Yargıtay 3. CD 2022/23757 E. 2023/1707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/23757
2023/1707
29 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHLERİ: 21.07.2016, 22.07.2016, 28.07.2016, 16.02.2017
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ...'in duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat, sanık ... hakkında kurulan makumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Her ne kadar sanıklar ... ve ...'in diğer sanıklarla aynı müdafii ile temsil edilmeleri sebebiyle aralarında savunmalarına zafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek nitelikte menfaat çatışması oluşturmakta ise de; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının duruşma açılmaksızın CMK'nın 223/2 e.maddesi gereğince beraat kararı verilmesi hususunda bir temyiz talebi olmadığı, ayrıca CMK 290 ıncı maddesi gereğince hukuk kurallarına aykırılığın aleyhe temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığın eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraat ve mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
I ) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1 872 Esas 2012/198 sayılı kararında da ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, sanık ...'nun savcılıkta sanıklar ..., ... ve ... hakkında, sanık ...'in savcılıkta sanıklar ..., ..., ve ... hakkında, sanık ...'in savcılıkta sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aleyhe
beyanda bulundukları anlaşılmakla aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar ..., ..., ... ve ... arasında savunmalarına zafiyet yaratacak düzeyde zarar verebilecek menfaat çatışması oluştuğundan ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlanması gerekirken CMK'nın 152/1 inci maddesine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
II ) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 ... ve 346 25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir ‘hüküm’ niteliğinde olmadığı,
Bölge Adliye Mahkemesince karar verilirken sanık ... hakkında Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2015 tarih, 2014/653 Esas ve 2015/227 sayılı kararı ile basit tehdit suçundan yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sebebiyle yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarih, 2021/461 Esas ve 2021/19518 Karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozma talebinin kabulü ile itirazın reddine ilişkin Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarih ve 2015/276 değişik iş sayılı kararının bozulmasına, yargılama konusu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil eden sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Tüm bu hususlar çerçevesinde, sanık ...'e ait adli sicil kaydında HAGB tatbiki için re'sen gözönünde alınması gereken objektif şartların tatbikine mani bir halin bulunmaması nazara alınarak subjektif şartların oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılmasından sonra HAGB kararı verilip verilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
III ) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 Karar).
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı
öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılan sanık ...'nun cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yakalandıktan sonra emniyette alınan beyanlarında etkin pişmanlıkta bulunmadığı, ancak 07.09.2016 tarihinde savcılıkta alınan beyanında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama ile sanık hakkında yeniden ifadesi alındıktan sonra aşamalardaki beyanlarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanık ...'ün temyiz aşamasında 16.09.2020 tarihli dilekçesinde, sanık ... müdafiinin temyiz aşamasında 10.01.2023 tarihli dilekçesinde sanığın TCK'nın 221 inci madde hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmeleri karşısında, sanıkların duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdikleri bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre haklarında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ... ile, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca dosyanın Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:00