Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15175
2023/1626
28 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/592 E., 2018/501 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/255 Esas, 2018/69 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin 7 nci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin 7 nci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/592 Esas, 2018/501 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına,
-
Sendika üyeliğinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
-
Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
4.Çocuklarını FETÖ ile iltisaklı dershaneye göndermesinin örgüte yardım olarak değerlendirilemeyeceğine,
-
17/25 Aralık sürecinden önceki sohbet toplantılarına katılmış olmanın delil olarak kabul edilemeyeceğine,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın tespit edilen 2013 tarihinden önce örgütün dini konuların konuşulduğu sohbetlerine gitme, eşine ve kendisine ait Bank Asyadaki hesaplara para yatırma, örgüte müzahir sendikaya üye olma, iletişim kaydı ve çocuklarını müzahir eğitim kurumuna gönderme faaliyetlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermediği, dolayısıyla üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğine ve örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.11.1991 tarih, 9 242/ 305 Esas Karar sayılı içtihadında belirtildiği şekilde" örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmayan, başlı başına suç teşkil etmesi beklenmeyen, her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelen" eylemler nevinden örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve amaca hizmet eden örgütün eğitim sendikasına üye olma ve bankasına para yatırma şeklindeki eylemlerinin TCK'nın 220/7 nci maddesinde düzenlenen terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi ve bu talimat sonrasını da kapsayacak şekilde, ayrıca Bank ...’nın TMSF’ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrası da dahil olmak üzere Bank ... kayıtlarının bankadan istenilerek üzerinde konusunda uzman bilirkişi arifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre, suç kastı da değerlendirilmek suretiyle, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
- Kabul ve uygulamaya göre;
A ) Hükmün birinci fıkrasında temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK.nun 220/7 maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi,
B ) Sanığın çocuklarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı okullarda eğitim görmesinin ve eşinin Bank ... nezdinde işleminin "suç ve cezaların şahsiliği" ilkesi gereğince müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/592 Esas, 2018/501 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55