Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14345
2023/1614
28 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2001 E., 2018/2527 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/218 Esas, 2018/63 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/2001 Esas, 2018/2527 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
-
7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Delillerin yetersiz olduğu,
4.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5.Dernek üyeliğinin müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine,
6.Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, gelen cevabi yazılar, araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile Kemalpaşada petrolcü olan sanığın, Kemalpaşada işadamlarının örgüt yapılanması temini amacı ile 27.05.2010 tarihinde kurulumuş olan Kemalpaşa İş Adamları Derneğinin 06.03.2013 tarihinde üyesi olduğu, bu derneğe değişik tarihlerde bağış yaptığı, aidatlarını ödediği, dernek bünyesinde yapılan kahvaltı, iftar ve sohbetlere katıldığı, maddi destek sağladığı, oğlunu Yamanlar Kolejine gönderdiği, her ne kadar 23.04.2014 tarihinde dernek üyeliğinden resmi kayıtlarda ayrılmış ise de bu tarihten sonra da fiilen dernek bünyesi içinde bulunarak bu derneğin bir kısım yönetim kurulu üyeleriyle yurtdışı gezilerine katıldığı, bu gezilerde örgüte ait okulları gezdiği, sanığın daha çok ticari menfaat gayesi ile cemaate yakınlaştığı ve bilahare eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayarak bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek şeklinde tezahür ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın eylemleri örgüte sempati duymak yada soyut olarak desteklemek derecesinde hafif değildir. Ve fakat yine sanığın eylemleri disiplinli ve sürekli destek şeklinde, örgüt üyeliği seviyesinde de değildir. Sanığın eylemlerinin salt yardım düzeyini aşmadığı ve örgüt hiyerarşisi içerisine dahil olduğuna dair yeterli delil olmadığı, sanığın tüm eylemlerinin bu bağlamda bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık her ne kadar savunmasında örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmediğini ve atılı suçu kabul etmediğini savunmuş ise de, sanığın eğitimi, ekonomik durumu, yaşadığı çevre, sosyal ve kültürel birikimi nazara alındığında yapının mutlak gizlilik içinde devam eden faaliyetlerinin legal bir amaç gütmediğini bilebilecek durumda olduğu ve MGK'nın kamuoyuna duyurulan kararlarına göre bildiği, buna göre sanık ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmamakla ve bu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği ve suçunun sübuta erdiği anlaşılmıştır.
Ayrıca tartışılması gereken diğer bir husus sanığın yardım amacıyla birden fazla eylemde bulunması halinde TCK'nın 43 üncü maddesinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediği hususudur. Sanığın bir süreç içerisinde ancak farklı tarihlerdeki yardım ve destek amaçlı eylemlerinin ayrı ayrı yardım suçunu oluşturmayacağı, bu kapsamda teselsül koşullarının da oluşmadığı bu eylemlerin bütün halinde ancak örgüte yardım suçuna vücut verdiği mahkememizce değerlendirildiğinden sanığın cezasından TCK'nın 43 üncü maddesi gereğince arttırım yapılmamıştır. İl Dernekler Müdürlüğünden gelen yazıya göre sanığın Kemalpaşa İş Adamları Derneği'ne son bağış tarihi olan 21.02.2016 suç tarihi olarak belirlenmiştir.
Suçun işleniş biçimi, yardımının ve eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden uygulama yapılarak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak temel cezası belirlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 220/7 inci md. sinin son cümlesi gereğince sanığın yardımının niteliği ve kapsamı dikkate alınarak cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın cezasının 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesi delaletiyle 5/1 maddesi gereğince yarı oranında arttırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları, sabıkasız oluşu ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası ıslah edici etkisi nazara alınarak sanık hakkında takdiri indirim sebebi uygulanmasına karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaate göre hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanıktan el konulan dijital materyallerin incelemesi tamamlanmadan hüküm kurulması eleştirisi dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım eden kişi olması nedeniyle cezası 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi gereğince yardımının niteliği ve kapsamı dikkate alınarak takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına hükmedilmesine rağmen, hükmün gerekçesinde, yardımının niteliği ve kapsamı dikkate alınarak cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapıldığı belirtilerek hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/2001 Esas, 2018/2527 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55