Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/14639

Karar No

2023/1868

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/307 Esas, 2018/3 sayılı kararı ile

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/1316 Esas, 2018/2471 sayılı kararı ile

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un üçüncü ve beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.09.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının (sanık aleyhine) temyiz istemleri özetle;

  1. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

  2. Sanığın suç kastıyla hareket etmediğine,

  3. Veri inceleme raporunun aleyhe delil olarak değerlendirilemeyeceğine,

  4. Tanık beyanlarının gerçek dışı olduğuna,

  5. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

  6. (Aleyhe temyiz) İlk Derece Mahkemesince cezanın teşdiden belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğuna, yapılan uygulamanın mahkemenin takdir sınırında kaldığına, Bölge Adliye Mahkemesince teşdit uygulamasına müdahale edilerek cezada indirime gidilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna,

  7. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, emniyet mahrem yapılanmasında "B5" olarak "FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan, ancak bazı konuları sorgulayan kişi" şeklinde kodlandığı, tanık beyanlarına göre sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 215 ve 216 ıncı maddeleri çerçevesinde sanığın beyanlarının alınması bakımından duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; sanığın münhasıran FETÖ/PDY üyeleri arasında iletişimi sağlamak amacıyla kullanılan ByLock sistemine örgüt talimatı ile dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığı, tanık beyanına göre örgüt içerisinde sadece polis memurlarının katılmış olduğu sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, örgütsel bağını gösterir şekilde emniyet mahrem yapılanması içerisinde B5 şeklinde kodlandığı, bu şekilde örgütün hiyerşik yapısına dahil olduğu, eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içerdiği sonuç ve kanaatine varılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;

Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 161765 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgütün emniyet mahrem yapılanması içerisinde "B5" olarak "FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan, ancak bazı konuları sorgulayan kişi" şeklinde kodlandığı tespit edilen, tanık beyanına göre sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların

kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenlerde yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/1316 Esas, 2018/2471 sayılı kararında sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizfetöpdyredditevdiinev.süreçolgularonanmasınagerekçesebepleri"fetöistemlerininesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim