Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/36539
2023/1667
28 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2017 ... ve 2016/184 Esas ve 2017/305 sayılı kararıyla
Sanıklar hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.02.2019 ... ve 2018/153 Esas 2019/193 sayılı kararıyla
1 Sanıklar ... ve ... yönünden; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkları müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2 Sanık ... yönünden; CMK'nın 303/1 a ve 280/1 a maddelerince hükmün kaldırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 314/3 ve 220/7 nci maddesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarih, 2021/11295 Esas, 2021/10045 Karar sayılı ilamı ile;
''B Sanık ... yönünden; dosya kapsamında alınan tanık beyanlarında, sanığın gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen örgütsel faaliyetleri hangi dönemde yaptığının belirtilmediği gözetilerek tanıkların bu kapsamda duruşmaya çağrılıp dinlenilmesi, ayrıca sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçuna yönelik bir soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa dosyanın onaylı örneğinin ... bu dosyaya getirtilerek incelenmesinden sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C Sanık ... yönünden; tanıklar M. F. ve E. K.'nin tanık sıfatıyla yeniden beyanları alınarak, KAHİD bünyesinde yapılan toplantılara hangi tarihte, ne sıklıkla gittiğinin, himmet adı altında para verip vermediğinin sorulması ve başkaca tespit edilen tüm deliller ile birlikte hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
D Sanık ... yönünden; sanığın tespit edilen BankAsya hesabından gerçekleştirdiği döviz alım ve satım işlemlerinin hangi tarihlerde olduğunun, rutin bankacılık işlemleri kapsamında olup olmadığının tespiti gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması,''5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 ... ve 2021/392 Esas ve 2022/70 sayılı kararıyla
Sanıklar ... ve ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 314/3 ve 220/7 nci maddesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Tanzim Olunan 29.09.2022 Tarihli Tebliğname
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... ve ... müdafiinin temyiz başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükümlerin onanmasına, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özet olarak,
1 Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özet olarak,
1 Soruşturma ve kovuşturmada beyanları alınan tanıkların bozma üzerine de sanığın eylemlerinin örgütün operasyonel eylemlerine başlamadan önceki döneme dayandığını belirttiğine,
2 Aramada ikamette ele geçen CD, kitap ve dergilerin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine ve sair hususlara ilişkindir.
C. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1 Sanık ile başka dosyadan husumetli olan olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
2 Dernek ve sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
3 Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- ... Hakkında
Sanığın örgüte ait Bank ... isimli bankada hesabının bulunduğu ve örgüt liderinin çağrısından sonra örgüte ait Bank ... isimli bankaya para yatırdığı, sanığın ... ilinde FETÖ/PDY örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği ve iltisaklı olduğu anlaşılan Ahi Din Görevlileri Derneğinin üyesi olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan Bank .ın FETÖ/PDY ile irtibatına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü bilgi yazısında 17 25 Aralık olaylarından sonra örgüt liderinin 25.12.2013 tarihinde Bank Asyaya sahip çıkılması yönündeki çağrısından sonra 01.12.2013 30.06.2014 tarihleri arasında 6 aylık dönemde 334.123 yeni hesabın açıldığı ve bankanın mevduatının artış gösterdiği anlaşılmıştır. Sanığın Bank ... hesaplarının incelenmesinde 14.10.2014 tarihinde 300,00 Euro yatırdığı, 09.01.2015 tarihinde 52,12 Euro aldığı, 20.01.2015 tarihinde 300,00 Euro yatırdığı, 11.02.2015 tarihinde 565,00 Euro yatırdığı, 16.11.2015 tarihinde 300,00 Euro çektiği ve 23.02.2016 tarihinde 920,12 Euro bozdurduğu sanığın yaptığı bu bankacılık faaliyetlerinin dosya kapsamındaki delillerle değerlendirildiğinde para yatırma işlem tarihlerinin FETÖ liderini çağrısından sonra olduğu, söz konusu işlemlerin rutin bankacılık işlemleri sayılamayacağı bu nedenle sanığın eyleminin örgüte yardım etme kapsamında kaldığı anlaşılarak mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur.
- Sanık ... Hakkında
Sanık ...’nin kullanmış olduğu 0 530 (...) (..) (..) telefon numarasının 19.08.2015 20.08.2016 tarihleri arasındaki arayan aranan şahısların incelenmesinde sanığın ...’de FETÖ davalarından yargılanan sanıklar ile irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu irtibatlar tüm dosya kapsamındaki delillerle değerlendirildiğinde örgüt üyeliği ile bağlantılı olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, sanığın soruşturma aşamasında ve mahkememizde
"17 25 Aralık sürecinden önce örgüt toplantılarına katıldığı, katıldığı toplantılarda bağış adı altında para verdiğini, Ahi Din Adamları Derneğinde zaman zaman FETÖ liderinin görüntülerinin izlettirildiği, 2014 yılına kadar zaman gazetesine aboneliğinin olduğu, Tütev'de de toplantılara katıldığı ancak 17 25 den önce katıldığı" şeklindeki ikrarı, sanığın işyerinde Güncel tarihli 11 adet Zaman Gazetesi ele geçirildiği, sanığın 19.08.2016 günü ikametlerinde yapılan aramada; üzerinde Kamel ...’in kırık mızrabından .türküleri yazan jelatini açılmamış teyp kaseti, üzerinde M.... Rahmet peygamberi Hazreti Muhammed yazılı yeni mülahazalar M. ... Nil A.Ş. Zaman Gazetesinin okurlarına hediyesidir M. ... 1 10 Kuranın altın ikliminden 29 kasetlik sohbet seti nil production yazılı içerisinde 10 adet teyp kaseti FETÖ PDY terör örgütü ...’in resminin bulunduğu ve ... Web siteleri yazılı 12 sayfa örgütün web sayfalarını gösteren küçük kitapçık bulunduğu, ele geçenlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu, sanık her ne kadar 17 25 Aralık sürecinden sonra örgüt ile bağlantısını kopardığını, duruşmada dinlenen tanıklar sanığın KAHİAD'a gidip gitmediğini bilmediklerini, himmet toplayıp toplamadığını bilmediklerini beyan etse de diğer tanık beyanları ve ev aramasında ele geçenlerden anlaşılacağı üzere sanığın FETÖ silahlı terör örgütü ile bağlantısının devam ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün amaç ve menfaatleri doğrultusunda eylemlerinin bulunduğu anlaşılmakla sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ayrıca sanığın bu örgütle önceden beri süreklilik, yoğunluk ve çeşitlik arz eden organik bağının bulunması ve örgüt içinde uzun yıllardır bulunması örgütü tam bir bağlılık içerisinde hareket ettiğinin anlaşılmasıyla atılı suçtan mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur.
- Sanık ... Hakkında
Tüm dosya kapsamı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Ahi Din Adamları Derneğinin yönetim kurulu asil üyesi olduğu, sanığın ikametinde yapılan aramada FETÖ/PDY terör örgütüne yakınlığıyla bilinen dernek ve kuruluşların evrakları olduğu değerlendirilen belgelerin ele geçirildiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Bank ... isimli bankada hesap açtırdığı ve örgüt liderinin çağrısına uyumlu şekilde bu bankaya para yatırdığı, tanık beyanlarına göre sanığın örgütle iltisakının bulunduğu, yine tanık beyanlarına göre sanığın 17/25 Aralık sürecinden sonra Kahiad toplantılarına katıldığı, bu toplantılarda örgüt elebaşısının CD'lerinin izletilip kitaplarının okunduğu, örgüt dershanelerinin kapatıldığı dönemde sanığın "mutlaka bir B planımız var" şeklinde örgütle bağlantılı olduğunu gösterir konuşmalar yaptığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün amaç ve menfaatleri doğrultusunda eylemlerinin bulunduğu anlaşılmakla sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ayrıca sanığın bu örgütle önceden beri süreklilik, yoğunluk ve çeşitlik arz eden organik bağının bulunması ve örgüt içinde uzun yıllardır bulunması örgütü tam bir bağlılık içerisinde hareket ettiğinin anlaşılmasıyla, sanığın FETÖ terör örgütü üyesi olduğu değerlendirilmiş olup sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın amaç ve saiki gözönüne alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık hakkında 3713 sayılı Kanun gereği cezasında arttırım yapılmış, şartları oluşmadığından TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve sanığın duruşmalardaki iyi hali, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de nazara alınarak TCK'nın 62/1 inci maddesi tatbik edilerek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. ... yönünden;
İltisaklı dernek üyesi olan ve hakkında bu dernekte, örgütün operasyonel eylemlerinden sonra düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığı ve örgütün il kapsamında önde gelen kişilerinden olduğuna ilişkin tanık beyanları bulunan sanığın eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... yönünden;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte
üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9 242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, alınan tanık beyanlarının örgütün operasyonel eylemlerinden önceki dönemdeki faaliyetlerine ilişkin olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği tespit edilemediği ve diğer eylem ve faaliyetlerinin ise örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığından sanığın örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... yönünden;
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, Bank Asyada açmış olduğu hesabındaki bir para yatırma işlemi örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk gelse de bankanın TMSF'ye devrinden sonra da para yatırdığı ayrıca bankadaki bakiyesini 2016'nın ikinci ayına kadar da devam ettirdiği de gözetilerek sanığın Bank ... nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
V. KARAR
1 Gerekçe bölümünün (a) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2017 ... ve 2016/184 Esas ve 2017/305 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2 Gerekçe bölümünün (b) ve (c) başlığında açıklanan nedenlerle sanık ..., ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden anılan kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55