından çıkarılması üzerine sanığın da örgütsel tavır göstererek Digitürk üyeliğini sonlandırdığına yönelik tespitler, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, devleti ele geçirmek maksadıyla gerçekleştirdiği bazı tasarruflara sözde bir meşruiyet kazandırmak amacıyla geçmiş dönemde yapılan bazı denetimlerde, performans değerlendirme ve geliştirme formlarının, gerçek durumla bağdaşmayan şekilde düzenlenmesi suretiyle örgüt mensubu olan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının unvanlı görevlere atanmasının önü açılırken, örgütün hedef olarak gördüğü hâkim ve Cumhuriyet savcılarının unvanlı görevlere atanmasının engellendiği yahut unvanlı görevde olan bazı hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bu görevlerden alındığı, kendilerinden olmayan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının unvanlı görevlere atanmaları bir yana, sağlık sorunları gibi mazeretlerinin dahi nazara alınmayarak adeta ölüme mahkum edildiklerinin bilindiği, örgütün politikası gereği kendi mensuplarından olan sanığı Seydişehir, Giresun ve Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı gibi unvanlı görevlere getirdiğine yönelik tespitler, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin 2014 HSYK seçimleri öncesinde kendi mensubu olan hâkim ve Cumhuriyet savcılarını tespit ederek, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğine aday olan sözde bağımsız adayların alacağı muhtemel oyları hesaplamak, örgütün talimatı doğrultusunda oy kullanılmasını sağlamak ve örgüt içi iletişimi gerçekleştirmek amacıyla oluşturduğu ByLock uygulamasını kullandığı yönündeki tespitler delil gösterilerek sanığın 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesi delaleti ile 5/1, TCK' nın 53/1, 58/9, 63 ve CMK'nın 324/1 inci maddeleri ile cezalandırılması talebi ile dava açılmış, açılan dava mahkemeye tevzi edilmiş, mahkemenin 2017/56 Esasına kaydedilmiş ve 06.04.2018 tarih, 2017/56 Esas, 2018/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında muhkumiyet kararı verilmiş, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine dosya ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gitmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.11.2018 tarih, 2018/1356 Esas, 2018/1312 sayılı Kararı sanık ve sanık müdafiince temyiz edilerek, dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesine gitmiş, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.01.2020 tarih, 2019/3007 Esas, 2020/302 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında ilgili birimden ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme raporunun getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde HİS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak, ayrıca UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılması gerektiği gerekçeleri ile bozularak dosyan yeniden mahkemeye gönderilerek 2020/90 Esas sırasına kaydedilmiş, sanığın adına kayıtlı bulunan 0505 (...) (...) (...) numaralı GSM hattı ile ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilmiş belirtilen GSM hattı ile örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock isimli programın sorgulama parametreleri neticesinde ilk tespit tarihinin 11.09.2014 olduğu, ByLock programına 90914 defa erişimin sağlandığı anlaşılmış, bozma ilamı gereği ... İl Emniyet Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak ByLock tespiti yapılan hatlara ilişkin ID tespitinin bulunup bulunmadığı, ID tespiti bulunuyor ise ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile birlikte mahkemeye gönderilmesi istenmiş yazılan müzekkereye cevap olarak ID çalışmalarının devam ettiği bildirilmiş, BTK' dan celp edilen veriler dosya ile birlikte bilirkişiye verilmiş, HİS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde inceleme yapması istenmiş ve bilirkişi 13.08.2020 tarihli raporunu sunmuştur. Söz konusu rapora göre; HIS (CGNAT) kayıtları sorgu aralığının 11.09.2014 01.01.2017 tarihleri arasında olduğu, HTS kayıtları (GSM, GPRS, WAP) sorgu aralığının 11.09.2014 01.01.2017 tarihleri arasında olduğu, GPRS CGNAT iletişimlerine ilişkin sinyal alınan BAZ istasyonu lokasyonlarının çoğunlukla uyumlu oldukları, ara ara uyumlu olmadıkları, GSM CGNAT iletişimlerine ilişkin sinyal alınan BAZ istasyonu lokasyonlarının çoğunlukla uyumlu olmadıkları, ara ara uyumlu oldukları görülmüş, bu uyumsuzluğun sebebinin internet baz bilgisinin verinin alınmaya başlandığı BAZ bilgisi ile sabit kaldığı ve değişen baz bilgisine rağmen ilk baz bilgisinin göründüğü şeklinde bilirkişi raporunda açıklanmış, sonuç olarak ByLock programının sanığın kullandığı telefon üzerinden kullanıldığı anlaşılmış, bozma ilamı gereği örgütlü suçlar bankasından sorgulama yapılmış ve sanık hakkında beyanda bulunduğu anlaşılan A.İ. ve M.K. mahkemece dinlenmiş, sanık hakkında örgütsel manada bilgilerinin olmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak/irtibatları iddialarıyla haklarında işlem yapılan medya kuruluşlarının bu kanalların bulunduğu dijital platform olan Digitürk'ten çıkartılmasının akabinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir kısım üyeleri tepkisel bir tavırla aboneliklerini iptal ettirmiş, sanığın da kabulünde olduğu üzere bahsi geçen kanallar platformdan çıkarıldıktan sonra 12.10.2015 tarihinde sanığın Digitürk üyeliği kendisi tarafından sonlandırılmış, sanık yaptığı savunmasında Digitürk üyeliğinin on yıldır sürdüğünü kalitesi düştükçe, filmlerin kalitesi bozuldukça memnuniyetsiz hale geldiğini ve ücreti de yüksek olduğundan söz konusu platform üyeliğini iptal ettirdiğini beyan etmiş ancak dosyada mevcut "Digitürk Liste" başlıklı yazıda sanığa ait aboneliğin iptal tarihi 12.10.2015, iptal nedeni ise "STV grubu çıkan kanallar nedeni ile" yazılmış olduğu görülmüş, bu iptal eyleminin örgütsel bir talimat ve tavırla yapıldığı anlaşıldığından örgütsel eylem olarak değerlendirilmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan, örgüt mensuplarının referansı ile kurulan, örgüt lider ve yöneticilerinin emir ve talimatlarını aktarmak için kullandığı kriptolu haberleşme programı olan ByLock programını kendi kullanımında olduğu tespit edilen GSM numarası üzerinden kullanması, Yargıtay ın bozma kararı sonrası dosyaya celbedilen BTK dan alınan HTS kayıtları ve CGNAT kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre de bu durumun sabit olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak/irtibatları iddialarıyla haklarında işlem yapılan medya kuruluşlarının ve bu kanalların bulunduğu dijital platform olan Digitürk'ten çıkartılmasının akabinde sanığın 12.10.2015 tarihinde Digitürk üyeliği kendisi tarafından sonlandırılması ve dosyada mevcut "Digitürk Liste" başlıklı yazıda sanığın iptal nedenin de ise "STV grubu çıkan kanallar nedeni ile" yazılmış olması; üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkeme heyetinde kanaat oluşmasına neden olmuş, sanığın yargılama aşamalarındaki savunmaları ise mahkeme heyeti tarafından örgütsel tutumunun devam ettiği ve ifade ve inkarlarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik davranışlar olduğu şeklinde yorumlanmış, dolayısıyla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içinde yer aldığı, örgütsel faaliyetlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY oluşumunun hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği ve bu haliyle silahlı terör örgütü üyesi olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca eylemin ağırlığı, sanığın mesleğinden dolayı bulunduğu konum değerlendirilerek orantılı bir biçimde bireyselleştirilerek teşdiden cezalandırma yoluna gidilmiş, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi uyarınca sanığa verilen ceza 1/2 oranında artırılmış ve sanığın sabıkasız geçmişi, yargılamadaki tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (3) bendinde gösterilen nedenle, red talepli görüşe sanık müdafiinin 05.11.2021 tarihli temyiz iradesinin gerekçeli olduğu görüldüğünden isabet bulunmamıştır.
2.05.11.2021 günlü duruşma segbis çözümleme tutanağının mahkeme başkanı veya hâkim tarafından imzalanmaması, mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
- Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Örgütün operasyonel eylemlerinden önceki bağlantı ve faaliyetlerinin sempati düzeyini aşmadığı, operasyonel eylemlerden sonra herhangi bir örgütsel eylem ve faaliyeti bulunmayan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması nedeniyle, müsnet suçu işlediği sabit olmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 05.11.2021 tarihli ve 2020/90 Esas, 2021/378 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 30. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39