Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16346

Karar No

2023/1658

Karar Tarihi

28 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/153 E., 2019/193 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: 1 Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine,

2 Sanık ... yönünden; CMK'nın 303/1 a ve 280/1 amaddelerince kaldırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, Bölge Adliye MahkemesiCumhuriyet savcısı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1 Selçuk yönünden; temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması,

2 Merve yönünden; temyiz isteminin kabulüyle hükmünbozulması

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret ve beraat kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2018 ... ve 2018/11 Esas ve 2018/106 Sayılı Kararıyla

  1. Sanık ... Hakkında

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

  1. Sanık ... Hakkında

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.02.2019 ... ve 2018/153 Esas 2019/193 Sayılı Kararıyla

1 Sanık ... yönünden; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2 Sanık ... yönünden; CMK'nın 303/1 a ve 280/1 a maddelerince hükmün kaldırılmasına ve üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Tanzim Olunan 17.10.2021 Tarihli Tebliğname

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... müdafiinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükmün onanmasına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özet olarak,

1 ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,

2 ByLock kullanmadığına,

3 Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,

4 Sendika üyeliklerinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özet olarak,

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan PAK Eğitim İş isimli sendikaya üye olan, örgüte müzahir Sinop FEM Dershanesinde çalışan, Bank ... hesabına talimat sonrasında para yatıran, sosyal medya hesabı üzerinden örgüt lideri hakkında paylaşımlarda bulunan, eşi ... adına kayıtlı 0532 (...) (..) (..) numaralı mobil hat üzerinden kullanılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı ByLock tespit edilen sanık ... hakkında ByLock tespit değerlendirme tutanağında kayıtlı olan kişiler dinlenmeden ve dijital inceleme yaptırılmadan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ... Hakkında

Aşamalarda suçlamaları inkar ederek ByLock programının eşi ... tarafından kullanıldığını savunan sanığın, eşi adına kayıtlı olup, alındığından beri kendi kullanımında olduğunu belirttiği (0532) (...) (..) (..) numaralı hatta ByLock tespiti yapıldığı, sanığın bu hatla ByLock programına ait IP numaralarından 14.11.2014 13.12.2014 tarihleri arasında 1024 sinyal aldığı, BTK verileri itibariyle sinyal aldığı baz istasyonlarının sanığın yaşadığı ve çalıştığı yer ile uyumlu olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere sanığın ve eşinin ByLock kullanımı hususunda aşamalarda verdikleri çelişkili beyanlar, ByLock kullanımının her iki hat üzerinden aynı zamanda olması karşısında her iki sanığın ByLock kullanımını ...'na hasretme yönündeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanık ...'nin de ByLock programı kullandığının sabit

görüldüğü, sanığın bu yapıyla bağlantılı olan Pak Eğitim İş isimli sendikaya üyeliğinin bulunduğu, sosyal medya hesabında 2016 yılı içerisinde dahi örgüt lehine çok sayıda paylaşımlarının olduğu, yine örgütle iltisakı bilinen kişi ve kurumları takip ettiğinin görüldüğü, örgüt içi tayin sistemine bağlı olarak önce Samsun'da daha sonra ise Sinop'ta örgüte ait dershanelerde uzun süre çalıştığı anlaşılmakla, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

  1. Sanık ... Hakkında

Aşamalarda suçlamaları inkar eden, ByLock programını örgütsel amaç olmaksızın çalıştığı dershanedeki bir şahsın telkini ile kurduğunu ve kısa süre sonra sildiğini beyan eden sanığın, kendi adına kayıtlı olup 10 yıldır kullandığını belirttiği (0532) (...) (..) (..) numaralı hatta ByLock tespiti yapıldığı, sanığın bu hatla ByLock programına ait IP numaralarından 13.08.2014 11.12.2014 tarihleri arasında 983 sinyal aldığı, BTK verileri itibariyle sinyal aldığı baz istasyonlarının sanığın yaşadığı ve çalıştığı yer ile uyumlu olduğu, her ne kadar sanık, eşinin kullandığı (0532) (...) (..) (..) numaralı hat üzerinde tespit edilen ByLock programını da kendisinin kullandığını savunmuşsa da bu hat üzerindeki programın 14.11.2014 13.12.2014 tarihleri arasında aynı dönemde kullanılması itibariyle sanığın aynı zaman aralığında birden fazla hat üzerinden ByLock kullanımının mantıklı görülmediği, eşinin telefonuna önce 2015 yılı Mart ayında programı kurduğunu beyan ettiği, kolluk tarafından tespit tarihi bildirildikten sonra ifadesini bu yönde değiştirmek suretiyle çelişkili beyanlar verdiği, keza soruşturma aşamasında eşinin telefonuna ByLock yüklemesine eşinin kızdığını belirtmesine karşın daha sonraki beyanlarında eşinin bu programdan haberi olmadığını savunduğu, aşağıda da belirtileceği üzere benzer delil durumuna sahip eşi ...'nun da önce programın kendi bilgisi dışında yüklendiğini, daha sonra bu programın telefonuna yüklenmesine şiddetle karşı çıktığını ve eşi ile tartıştıklarını, mahkeme huzurunda ise programdan soruşturma aşamasında haberi olduğunu belirttiği görülmekle, sanıkların önemli bir delil olduğu bilinen ByLock programının kullanımını yalnızca ...'na hasretmek suretiyle sanık ...'nin cezalandırılmasını önleme amacıyla hareket etiklerinin anlaşıldığı, Sanığın bu yapıyla bağlantılı olan Pak Eğitim İş isimli sendikaya üyeliğinin bulunduğu, sosyal medya hesabında 2016 yılı içerisinde dahi örgüt lehine paylaşımlarının olduğu, yine örgütle iltisakı bilinen kişi ve kurumları takip ettiğinin görüldüğü, örgüt içi tayin sistemine bağlı olarak önce Samsun'da daha sonra ise Sinop'ta örgüte ait dershanelerde uzun süre çalıştığı, etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunarak sanığı teşhis eden tanık M.F.Ö.'nün sanığın Elazığ'da üniversite eğitimi aldığı dönemde örgüt evlerinde kaldığını ve bir dönem kaldığı evin abiliğini yaptığını beyan ettiği, beyanları itibariyle dershanelerde çalıştığı dönemde maaşından örgüt tarafından kurban, burs gibi ücret kesintisi yapıldığı anlaşılmakla, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine; sanık ... yönünden; CMK'nın 303/1 a ve 280/1 a maddelerince kaldırılmasına ve üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... yönünden;

Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16 956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği anlaşılmıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün gizli haberleşme ağı olan ByLock programını kullanan, örgüt liderinin talimatı ile bank asyada hesap açan, tanık anlatımlarına göre örgüt evlerinde kalarak ev abilik görevi yürüten sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar gösteren kararlarından da anlaşılacağı üzere; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

B. Sanık ... yönünden;

Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de

örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, tanık anlatımlarına, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; dosya kapsamında mevcut tespit ve değerlendirme tutanaklarına ait profil bilgilerinin ...'na ait olduğu, ByLock görüşme içeriklerinin bulunmadığı, sanık ...'un kendi telefonunda yüklü ByLock programının kullanımında sıkıntı olması nedeniyle eşinin bilgisi dışında bu programı onun telefonuna yüklediğine ilişkin savunmayı destekler mahiyetteki beyanı da dikkate alındığında, ByLock iddiası dışında bir delil bulunmaması karşısında; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) başlığında açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.02.2019 ... ve 2018/153 Esas 2019/193 sayılı kararında sanık ...

Ayazoğlu müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçüyeistemlerininörgütüneolmatemyiztevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim