Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/506
2023/1767
27 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1293 E., 2019/1412 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Beraat
TEMYİZ EDENLER: Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/304 Esas, 2019/175 sayılı kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
-
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.09.2019 tarihli 2019/1293 Esas, 2019/1412 sayılı kararı ile, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebi;
-
Tanık beyanlarına göre, sanığın sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığına,
-
Örgütün esnaf yapılanmasında mütevelli heyeti içerisinde yer aldığına,
-
Sanığın 2009 2011 yılları arasında Turhal ilçesinde örgüt içerisinde küçük bölgeci olarak görev yaptığının tespit edildiğine,
-
Bank Asyada örgüt liderinin talimatı üzerine 35.000 TL civarında para yatırdığı ve katılım hesabı açtığı,
-
Örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle kapatılan derneklere üyeliğinin bulunduğuna,
-
Örgütsel toplantı yapıldığı değerlendirilen üç ayrı otelde konaklama kaydının bulunduğuna,
-
Evinde yapılan aramda örgütsel yayınlar ele geçirildiğine,
-
Sanığa ait dijital materyaller üzerinde gerçekleştirilmekte olduğu anlaşılan bilirkişi inceleme sonucunun beklenmeden eksik araştırma ile karar verildiğine,
-
Silahlı terör örgütünün maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna,
-
Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tokat'ın Turhal ilçesinde taşımacılık yapan sanık hakkında her ne kadar Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Reşadiye ilçesinde mütevelli heyetinde yer alıp sohbetlere katıldığından ve
Bank Asyaya örgütsel mahiyette para yatırdığından bahisle silahlı terör örgütüne üye olmak ve Terörizmin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'a Muhalefet suçlarından TCK'nın 314/2, 53/1, 58/9, 63 üncü maddeleri ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 7/1 maddeleri ve 6415 sayılı Kanun'un 4/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmış ise de; sanık mezkur suçlamayı "Ben normal esnafım, mütevellinin ne olduğunu bilmiyorum. Bank ...'ya Umre'ye giderken kart kullandım, o nedenle para yatırdım. Umre'ye 2011 yılında gitmiştim. Altın olayı da o sene oğlumun düğünü olmuştu, onun birikimini yatırdım. Para alışverişim devam etmiştir, şuanda da hesabım halen durmaktadır. Talimat yoluyla hareket etseydim paramı çekerdim. Benim oğlum 2013 yılında evlendi, altınlar da birlikte kaldığımız için bana kaldı. Ben yurt dışına Almanya, Fransa'ya gezi olarak gittim. M. B. ve B. E. ile birlikte gittim. M. B. benim kız kardeşimin kaynı olur. B. E.'de meslektaşımdır. Fransa'da kaç ... kaldığımı hatırlamıyorum, otelde kalmıştık. Divaibis Termal otelde tatil amaçlı gittim, Hacı Bektaş'ı ziyarete gitmiştik, dönüşte orada bir gece kaldık. Orada herhangi bir sohbete katılmadım. Ben Şah Merdan Derneğinin yönetim kurulundaydım. Ben Alevi kültüründe yetişen ve ilk okuldan sonra Kur'an kursunda eğitim alan birisi olarak hiçbir zaman dinime, Devletime aykırı bir faaliyette bulunmadım. Vatanını, milletini seven bir vatandaşım, başka kalacak yerimiz yoktur." şeklinde beyanlarıyla kabul etmemiş olup, bahsi geçen hususlara ilişkinde tanık A.N.'nin "sanığı tanırım, benim ev sahibim olur. Sanığın FETÖ ile ilgisi olduğuna dair hiçbir bilgim yoktur. ... ... A.Ş isimli bir şirketimiz vardı, onun ortağıdır. Sanık ile birlikte Avrupa gezimize tanık A.N.'nin "sanığı tanırım, benim ev sahibim olur. Sanığın FETÖ ile ilgisi olduğuna dair hiçbir bilgim yoktur. ... ... A.Ş isimli bir şirketimiz vardı, onun ortağıdır. Sanık ile birlikte Avrupa gezimiz olmuştu, bu geziyi o zamanki adıyla hizmet hareketi organize etmedi, hizmete yakın yerlerde de kalmadık, otellerde kaldık." şeklindeki beyanı, tanık E.T.'nin "...'ı Tokat Reşadiye'de esnaf olmasından dolayı tanırım. Ben Tokat Erbaa'da yapıya ait yurtlarda müdür olarak görev yapmaktaydım. Ayrıca Reşadiye memleketim olur. ...'ı da sadece esnaf olmasından dolayı tanırım. Onun haricinde hiçbir bağlantımız yoktu. Ben onunla ilgili ayrıntılı bilgiye sahip değilim. Sadece yapıya dahil olduğunu bildiğim için ifademde ondan bahsetmiştim. Ekleyebileceğim başkaca bir şey yoktur." şeklindeki beyanı, tanık E.Y.'nin "Ben sanığı Reşadiye'de esnaf olarak tanırım. Adını hatırlamadığım bu yapıya ait yurda giderdi. 2013'ten sonra kendisini hiç görmedim. Ben de o yurda daha önce sohbetlere gitmiştim. Sohbetlerde farklı hocalar oluyordu. Hocalardan hatırladığım A. N. vardı. Sohbetlerde Kur'an okunur, namaz kılınırdı. Sanığın mütevelli olup olmadığını bilmiyorum. Sanığın himmet verip vermediğini bilmiyorum. Biz farklı bölgelerde yaşıyoruz." şeklindeki beyanı, tanık H.B.'nin "... benim eşimin erkek kardeşidir, kendisinin manifatura dükkanı vardır, kendisinin... Pansiyon'unda bağlı bulunduğu şirkette yönetici olduğunu biliyorum, başkada FETÖ örgütünde ne görevi olduğunu bilmiyorum." şeklindeki beyanı, tanık İ.A.'nın "...'ı Reşadiye esnafı olarak tanırım, Ünsal manifaturanın sahibi olarak bilmekteyim. Kendisini 2006 2009 yıllarda basın mensubu olmam hasebiyle katılmış olduğum toplantılar ve sohbetlerde gördüm, onun da dinleyici olarak katıldığı dini sohbetlere 5 veya 6 defa katıltım, cemaatle iddianamede yazdığı şekilde bağının olduğunu bilmiyordum." şeklindeki beyanı, tanık M.Ç.'nin "Sanığı esnaf, manifaturacı olarak tanırım. Ben zaten Reşadiye belediyesinde temizlik işçisi olarak çalışıyordum, bu nedenle tüm esnafı tanırım. Ben huzurdaki sanığı hiç sohbetlerde görmedim, kendisinin mütevelli olup olmadığını da bilmem. Ben huzurdaki sanıkla hiç yurt dışına çıkmadım, 2012 yılında Umre'ye, 2016 yılında da Hacca gittim, ancak huzurdaki sanık ile birlikte hiç umreye gitmedim." şeklindeki beyanı, tanık S.C.'nin "Ben 2009 2010 yılları arasında FETÖ/PDY yapılanmasına ait Reşadiye'de bulunan pansiyonda
belletmen olarak çalışıyordum. Bu dönemde pansiyona gelip giden bir esnaf grubu vardı. H. kişi isimli şahıs bu pansiyona gelen esnafa sohbet veriyordu. Maddi destek hususunda bilgim yoktur. ...'ın manifaturacı dükkanı vardı. Benim çalıştığım pansiyonda yapılan sohbetlere katılırdı. Herhangi bir konumu yoktu. Maddi destek verip vermediğini bilmiyorum." şeklindeki beyanı, tanık Ü.A.'nın "sanık ...'ı tanırım şöyle ki 2005 2007 yılları arasında Tokat ili Reşadiye ilçesinde örgüte ait Selçuklu A.Ş'de SGK kaydımız yapıldı fakat ben resmi bir görev almadım, örgüt içerisinde ilçe ablası olarak sorumluluk almıştım, sanık ...'da burada ki esnaf abilerden birisi idi, mütevelli heyetinden olduğunu duydum, ayrıca örgütün düzenlediği kermeslere yer kiralama ve malzeme temini konusunda da yardımcı oldu, kendisini 2006 2007 yılından sonra bir daha görmedim." şeklindeki beyanı, tanık V.Ü.'nün "Ben Tokat ilinde 2007 ve 2015 yılları arasında muhasebeci olarak görev yaptım, sanık ...'ı oradan tanırım, kendisini Reşadiye İlçesinde esnaf olarak biliyorum. Reşadiye ilçesindeki esnaf grubuna geldiğini biliyorum. Oradaki... Pansiyonu'nun ihtiyaçları ile ilgileniyordu. ... ile ilgili bildiklerim bunlardan ibarettir. Ben 2015 yılında Tokat ilinden ayrıldım. Bu tarihten sonraki durumu bilmiyorum." şeklindeki beyanları da hep birlikte değerlendirildiğinde tanıkların birbiriyle uyumlu şekilde sanığın 17/25 Aralık sürecine dek sohbetlere katıldığını fakat 17/25 Aralık sürecinden sonra görmediklerini beyan ettikleri, bundan dolayı sanığın tanıkların kahir ekseriyetinin beyanıyla da sabit olduğu üzere 17/25 Aralık süreci öncesinde sohbetlere katıldığının örgüte maddi yardım sağladığının anlaşıldığından istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu tanıkların beyanına itibar edilmiş olup; sanığın 2013 yılı ve öncesinde katıldığı anlaşılan toplantı ve sohbetlerde örgütle alakalı önemli bir kararın alındığı veya örgütle alakalı önemli bir faaliyetten bahsedildiği hususunda bir iddia, bilgi belge olmayıp, sanığın bulunduğu ortamlarda ByLock yükleme, sohbetlerde siyasi talimatların verilmiş olduğuna dair bir iddianın ve tanık beyanının da bulunmadığı, tüm bu hususlardan dolayı tanıkların istikrarlı ve birbirinin doğrulayan beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın 2013 yılı ve öncesinde iştirak ettiği toplantı ve sohbetlere sanığın yaşı, sosyal, eğitim durumu ve dosya kapsamı da dikkate alındığında dini saikler taşıyarak katıldığının değerlendirildiği, çünkü sanık hakkında yapılan araştırmalarda örgüte ait kriptolu haberleşme programlarından herhangi birini kullanmadığı, yine sanığın kod adı kullanmadığı, örgüte yardım maksadıyla 17/25 Aralık sürecinden sonra himmet burs vermediği, somut delillerle destekli şüpheli bir yurt dışı hareketinin olmadığı, 2005 yılında açtırdığı Bank ... hesabında 2005 yılından 2016 yılı Temmuz ayına dek rutin bankacılık işlemlerinden oluşan talimat tarihlerini aşan süregelen hesap hareketlerinin bulunduğu ve mezkur hareketlerin örgütsel mahiyette olmadığı kanaatine varıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı kararı da gözetilerek sanığın çoğunluğu kamuoyu nezdinde örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan, hukuki kılıflarla kamu görevlileri ve sivil şahıslara yönelik bir kısım operasyonlara başlandığı ve legal görünümlü illegal bir örgüt olduğunun halk nezdinde de anlaşılmaya başlandığı 2013 yılında ve öncesinde katıldığı örgütün düzenlemiş olduğu sohbetler ve toplantılar ile örgüte müzahir derneklere üyeliği ile evinde yapılan aramada ele geçirilen yasak yayının sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği hususunda vicdani kanaat hasıl olmuş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir kanı hasıl olmayıp suçu işlediği sabit olmadığından, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2 e maddeleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
-
Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati
duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün Reşadiye yapılanmasında mütevelli heyetinde yer alıp sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katılan, örgüt adına zekat, kurban, burs adı altında nakdi ve maddi yardımlar toplayan ve teslim alan, örgütle iltisaklı derneklere üye olan, Bank Asyaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatıran ve örgüt mensuplarınca Tokat Adliyesi önünde gerçekleştirilen Zaman Gazetesinin kapatılmasına yönelik protesto eylemine katılan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğu kabul edilerek müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delil ve olguların hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.09.2019 tarihli 2019/1293 Esas, 2019/1412 sayılı kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:24