Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2478

Karar No

2023/1885

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2019 tarihli ve 2017/58 Esas, 2019/700 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/440 Esas, 2020/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.04.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;

  1. Teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna,

  2. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,

  3. İtirafçı beyanlarının atfı cürum niteliğinde olduğuna,

  4. Gizli tanıkların huzurda dinlenilmesi talebine rağmen dinlenilmediğine,

  5. Bizzat katılma talebine rağmen duruşmanın uzamaması adına saygılı ve anlayışlı davrandığından takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine,

  6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

2015 yılı Temmuz ve Ağustos ayı içerisinde ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki bazı şehir ve ilçelerinde PKK silahlı terör örgütünün aldığı kararlar sonucu öz yönetim ilan edilerek güvenlik güçleriyle çatışmaya girme amaçlı ve devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik cadde ve sokaklara barikatlar kurulduğu, hendekler açıldığı, buralara kolluk kuvvetlerinin girişine izin verilmediği, öz yönetim savunma birlikleri adı altında PKK'ya bağlı silahlı birlikler oluşturulduğu, örgütün emir ve talimatı ile açılan hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutulduğu, yapılan askeri operasyonlar sonucu bu girişimlerin bertaraf edilebildiği, bu eylemlerin vahim nitelikte ve 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde belirtilen ülke topraklarının bir kısmını devlet yönetiminden ayırmaya yönelik elverişli eylemler olduğu,

Sanığın Şırnak ili Bahçelievler mahallesinde hendek barikatta silahlı olarak faaliyet gösterdiği, nöbet tuttuğu ve barikat yapımında yer aldığı, tanıkların beyanları ve vahim eylem araştırma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün YDG H yapılanması içerisinde yer alarak örgütün öz yönetim ilanı çerçevesinde dağ kadrosundan gelen örgüt elemanlarıyla birlikte Bahçelievler mahallesinde güvenlik güçleri ile çatışmaya girme amaçlı açılan hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutmak suretiyle aktif bir şekilde faaliyet gösterdiği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik inkar yollu savunmalarına itibar edilmediği, bu haliyle sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün nihai amacı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak ve devlet egemenliğini zayıflatmak amacıyla silahlı faaliyet göstererek hendek barikat yapımında yer almadığı, buralarda silahlı nöbet tuttuğu ve güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma amaç suçuna elverişli/vahim nitelikte olduğuna kuşku bulunmayan filleri gerçekleştirdiği, aynı zamanda amaç suça yönelik vahim nitelikte olan 3713 sayılı Kanun'da belirtilen araç suçlara iştirak ettiği hususunun sabit olduğu kabul edilip, devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezlandırılmasına karar verilerek kurulan hükümde takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Sanığın Şırnak ili Bahçelievler Mahallesinde PKK/KCK gençlik yapılanması olan YDG H/YPS içerisinde silahlı faaliyet yürüttüğü, hakkında ifade ve teşhiste bulunan başka dosya sanıklarının müdafiili beyanlarına göre sanığın bahçelievler mahallesinde silahlı olarak faaliyet yürüttüğü, tünel, barikat ve hendek yapımında çalıştığı, keleş marka silah taşıdığı, hendeklerde silahlı nöbet tuttuğu" kabul edilerek bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve benzer dosyalardan anlaşılması karşısında;

Oluş, iddia, mahkeme kabulü, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; Şırnak ili Bahçelievler mahallesinde örgütün YPS adlı sözde savunma birliği içerisinde silahlı olarak faaliyet yürüttüğü ve örgütsel kod adı kullandığı, örgütün öz yönetim çağrısı üzerine dağ kadrosundan gelen örgüt elemanlarının güvenlik güçleri ile çatışmaya girme amaçlı kazılan hendek ve barikat yapımı çalışmalarında yer aldığı, bu hendek ve barikatlarda silahla nöbet tuttuğu anlaşılan sanığın eylemlerinin vahamet arzeden nitelikte bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğuna dair kabulde hukuki isabetsizlik görülmediğinden;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/440 Esas, 2020/169 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza

Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizredditevdiinesüreçv.olgularistemininonanmasınasebeplerigerekçeesastanpkkkck

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim