Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20513
2023/1639
29 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1152 E., 2021/835 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHLERİ: 15.11.2020
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/299 Esas, 2021/265 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2021/835 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafi temyiz isteminde özetle;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
3.Eksik inceleneme ile karar verildiğine,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafi temyiz isteminde özetle;
1.Delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
2.Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, ByLock kullanıldığı iddia edilen GSM hattının modem cihazına takılı olduğuna, yalnızca modem olarak kullanıldığına,
3.Örgüte müzahir kurumda sadece işçi pozisyonunda çalıştığına, ciddi pozisyonlarda çalışmadığına
4.HTS kayıtlarının iş ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
5.Bank ... hesabının rutin olmasının sanığın örgütsel tavırdan uzak olduğunu gösterdiğine,
6.Kesin olmayan soyut varsayımlara dayanarak mahkumiyet kararı verildiğine,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... yönünden;
Sanığın; örgüt içerisinde küçük bölgeci, bölgeci, sohbet ablası ve en son eyalet muhasebecisi olarak görev aldığı, bu görev kapsamında örgütün Kayseri yapılanmasında 3 eyaletten biri olan Kocasinan Eyaletinin muhasebe sorumlusunun sanık olduğu, bu bölge kapsamında örgüt namına toplanılan (burs, kurban, himmet, gazete dergi ve sair aboneliği gibi) tüm paraların sanığa teslim edildiği, sanığın örgüt içerisinde sohbet ablalığı da yaparak mütevelli gruplarına sohbet verdiği, örgüt tarafından münhasıran üyelerinin kullanıma tahsis edilen Bylock isimli gizli iletişim programını çok yoğun bir şekilde kullandığı, söz konusu programın yazışma içeriklerinden de sanığın örgüt içerisinde yaptığı görevler ve örgütteki faaliyetlerinin yoğunluğunun anlaşıldığı, hakkında soruşturma başladıktan sonra bu soruşturmadan haberdar olup eşi olan diğer sanıkla birlikte kaçtıkları, bu şekilde sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğu hususunda kuşku bulunmadığı ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
- Sanık ... Yönünden;
Tanık beyanları, HTS HİS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporları, SGK kayıtları, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ silahlı terör örgütünün kamusal alanda örgüt faaliyetlerini yürütmek için dernek çatısı altında oluşturduğu ve Kayseri de örgüt faaliyetlerinin üssü olduğu belirlenen Kayseri Üniversite Mezunları Derneğinde sanığın sekreter olarak görev aldığı, daha sonra (ilk derece mahkemesinin 2018/226 esas sayılı dosyasında yargılanan ve aynı örgüte üye olma suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilen örgüt üyesinin) FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün Kayseri ilindeki eğitim yapılanmasında "Melikşah Üniversitesi" adında oluşturulan kuruluşunda genel sekreter olarak görevli kişinin özel kalem müdürü olarak (sekreteri) görev aldığı, söz konusu Melikşah Üniversitesi adlı kuruluşun dosyamız içerisine alınan mahkememizin 2018/226 esas sayılı kararında da etraflıca belirtildiği üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olduğu, örgütsel faaliyetlerin odağı olduğu, örgütten sağlanan finansla kurulduğu ve 23 Temmuz 2016 tarihli 667 sayılı KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne aidiyeti nedeniyle kapatılmasına karar verildiği, tanık beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere sanığın söz konusu Melikşah Üniversitesi isimli örgüte ait kuruluşta genel sekreterin özel kalem müdürü sekreteri olarak üst düzey görev aldığı, (0545 .. .. ..) numaralı GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün münhasıran üyelerinin kullanımına tahsis ettiği ByLock programını kullandığı, HTS kayıtları ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın Y. Y., A. K., F. G., Y. G. D. gibi FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem askeri yapılanmasında müdür yardımcısı, doktor, öğretmen gibi konumlarda görev alan kişilerle irtibatlı olduğu, özellikle tanık Y. G. D.'nin beyanlarından anlaşıldığı üzere Y. G. D.'nın mahrem askeri yapılanmada öğretmen konumunda olduğu, tanık A. Karanfil'in ise Y. G. D.'nın bağlı olduğu mahrem yapılanmada müdür yardımcısı konumunda olması ve sanığın telefonundan A. K.'nin kendisiyle görüşmüş olabileceğine yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın da mahrem askeri yapılanmada görevli kişilerle irtibatlı olduğunun anlaşıldığı, herhangi bir niteliğe sahip olmamasına rağmen Melikşah Üniversitesinde SGK kaydı bulunan ve idari birimlerde görevlendirilen kişilerin örgütün mahrem yapılanmasında görev aldıklarının mahkememizce yargılamaları yapılan diğer dosyalardan bilindiği, bu şekilde örgüte ait dernek ve üniversitede sekreter olarak üst düzey görev alan, ByLock kullanan ve örgütün üst düzey üyeleriyle irtibatlı olan, örgüt içerisinde eyalet muhasebecisi olarak görevli diğer sanıkla evli olan sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğu hususunda kuşku bulunmadığı ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde eyalet muhasebe mesulu olarak yer alan, Bylock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarında da bir isabetsizlik bulunmayan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme Esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca sanığa atılı suçun her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek, tüm delillerin 5271 Sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2021/835 sayılı Kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2021/835 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve dosya kapsamı dikkate alınarak; başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 109/3 a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:00