Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7690
2023/1783
31 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/786 E., 2021/682 K.
KATILANLAR: T.C. ..., ÖSYM Başkanlığı
SUÇLAR: Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf istemlerinin esastan reddi, istinaf isteminin reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan T.C. ... vekili ve ÖSYM Başkanlığı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, ret, onama
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/786 Esas, 2021/682 sayılı Kararının, sanık müdafii, katılan T.C. ... vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve ÖSYM Başkanlığı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik ÖSYM Başkanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ÖSYM Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2019/202 Esas, 2021/201 sayılı Kararı ile sanık hakkında
-
Suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince beraatine,
-
Silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314/1, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1 2 3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/786 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
-
Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine,
-
Sanık müdafii, katılan T.C. ... vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2022 tarihli ve iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1.Yargılamanın hiçbir aşamasında bulunmayan, karar duruşmasına aynı ... görevlendirilen üye hakimin müzakereye katılıp oy kullanmasının usul ve hukuka aykırı olup adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğine,
2.Yargılamanın hiçbir aşamasında usulüne uygun müzakere yöntemi uygulanmadığına,
3.Tutuklu sanığın tutukluluğunun sona ermesi için etkin savunma yapamayarak adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
4.Sanık ile aynı konumda bulunan kişilerin örgüt üyeliğinden cezalandırılırken sanığın örgüt yöneticiliğinden cezalandırılmasının kürsü adaleti ilkesi ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, 5.Anayasa Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli 2020/18 Esas, 2021/38 Karar sayılı iptal kararının dosyaya uygulanması ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin terör örgütü ilke kararının gerekçesinin hukuken bozulması nedeniyle sanık hakkında derhal beraat verilmesi gerektiğine,
6.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7.Sanığın amirlik hususu göz önünde bulundurularak örgüt yöneticiliği değerlendirmesinin yapıldığına, doktrin ve içtihatlara göre amir konumunda bulunan bir kişinin yönetici konumunda olmadığına,
8.AİHM'nin Akgün/Türkiye kararının maddi olay ve olguların benzemesi nedeniyle dosyaya uygulanması gerektiğine,
9.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
10.ByLock ile ilgili iddiaların gerçeği yansıtmadığına,
11.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna ve delil olarak kabul edilemeyeceğine,
12.Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine,
13.Beyan delilinin yan delille desteklenmesinin zorunlu olduğuna,
14.Masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
15.Tanıkların beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında verilen gerçeklikten uzak iddialar olduğuna ve çelişkili beyanda bulunduklarına,
16.Sanık ... tanıklarının birbirlerini tanımadıklarına,
17.Sanık aleyhine beyanların kabul edilip lehe beyanların dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
18.Sanığın faaliyetlerinin yoğunluğu kabulünün hatalı olduğuna,
19.Van bölgesi mülkiye imamını sanığın tayin ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığına,
20.Örgüt içerisinde yönetici vasfı bulunmadığına,
21.Sanığın S.K. adına kayıtlı hattı kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığına ve HTS verilerinin çelişkili olduğuna,
22.Sanığın irtibat kurduğu iddia edilen kişiler ile iletişimin sanık tarafından değil eşi ve çocukları tarafından gerçekleştirildiğine,
23.Sanığın tepe yönetimden olduğu belirtilen kişilerle irtibatı bulunmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve Katılan ... vekilinin temyiz istemi;
1.Sanığın 2011 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavına ilişkin düzenlenen olağandışılık raporu kapsamında olağandışılık kriterlerinden çoğunu taşıdığına,
2.Bu sınava ilişkin hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında iletişim olduğuna ve aynı tarihlerde aynı yerde bulunduğunun HTS kayıtları ile ispatlandığına,
3.Masak raporu içeriğine göre bu kişilerle arasında şüpheli para transferleri bulunduğuna,
4.Sanığın sınavdan önce diğer örgüt mensuplarından soru ve cevapları elde ederek resmi belge niteliğindeki cevap kağıdını önceden öğrendiğine,
5.Soruların cevaplarını doldurarak gerçek olmayan bir durum ortaya çıkmasını sağladığına,
6.Oluşturduğu sahte belgeleri hile unsuru olarak kullanıp kamu kurumlarını aldattığına,
7.Usulsüzce atandığı kamu görevi nedeniyle kamuya zarara uğrattığına,
8.Sanık hakkında kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan mahkumiyet verilmesi gerekirken beraatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;
- Silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçu yönünden; "Mülkiye yapılanmasında Van Hakkari İl mülkiye imamı Hamza kod Orhan I.'ın sanık hakkında Erzurum'da büyük bölge mülkiye imamı olduğuna dair beyanı ve bunu doğrulayan ByLock yazışmaları, Ankara, Bolu, Karabük, Çankırı, Sivas, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri ve Nevşehir'de bulunan Kaymakam ve Vali Yardımcıları'ndan sorumlu abi olarak örgütsel faaliyet yürüten M.B.'nin sanığın Ankara İlinde Mülkiye Türkiye Sorumlusu C.Y.'ın başkanlığını yaptığı toplantıya Erzurum Mülkiye Yapılanması'nda bölge sorumlusu olarak katıldığı ve Harun kod adını kullandığı yolundaki beyanı, örgütün mülkiye yapılanmasında o dönem Tortum kaymakamı olan tanık H.'in beyanında sanığın Harun kod adı ile kendisinden sorumlu imam olduğu yolundaki beyanı ve son olarak örgüt içerisinde dijital temizlik yapmakla sorumlu kişi olan tanık K.P.'nın beyanlarında sanığın örgütün mülkiye yapılanmasında Erzurum imamı olduğu beyanı nazara alındığında
FETÖ/PDY'nin Doğu Anadolu Bölge yapılanmasında Erzurum Büyük Bölge İmamının Harun kod adlı sanık ... olduğu, bu kapsamda alınan beyanlara ve dosyada bulunan ByLock tespit değerlendirme tutanağına göre
I. ERZURUM BÜYÜK BÖLGESİ MÜLKİYE YAPILANMASI: **
1 ) Erzurum Büyük Bölge Mülkiye İmamı: Harun kod adlı ...,
a ) Van Hakkari İlleri Mülkiye İmamı: Hamza kod adlı O.I.,
b ) Bitlis Muş İlleri Mülkiye İmamı: İlyas kod adlı H.K.,
c ) Erzurum İli Mülkiye İmamı: Birol kod adlı B.Ö.,
d ) Kars Ardahan İlleri Mülkiye İmamı: Mahmut kod adlı M.K.,
e ) Ağrı Iğdır İlleri Mülkiye İmamı: Hayri kod adlı H.D.,
f ) Bilişim İmamı: M.İ.
Adlı kişilerden oluştuğu ve sanığın da örgütün mülkiye yapılanmasında Erzurum Büyük Bölge Mülkiye İmamı olduğu hususu mahkememizce sabit kabul edilmiştir.
Sanığın bu örgütsel görevinin yöneticilik mi üyelik mi olacağı hususunda yapılan değerlendirmede; sanığa bağlı İl düzeyinde yapılanmanın olması, sanığın bölgedeki tüm İllerden sorumlu mülkiye imamı olduğu, sanığın yöneticilik kapsamında görev tevdii ve iş bölümü yapma yetkisinde bulunduğu, bu kapsamda tanık O.I. beyanında görüldüğü üzere Van Bölgesindeki mülkiye imamını sanığın tayin ettiği, sanığın bu kişilerin yapılanma içerisinde hiyerarşik amiri olup onlara talimat verdiği, nitekim ByLock yazışmalarında da bu hususta alt birimlerine verdiği talimatların olduğu, örgüt üyelerinin kimlerle görüşeceği hususunu sanığın planladığı, buna göre üyelerin görev ve sorumluluklarını belirleme yetkisinin de sanığın sorumluluğunda olduğu aşikar olmakla yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sanığın örgütsel konumunun örgüt yöneticiliği olduğu sabit olmakla sanığa bu suçtan hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/FDY terör örgütünün mülkiye yapılanmasında Erzurum Büyük Bölge Mülkiye İmamı görevini yürüterek "Harun" kod adını kullandığı, kendisine bağlı Van Hakkari, Bitlis Muş, Erzurum İl, Kars Ardahan ve Ağrı Iğdır İl mülkiye imamlarına örgütsel görevlendirmeler ve atamalar yaptığı, bu imamlar ile belli zamanlarda toplanarak talimatlar verdiği, Erzurum Büyük Bölge yapılanmasında kendisine bağlı bu imamların hiyerarşik amiri olduğu, sanığın örgütün Türkiye yapılanmasında ise Türkiye imamı C.Y.'ın altında olduğu, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticiliği suçunu işlediği" gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
- Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; "Her ne kadar hakkında 2011 KPSS sınavında usulsüzlük yaptığı belirlendiği iddia edilmiş ise de evvelen dosyadaki iddianameye dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun bir tahminden öte olmadığı, bilirkişi raporunda somut bir tespitin olmadığı, sadece belli zamanlarda sınava giren kişiler arasında benzer cevapları neticesinde bir çıkarım tahmin yapıldığı, bu haliyle her türlü şüpheden uzak bir tespitin olmadığı, saniyen; sanığın 2011 KPSS sınavı dışında 2009 ve 2012 KPSS sınavlarına da girdiği, burada genel yetenek ve genel kültür alanlarında çıkan 60 ar soruya verdiği cevap sayılarının birbirlerine yakın olduğu, bu haliyle de mutad dışı bir durumun olmadığı, salisen; sanığın 2011 KPSS sınavı ile kamuya atamasının olmadığı anlaşılmakla;
Sanığın kamu aleyhine dolandırıcılık (TCK 158/1 e) suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın girdiği sınavlar arasında yaptığı netler arasında ciddi farklılık bulunmadığı, yukarıda da belirtildiği üzere 2009 2012 yılları arasında 3 kez KPSS sınavına giren sanığın bu sınavlarda birbirine yakın oranlarda doğru sayısına ulaştığı, sanık hakkında düzenlenen MASAK raporunda hakkında soruşturma olan bir kısım şüpheli şahıslara para transferlerinin bulunduğunun belirtildiği ve bu hususa ilişkin güçlü şüphe olduğu yönünde raporlar hazırlandığı görülmüş ve fakat sanığın soruları almış olabileceği yönünde düzenlenen bu raporlar dışında, bu şüpheyi güçlendirerek % 100 belirliliğe ulaştırmayı sağlayacak başkaca delillerin dosya kapsamında yer almadığı görülmekle yukarıda izah edildiği üzere "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması" gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan açılan davalara konu eylemlerden doğrudan zarar görmediği, dolayısıyla bu suça ilişkin kamu davalarına katılma ve hükümleri istinaf etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf isteminin bu suç yönünden CMK'nın 279/1 b maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer istinaf istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra; gerekçeli karar başlığında katılan kurum vekillerinin gösterilmemesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden ÖSYM Başkanlığı'nın temyiz İstemine İlişkin
Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik ÖSYM başkanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "açılan davalara konu eylemlerden doğrudan zarar görmediği, dolayısıyla bu suça ilişkin kamu davalarına katılma ve hükümleri istinaf etme hakkının bulunmadığı" gerekçesiyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden katılan T.C. ... vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemine ilişkin
-
Sanık hakkında suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan açılan davanın iddianame sevk maddelerine göre 5237 sayılı Kanun'un 158/3 maddesinden de cezalandırılmasının talep edildiğinin ve hükmün temyize kabil olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
-
Yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre katılan T.C. Maliye ve Hazine Bakanlığı vekilinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün mülkiye yapılanmasında Erzurum Büyük Bölge Mülkiye İmamı görevini yürüttüğü, kod adı kullandığı, kendisine bağlı Van Hakkari, Bitlis Muş, Erzurum İl, Kars Ardahan ve Ağrı Iğdır İl mülkiye imamlarına örgütsel görevlendirmeler ve atamalar yaptığı, bu imamlar ile belli zamanlarda toplanarak talimatlar verdiği, Erzurum Büyük Bölge yapılanmasında kendisine bağlı bu imamların hiyerarşik amiri olduğu, örgütün Türkiye yapılanmasında ise Türkiye imamının altında olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden ÖSYM Başkanlığı'nın temyiz istemine ilişkin
Gerekçe bölümünün (a) bendinden açıklanan nedenle ÖSYM Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütü kurma ve yönetme ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, kurulan hükme ilişkin istinaf isteminin reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden katılan T. C. ... vekilinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz istemlerine ilişkin
Gerekçe bölümünde (b) ve (c) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/786 Esas, 2021/682 sayılı Kararında katılan T.C. ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:03