Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17527
2023/1748
30 Mart 2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1378 E., 2021/712 K.
KATILANLAR: T. C. ..., TBMM Başkanlığı
SUÇ: Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Katılan Kurumlar vekilleri, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yargılama konusu Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından dolayı TBMM Başkanlığının doğrudan zarar görmediği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca anılan suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan T. C. ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen hükmü; sanık ve müdafiinin ise Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2018/243 Esas, 2021/202 sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/1378 Esas, 2021/712 sayılı kararı ile sanık hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Kurumlar vekilleri ve sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
ByLock verilerinin çelişkili olduğuna,
-
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olmadığına,
-
Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, lehe tanık beyanlarının değerlendirilmediğine,
-
Tüm duruşmaların SEGBİS üzerinden yapıldığına,
-
Duruşmada okunmayan veri inceleme raporunun hükme esas alındığına,
-
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesine,
-
Ceza tayininde gerekçesiz olarak teşdit uygulandığına,
-
Mahkûmiyet kararının bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sanığın tahliyesine,
-
Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
B T. C. ... ve TBMM Başkanlığı Vekillerinin Temyiz Sebepleri
T. C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından cezalandırılmasına,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
‘Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 Esas, 2017/3 Karar
ve 24.04.2017 tarihli kararında ...'in liderliğini yaptığı FETÖ/PDY’nin silahlı terör örgütü olduğu, ByLock kayıtlarının tespitinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve bu örgütün bir iletişim aracı olduğu belirtilmiş. Mahkememizce de benimsenen bu karar ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararıyla temyizen incelenerek kesinleşmiş.
Örgüt liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank Asyaya para yatırın talimatı verdiği bu emrin basın yayın organları vasıtasıyla ve ByLock vasıtasıyla tüm üyelerine duyurulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca; Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 22.12.2016 tarihli Herkül.org. Sitesinde Bank Asyaya para yatırın talimatının araştırılması konulu araştırma raporunda, Herkul.org sitesinde bulunan ve 07.09.2014 tarihinde yüklendiği görülen videoda 31:52 ve 32:02 süreleri arasında söylenen "biz bu ... bütün himmetimizle, şimdiye kadar yapılan şeyleri alıp ileri götürmeye bakmalıyız" sözünün bahse konu olayla ilgili olabileceğinin değerlendirildiğine dair rapor düzenlenmiş.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü esnasında cebir veya şiddet kullanarak darbe fiillerine iştirak ettiğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarını işlemediği sabit görülmüş.
Tanık beyanları, ByLock evrakı ve tüm dosya kapsamana göre sanığın örgüt üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli haberleşme programın olan ByLock programını kullandığı, ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, sanığın ByLock kullanımına ilişkin bilgilerin ve kullanım trafiğinin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında belirtildiği, ByLock kullanımına ilişkin ByLock iletişim sisteminin, açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, sanığın kendi adına kayıtlı 0507 (...) (..) (..) ve 0507 (...) (..) (..) numaralı telefon hatlarına 01265700377320, 35440806089776 ve 35708705009841 imei numaralı telefonlar üzerinden ByLock programı kullandığı, örgüt fikrinin aşılandığı, faaliyetlerin planlanıp icra edildiği sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, yönetici ünvanıyla çalıştığı güvenliğin ve gizliliğin önemli olduğu Emniyet Kurumunda örgüte elaman kazandırmaya çalışarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip emir komuta yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.’
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, ancak;
Silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken delalet maddesi olarak 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilmesinin olanaklı olduğu belirtilerek, hükmün (B) bendinin (1) numaralı fıkrasından “3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/1 maddesi delaletiyle” ibarelerinin çıkartılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2017 tarihli ve 2016/6379 soruşturma, 2017/812 Esas sayılı iddianamesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından açılan kamu davaları yönünden zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A. TBMM Başkanlığı Vekilinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz İstemi
TBMM Başkanlığının anılan suçlardan dolayı doğrudan zarar görmediği ve 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği belirtilen suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan T.C. ... Vekili ve Sanığın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından; Sanık ve Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz İstemleri
-
Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
-
İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama aşamasına dosya içerisine geldiği anlaşılan 20.10.2017 tarihli veri inceleme raporunun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. TBMM Başkanlığı Vekilinin Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz İstemi
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan T.C. ... Vekili ve Sanığın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından; Sanık ve Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Temyiz İstemleri
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan T. C. ... vekili, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/1378 Esas, 2021/712 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:29