Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14343
2023/1613
28 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2544 E., 2019/149 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/130 Esas, 2018/304 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2019/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, hükmün birinci paragrafında yer alan "... 3713 sayılı TMK'nun 7/1 maddesi delaletiyle ..." kısmının hükümden çıkartılmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
-
7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, kararın yasaya ve usule aykırı olduğu, yerel mahkeme kararında mutlak bozma nedeni olan hususların dikkate alınmadığı, banka hesap hareketlerinin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olması nedeniyle kapatılan SASİAD isimli derneğe üye olduğu, örgüte ait mütevelli heyetinde yer aldığı, sohbetli kahvaltılara katıldığı, SASİAD'da düzenlenen toplantılarda yer aldığı, 15 Temmuz menfur darbe girişimine kadar Salihli İlçesinde mütevelli heyetinde örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, örgüt liderinin Bank Asyaya'nın TMSF’ye devrini engellemek için verdiği talimat doğrultusunda Bank ... hesabında hesap harekelerinin bulunduğu, sanığın örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemler gerçekleştirdiği, mütevelli sıfatıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/2731 Esas 2017/2906 sayılı Kararında belirttiği üzere "mütevelli toplantılarının örgüt jargonunda dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespit ederek örgüte kazandırmaya çalışan, örgüt içerisinde özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, bu amaç doğrultusunda kendilerine sorumluluklar yüklenmiş kişilerin oluşturduğu topluluğa dahil olan kimseler olduğu" hususu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleri dikkate alınarak suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezasında 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci bendi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına karar verilmiştir.
Sanığın hazırlık aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak maksadıyla ifadeler verdiği ancak 05.09.2017 tarihli celsede mahkememizce alınan savunmasından 17 25 Aralık'tan sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir irtibatının kalmadığını beyan ettiği, 24.10.2017 tarihli celsede ise örgüt ile olan temasını tam ve eksiksiz olarak anlatmak istediğini bazı şeyleri anlatmaya korkup çekindiği ancak bu celse itibariyle bütün bildiklerini anlatacağını beyan ettiği, 17 25 Aralık 2013 tarihinden sonraki sohbet toplantılarına katıldığını, evinde yapılan aramada ele geçirilen notun İlçe imamı M.A.B.'ın yardımcısı tarafından örgüte yaptığı yardım neticesinde verildiğini, Kenya ve Kırgızistan ülkesine SASİAD isimli derneğin organizasyonuyla geziye gittiğini beyan ettiği, gerçekleştirdikleri örgütsel faaliyetleri, örgütsel faaliyetleri düzenleyenleri ve katılımcıları samimi bir şekilde anlattığı dikkate alındığında sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu değerlendirilmiş, bu kapsamda sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin etkinliği, yeni bir bilgi olup olmaması, konumları ve sayı itibariyle değerlendirmesinde TCK'nın 221/4 son maddesi gereği alt sınırdan uzaklaşılarak indirim yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Sanığa verilecek cezanının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 nci madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve nev'i göz önüne alınarak sanık hakkında CMK'nın 231/5, TCK'nın 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığına, sanığın hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, düzeltme nedeni dışında, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, esnaf mütevelli imamının grubunda sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, örgüte müzahir derneğe üye olup derneğin organizasyonlarına ve yurt dışı gezilerine katıldığı, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte Bank Asyada hesap hareketleri bulunduğu belirlenen sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Kabulde yer aldığı şekliyle, sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin etkinliği, yeni bir bilgi olup olmaması, konumları ve sayı itibariyle bir değerlendirme yapılarak indirim oranı belirlenmeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle indirim yapılarak ceza tayini nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/2544 Esas, 2019/149 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55